CHP’nin yeni sözcüsü: Tepki var ama her geçen gün kırılıyor

CHP’nin yeni sözcüsü: Tepki var ama her geçen gün kırılıyor

CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının ardından sözcülük görevine getirilen Müslim Sarı, kurultayın mevcut koşullarda yapılamayacağını savunurken, Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik tepkiler için de, “Tepki var ama bu her geçen gün kırılıyor, kırılacak” dedi.

Müslim Sarı Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı.

Ben orada yüzde 50 artı 1 için ittifaklara gerek olduğunu söylemek istedim. O cümlede “AKP’yi, Cumhur İttifakı’nı yenmek, yüzde 50 artı 1’e ulaşmak için oylarımız yeterli değil, yalnızlaştık o nedenle ittifaklarımızı yeniden kurmalıyız” demek istedim.

•⁠  ⁠Son olarak Özgür Bey’in mitingine giden Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’a yönelik bir tekpi gördük. Kemal Bey ve yönetimine karşı yükselen toplumsal tepki nasıl aşılacak? 

Ben Kadim Bey ile konuştum o kadar abartılı bir tepki yok. Toplumsal linç yok. Tam tersi bir algı üretme söz konusu. Bir tepki var bunu görüyoruz, “yok” demek doğru olmaz. Türkiye’nin toplumsal refleksleri açısından baktığımızda güçlü bir tepki, zayıf değil neticede. Ama bir yandan da ‘Şöyle bir tepki var, böyle bir algı var’ diye de müthiş bir köpürtme var. 50’ye yakın il başkanı, 100’e yakın belediye başkanı “Yanınızdayız” diye bizi aradı. Ama yukarıdan gelen baskılara seslerini çıkartamıyorlar. Bizim kanallarımıza yansıdığı gibi bir tepki yok, bu her geçen gün kırılıyor, kırılacak. Neticede Biz “kurultay yapmayalım, bu işin üzerine oturduk” anlayışında değiliz.

•⁠  ⁠Zamanla toplumsal tepkinin dineceğini mi düşünüyorsunuz?

Öncelikle partinin kurullara işlemeye başlasın. Bunu mutabakatla, konuşarak yapmaya ihtiyacımız var. Disiplin süreçleriyle ilgili de rövanşist bir anlayışta değiliz, her zaman olduğu gibi parti içi itiraz kültürü var.  Ayrıştırma, tartışma, kavga, yok sayma kötü bir şey, partiye faydası yok. Toplumsal tepki biraz da bundan kaynaklanıyor. Sayın Kılıçdaroğlu da Sayın Özel de bizler de, hepimizin sorumluluk içinde hareket etmesi lazım.

•⁠  ⁠Siyasallaşan yargı kararı ile hareket edildiği eleştirilerine yanıtınız nedir?

İfadeler, HTS, kayıtları, para hareketleri olmamış mı diyelim. Mahkeme karar vermiş, “Tanımıyorum” deniyor. O zaman şu anda ne yapalım mesela? Biz “Gelin, oturalım konuşalım” diyoruz.

•⁠  ⁠Toplumsal tepkiyi dindirmek için kurultay yapılamaz mı, çok mu zor?

Kurultay yapamıyoruz, hukuken imkansız. Arkadaşlarımızın derdi kurultay değil, kurultay yapılamayacağını onlar da biliyor. Onların derdi partiyi ayrıştırmak, zorlamak ve parti kurmak. Şu anda Genel Başkan Kılıçdaroğlu “Haydi kurultaya gidiyoruz” dese kurultay yapamaz. Açık hukuki bir durum var. Biz aynı partinin insanlarıyız. Nasıl bir yol bulacağız, bu cendereden nasıl çıkacağız, gelin beraber yol haritasını konuşalım.

•⁠  ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’na “sarayla işbirliği yaptı” yönündeki tepkilerin önüne nasıl geçilecek?

Böyle bir yaklaşım olabilir mi, “hain Kılıçdaroğlu” denebilir mi… Arkadaşlarımız kendine çeki düzen vermeli. Biz bir müddet sonra disiplin sürecini başlatmak zorunda kalacağız.

•⁠  ⁠Kurultay yapılamıyorsa disiplin süreci nasıl işletilecek?

Kurultay ile disiplinin ne ilgisi var… CHP’nin genel başkanı tüm yetkileri kullanabiliyor.

•⁠  ⁠Kurultay yapmak hariç mi?

Evet çünkü tedbir var kurultayda. Kurultay yapamıyor çünkü tedbir ve temyiz başvurusu var, karar kesinleşmedi.

•⁠  ⁠Kemal Bey geldikten sonra azledilen avukatların tedbirin kaldırılması yönündeki başvurusu geri çekildi ama temyiz sürüyor. Temyiz de geri çekilirse kurultay olmaz mı?

O hukuki ayrıntıyı bilmiyorum. Sanıyorum 15 günlük süre var ama geçip geçmediğini bilmiyorum. Ben sadece politik olarak “Gelin arkadaşlar bir araya gelelim, bir masa kurup oturalım, bir yol bulalım” diyorum. Biz düşman değiliz, aynı partinin insanlarıyız. AKP’ye karşı yıllarca birlikte mücadele ettik. Oturup konuşamayacak mıyız?

•⁠  ⁠Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç iki tarafla da görüşüyor, sonuç alınır mı?

Arkadaşlarımız iyi niyetle çalışıyor ama resmi değiller, bizim görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız değiller. Biz “Resmi bir diyalog kuralım” dedik ama arkadaşlarımız uzattığımız ele yumruk sıkarak cevap veriyor.

•⁠  ⁠Resmi olarak avukatlar bir araya gelecek değil mi?

Hukuki konuları konuşacaklar. Bu şekilde inatlaşmak kör düğüm yapıyor. Bir araya gelmemiz, oturup konuşmamız lazım. Germeye, ayrıştırmaya gerek yok. Bu bir siyasi bir mücadele ise bugün biz yarın siz varsınız, kadrolar gelir gider ama taban ne olacak. Tabanı ayrıştırmak doğru değil.

•⁠  ⁠Sözcülük görevinizin yanında yerel yönetimlerden de sorumlusunuz, tutuklu yargılanan belediye başkanlarına destek verecek misiniz, yoksa aklanma olana kadar başka bir süreç mi yürütülecek?

Biz parti içinde kurullar oluşturacağız. Bir müddet sonra ceza süreci başlayacak. Biz tüm teknik, hukuki destekleri arkadaşlarımıza vermeye devam edeceğiz. Ama neticede biz de kendi içimizde bir değerlendirme yapacağız. Doğru bulmadığımız, suçsuz olduğuna inandığımız belediye başkanları var. Bunlarla ilgili kendi değerlendirmemizi yapacağız, her şeyi AKP yargısına bırakıyor değiliz.

•⁠  ⁠“Suçsuz olduğuna inandığımız” dediniz suçlu bulduğunuz var mı?

Öyle bir şey demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Şöyle demek istiyorum; bütüncül biçimde belediye başkanlarımızın hepsi suçsuzdur ya da hepsi suçludur demiyoruz. Kendi kurullarımızı oluşturacağız, onlar inceleyecek, iddianamelere bakacağız. Belediye Başkanlarımızı yalnız bırakacak değiliz. Biz belediye başkanlarımızın en baştan masum olduğunu kabul ediyoruz. Pozisyonumuz bu, ama aynı zamana süreçleri de inceleyeceğiz.

•⁠  ⁠Disiplin sürecinin kimlere yönelik işletileceğiyle ilgili basına yansıyan isimler doğru mu? 

Henüz isimlerle ilgili bir değerlendirme yok. O noktada değiliz. Biz şu an uzlaşı içinde partinin önüne bir yol haritası kurma noktasındayız. Ama partinin kırmızı çizgilerini aşan, kurumsal kimliğine zarar veren işlem ve uygulamaları da not ediyoruz.

•⁠  ⁠Kemal Bey salı günü grup toplantısı yapacak, Özgür Bey’in de Manisa programını iptal ettiği belirtiliyor, ne olacak salı günü? 

Kemal Bey gelecek ve grup toplantısı yapacak. Özgür Bey de gelsin yönetsin, arkasında dursun.

Muhtemelen iptal edilecek. Çünkü usulsüz bir seçim. Seçim şekil koşullarına uygun değil. Kaç gün önce, hangi gündemle duyurdun. Her şeyin bir usulü, şekli var. Ayrıca genel başkanın bilgisi dahilinde olmayan bir grup seçimi yapılabilir mi? Grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışılır. “Ben yaptım oldu” deyince olur mu…

•⁠  ⁠Anayasa değişikliği veya Erdoğan’ın adaylığının önün açılmasına destek verileceğinden söz ediliyor, ne dersiniz? 

Böyle bir şey yok, olabilir mi, bu ucuz propaganda. Kılıçdaroğlu yıllara AKP’ye karşı mücadele etmiş, suikastlere, saldırılara uğramış bir isim. AKP anayasasının bize dayattığı şeyleri kabul etmemiz söz konusu mu, biz Özgür Özel ve arkadaşlarından farklı bir çizgide değiliz. Bu CHP’nin politikası. Erdoğan’ı yeniden seçtirmeye dayalı bir siyaseti biz kabul edebilir miyiz, bunu kolaylaştırabilir miyiz, böyle bir şey mümkün mü. Geçiniz bunları, gerek yok bunlara.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *