Ermenistan’da seçimler öncesi siyasi durum

Ermenistan’da seçimler öncesi siyasi durum

Kurulduğu 1991 yılından bu yana Rusya ile yakın ilişkilerini sürdüren Ermenistan, 2020 yılında eksen kayması yaşamaya başlamış, ABD, AB ve Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye yönelmişti. 3 milyon nüfuslu Ermenistan’ın bu yönelimi Paşinyan’la birlikte ivme kazanmıştı.

Bağımsızlığını kazanmasının ardından dünyaya kapalı, komşularıyla sorunlu ve yozlaşmış yönetim sistemi sarmalına giren Ermenistan, Başbakan Nikol Paşinyan’ın, 2020’deki 2. Karabağ Savaşı yenilgisi sonrasında başlattığı açılım sürecinde kritik dönüşümden geçiyor.

Anadolu Ajansının (AA) Ermenistan’da 7 Haziran’da düzenlenecek parlamento seçimlerine yönelik hazırladığı “Ermenistan Tarihi Yol Ayrımında” başlıklı dosya haberin birincisinde, ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1991’de uygulamaya başladığı irredentist (sınırları dışındaki toprakları alma hedefi) politikalarla büyüyen istikrarsızlık sarmalının, 2. Karabağ Savaşı sonrasında bölgesel uyuma evrildiği süreç ele alındı.

Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip Ermenistan’da halkın yeni hükümeti ve siyasi dengeleri belirleyeceği parlamento seçimleri, bölge ülkeleri başta olmak üzere ABD, Rusya ve Avrupa Birliği (AB) gibi aktörlerin de yakın takibinde bulunuyor.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasının ardından Moskova’nın Güney Kafkasya’daki en yakın müttefiklerinden olan Erivan yönetimi, Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki ayrılıkçı güçleri destekleyip Azerbaycan topraklarının beşte birine yayılan işgal süreci başlattı.

Karabağ Klanı’ndan gelen iki lider Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan yönetimlerinde, Rusya ile yakın ilişkiler sürdürülürken özellikle Koçaryan döneminde otoriter ve merkeziyetçi politikalara ağırlık verildi.

İçerideki oligarşik ekonomik yapı ve tekelleşmeler, tüm kurumlarda yolsuzluğun kurumsallaşması, kronik yoksulluk ve işsizlik, siyasi “klan” egemenliği, seçim şaibeleri ve demokratik meşruiyet krizi, parlamento baskınlarına varan siyasi suikastlar ve ülkeden kitlesel göçler ülkenin ilk 30 yılına damga vurdu.

Paşinyan’ın iktidarı devralması

2018’de yüzde 70’lik oy oranıyla iktidara gelen Başbakan Nikol Paşinyan, 2. Karabağ Savaşı öncesi ve sonrası şeklinde ayrılan iki farklı döneme liderlik etti.

Paşinyan, ilk döneminde Ermeni halkına Batı ile yakınlaştırma ve dünyayla entegrasyon vadeden, buna karşın Azerbaycan topraklarındaki işgali göz ardı eden çizgi izledi.

Nikol Paşinyan, iktidarının ilk iki yılında büyük reformlar, yolsuzluklarla sert mücadele, Batı ile ilişkileri ivmelendirme gibi önceliklere sahip olsa da ilk yıllarında Karabağ konusunda diğer liderlerden farklı tutum benimsemeyerek popülist politikaları tercih etti.

2. Karabağ Savaşı, Paşinyan’ın liderliği için kırılma noktası oldu.

Ermeni ordusunun ve Karabağ’daki ayrılıkçı unsurların 2020 ve 2023’te Azerbaycan ordusu karşısında ağır yenilgi alması, Paşinyan’ı iç ve dış politikada radikal değişim sürecine soktu.

Azerbaycan’la hızlı uzlaşma ve barış arayışına yönelen Paşinyan, Ermeni halkına barışa olan ihtiyacı anlatmaya başladı.

Paşinyan, Ermenistan’ın Rusya tarafından yalnız bırakıldığını, Azerbaycan’la savaşarak bir kazanım elde etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

Gerçekçi politikalar izlemek zorunda olduklarını yineleyen Paşinyan, Ankara’nın yapıcı önerilerini de dikkate alarak Türkiye ile normalleşme sürecine girip bunu hızla tamamlamak gerektiğinin altını çizdi.

Paşinyan iktidarı, komşularla iyi ilişkiler, AB’ye daha güçlü şekilde yönelme, Rusya’ya ihtiyacı azaltacak şekilde Erivan-Moskova ilişkilerini yeniden tanımlama, bölgesel izolasyondan çıkıp ticaret yollarını açma ve bağlantısallığa ağırlık verme gibi hususlara güçlü vurgular yaptı.

Azerbaycan karşısındaki ağır mağlubiyetin de etkisiyle muhalefetten güçlü tepkiler alan Paşinyan, 2021 genel seçimlerinde yaklaşık yüzde 20’lik erimeye karşın sandığa gidenlerin oylarının yarısından fazlasını aldı.

Paşinyan, halkının yeni söylemlere desteğini korumayı başararak, iç siyasette muhalefet partileri ve Kilise ile sert mücadele sürecine girdi.

Ermenistan üzerindeki diaspora etkisini sınırlandırmaya çalışan Paşinyan, “Gerçek Ermenistan” mottosuyla uluslararası toplumun tanıdığı ulusal sınırlar içinde müreffeh bir ülke inşası söylemini güçlendirdi.

Ermenistan’da siyasi görünüm

Ermenistan parlamentosunda halihazırda Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi 69, Robert Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı 28, Artur Vanetsyan’ın Onurum Var İttifakı ise 6 sandalye ile temsil ediliyor.

7 Haziran’daki seçimlerde ise Paşinyan’ın karşısında iki rakip öne çıkıyor.

Rusya ve Ermenistan vatandaşlığına sahip iş insanı Samvel Karapetyan’ın Güçlü Ermenistan oluşumu muhalefette en popüler isim durumda.

Hükümeti devirme girişimi, kara para aklama, vergi kaçırma gibi iddialar kapsamında yargılanan Karapetyan, çifte vatandaşlığı nedeniyle anayasa gereği hükümette görev alamıyor.

Karapetyan cephesi, seçim sonrası anayasa değişikliği yaparak bu engeli aşacağını savunuyor.

Samvel Karapetyan kampanyasını, güvenlik ve güçlü devlet, Rusya ile ilişkilerde yeniden ivme kazanılması ve istihdam gibi başlıklarla yürütürken Azerbaycan vatandaşlarının Ermenistan’da gayrimenkul satın almasını yasaklama gibi projeleri de bulunuyor.

Öne çıkan diğer muhalefet oluşumu ise 1998-2008 döneminde cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan ve adı Karabağ Klanı ile özdeşleşen Robert Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı.

Koçaryan ekibi, ordunun yeniden yapılandırılması, Rusya ile daha iyi ilişkiler, ekonomik büyüme, ulusal onur ve “Azerbaycan’a tavizleri bırakma” gibi söylemlerle seçimlere hazırlanıyor.

Kilise-Paşinyan gerilimi

Ermenistan’da hükümet ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerilim de seçimlerden önce ülke siyasetinde önemli yer tutuyor. Paşinyan yönetimi, Kiliseyi “devlet işlerine karışmak” ve “iktidarı ele geçirmeye çalışmakla” itham ederken, Kilise hükümeti ulusal değerleri zayıflatmakla suçluyor.

Kilise ayrıca, Paşinyan’ı 2. Karabağ Savaşı sonrasında Azerbaycan’a taviz vermekle itham ediyor.

Bazı eyaletlerin başpiskoposlarının, hükümeti yasa dışı yollarla devirmeyi planlamakla suçlanarak tutuklanması, kiliseye yakın çevrelerce “baskı ve sindirme” olarak değerlendiriliyor.

Hükümet yetkilileri ise hukuki işlemlerde din adamlarının değil eylemlerin hedef alındığını belirtiyor.

Muhalefet seçime ittifak yapmadan gidiyor

Ermenistan Meclisi, nispi temsil sistemi ile belirleniyor. Seçime tek başına giren partiler için yüzde 4, seçime 2 veya 3 partiyle ittifak olarak katılanlar için yüzde 8, ittifakları 3’ten fazla partiyi kapsayanlar için de yüzde 10 seçim barajı uygulanıyor.

İttifaklar için seçim barajının yükselmesinin de etkisiyle muhalefetin büyük grupları seçime yalnız girmeyi tercih ediyor. Normal şartlarda, 101 sandalyeli mecliste hükümetin kurulması için en az 51 koltuk bulunması gerekiyor.

Paşinyan’ın ülkeyi olası anayasa değişikliği için referanduma götürmesi içinse mecliste en az üçte iki çoğunluğa ulaşması gerekecek. Öte yandan, seçimlerde hiçbir parti veya ittifak hükümet kuracak çoğunluğu sağlayamaz ve hükümet kurulamazsa, en çok oy alan iki siyasi oluşum arasında ikinci tur yapılabiliyor.

Parlamentoda etnik azınlıklar için ayrılmış az sayıda koltuk yer alıyor.

Sandıktan çıkan sonuçlar anayasa değişikliğine yetecek mi?

Paşinyan’ın, Azerbaycan’la barış anlaşması yapabilmesi de Ermenistan Anayasası’nın başlangıç kısmındaki bağımsızlık bildirgesine atıf yapan bazı hükümlerin değişmesine bağlı.

Bakü yönetimi, Ermeni Anayasası’ndaki birtakım hükümlerin, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini yineleyerek, barış anlaşmasının ancak anayasaya değişikliğiyle mümkün olabileceğini vurguluyor.

Paşinyan yönetimi ise anayasanın barışa engel olmadığını belirtmekle birlikte referandumla gerçekleşebilecek bu değişimi yapabilmek için hükümetinin seçimlerden büyük zaferle çıkabilmesi gerektiği mesajını veriyor.

Ermenistan’daki son anketlerde Paşinyan açık ara önde görünse de anayasa değişikliği için gereken çoğunluğu sağlayıp sağlamayacağı soru işareti.

ABD merkezli Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsünün (IRI) yaklaşık 1500 kişi ile mayıs ayında yaptığı ankette, halkın yaklaşık yüzde 80’inin 7 Haziran’da sandık başına gitmeyi düşündüğü, bunların yüzde 32’sinin Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisine oy vermeyi planladığı görülüyor.

Yüzde 23’lük kararsız kitlenin oylarının dağıtılmadığı bu anket senaryosunda, Karapetyan’ın Güçlü Ermenistan oluşumu yüzde 6 ile 2’nci sırada, Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı ise yüzde 3’le üçüncü sırada bulunuyor.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *