Trump’ı Pekin’de ağırlayan Çin Devlet Başkanı ve Komünist Parti lideri Şi Cinping arasındaki görüşme sonrası Çin Dışişleri Bakanlığı, stratejik istikrarı hedefleyen yapıcı ilişki vizyonu üzerinde ikilinin mutabakata vardıklarını bildirdi. Trump da, Çin’in kendilerinden 200 uçak satın almayı kabul ettiğini söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, liderlerin, ziyarette her iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren büyük sorunlarda görüş alışverişinde bulundukları ve bir dizi konuda ortak anlayışa vardıkları belirtildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İki devlet başkanı, ABD-Çin ilişkilerine gelecek 3 yılda ve ötesinde stratejik yön sağlayacak, ABD-Çin ilişkilerinin istikrarlı, sağlam ve sürdürülebilir gelişimini teşvik edecek, dünyaya daha fazla barış, refah ve ilerleme getirecek yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisi inşa etme vizyonu üzerinde anlaştı.”
Liderlerin, ülkelerin karşılıklı endişelerini uygun şekilde ele alması konusunda anlayış birliğine vardıkları, uluslararası ve bölgesel konularda iletişimin ve eş güdümün güçlendirilmesinde hemfikir oldukları kaydedildi.
Açıklamada, iki ülke liderinin temaslarının karşılıklı anlayışı güçlendirdiği, güveni derinleştirdiği, pratik işbirliğini ilerlettiği, iki ülke halklarının faydasını artırdığı ve dünyaya çok ihtiyaç duyduğu istikrar ve öngörülebilirliği sağladığı değerlendirmesi yapıldı.
ABD’den 200 uçak satılacak
Çin ziyaretini sürdüren Trump, Fox News kanalından Sean Hannity’ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şi ile birçok konuyu ele aldıklarını söyleyen Trump, görüşmenin çok iyi geçtiğini ifade etti.
Trump, Çin tarafından bazı taleplerde bulunduklarını dile getirerek, “Bugün kabul ettiği bir şey, 200 adet uçak siparişi verecek. Bu çok büyük bir şey, Boeing.” diye konuştu.
ABD Başkanı Trump, “Bu çok fazla istihdam demek, çok fazla. Boeing 150 istiyordu, 200 aldılar.” dedi.
Siyasi kurmaylarının yanı sıra Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle Çin’de temaslarda bulunan Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için bir araya gelmişti.
Boeing Üst Yöneticisi Kelly Ortberg’in de Trump’a Çin ziyaretinde eşlik eden heyette yer aldığı bildirilmişti.
Trump: İnanılmaz bir ziyaret oldu
ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyaretinin son gününde Devlet Başkanı Şi Cinping ile çay davetinde buluştu.
Xinhua’nın haberine göre liderler, Pekin’de parti ve devlet liderlerinin rezidansları ve çalışma ofislerinin bulunduğu, eski İmparatorluk Sarayı’nın yaz bahçesi Congnanhay’da bir araya geldi.
Beyaz Saray basın bilgi havuzundan edinilen bilgiye göre Şi, Trump’ı yerleşkenin kapısında karşıladıktan sonra iki lider, geleneksel Çin tarzı motiflerle süslü kemerlerin altından geçerek iç avludaki gül bahçesini dolaştı.
10 dakikalık yürüyüşün ardından kamelyada oturan iki lider, bakanların ve üst düzey yetkililerin de yer aldığı küçük grupla sohbet etti, burada liderlere çay ikramında bulunuldu.
Trump’a Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue eşlik ederken Şi’nin yanında Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Birinci Sekreteri Cay Çi, Dışişleri Bakanı Vang Yi, Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng ve Çin’in Washington Büyükelçisi Şie Fıng yer aldı.
Trump, sohbette, “Bu, inanılmaz bir ziyaret oldu. Çok iyi sonuçlar aldık. Harika ticaret anlaşmaları yaptık.” dedi.
Çin ile ABD ilişkilerini “çok güçlü” diye niteleyen Trump, Şi ile başkalarının çözemeyeceği çok sayıda sorunun üstesinden geldiklerini belirtti.
Trump, iki liderin “yapıcı stratejik ilişki” sürdürmek konusunda vardıkları mutabakata işaret ederek ziyaret için “tarihi” ve “dönüm noktası” ifadelerini kullandı.
İran konusunu da tartıştıklarını hatırlatan Trump, “Sanırım bu konuda benzer düşüncelerimiz var. Biz, savaşın bitmesini istiyoruz, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını istiyoruz. Şimdi kapatıyoruz, önce onlar kapattı, sonra biz kapattık ama açılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.
“Parti ve devlet liderlerinin yaşadığı ve çalıştığı yer”
Congnanhay’daki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Şi, “Parti ve merkezi hükümet liderlerinin, ben de dahil, yaşadığı ve çalıştığı yerdir.” dedi.
Şi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949’da kurulmasının ardından parti liderlerinin buraya taşındıklarını, Mao Zıdong, Cou Enlay, Dıng Şiaoping, Ciang Zımin ve Hu Cintao’nun burada yaşadıklarını belirtti.
Trump’ın ziyaretinin “dönüm noktası” olarak görülebileceği görüşüne katıldığını ifade eden Şi, çok sayıda işbirliği anlaşması yaptıklarını ve uluslararası meselelerde mutabakata vardıklarını dile getirdi.
Şi, buluşma için Congnanhay’ı seçmesinin sebebinin, Trump’ın 2017’de onu Florida’daki Mar-a-Lago’da ağırlamasına karşılık olduğunu söyledi.
Trump’ın burayı ziyaret eden başka dünya liderlerinin olup olmadığı sorusu üzerine Şi, “Çok nadir. Tarihsel olarak diplomatik faaliyetlerde kullanılmaz. Örneğin Putin geldi.” diye yanıt verdi.
Liderler, buluşmanın ardından heyetleriyle çalışma yemeğine geçti.
ABD Başkanı, yemeğin ardından ülkeden ayrıldı.
Beyaz Saray: Trump ve Şi, İran’ın asla nükleer silahı olmaması üzerinde anlaştı
Beyaz Saray’ın x hesabından, Trump’ın, Çin’in başkenti Pekin’de Şi ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamada bulunuldu.
Açıklamada, görüşmenin “iyi” geçtiği ve iki liderin, ABD ve Çin arasındaki ekonomik işbirliğini geliştirmenin yollarını ele aldığı belirtildi.
Görüşmenin bir bölümüne ABD merkezli büyük şirketlerden yöneticilerin katıldığı ifade edilen açıklamada, tarafların, ABD’li işletmelerin Çin pazarına erişimini genişletmeyi ve Çin’in Amerikan sanayisine yapacağı yatırımları artırmayı görüştüğü kaydedildi.
Açıklamada ayrıca iki liderin, fentanil üretiminde kullanılan maddelerin “ABD’ye girişini sonlandırma konusunda katedilen ilerlemeyi sürdürmeye” ve “Çin’in ABD’den tarım ürünü alımlarını artırmaya” ihtiyacı olduğunu vurguladığı aktarıldı.
Liderlerin, Hürmüz Boğazı’nın serbest enerji akışını desteklemek için açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtilen açıklamada, “Devlet Başkanı Şi, ayrıca Çin’in Boğaz’ın askerileşmesine ve kullanımı için ücret talep edilmesine karşı olduğunu açıkça belirtti ve Çin’in gelecekte Boğaz’a bağımlılığını azaltmak için daha fazla Amerikan petrolü satın alma konusuna ilgisini ifade etti.” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, “Her iki ülke de İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda anlaştı.” ifadesine de yer verildi.
Öte yandan, açıklamada, Şi’nin, Tayvan meselesinin uygun biçimde ele alınmaması halinde ABD ile Çin’in çatışabileceğine ilişkin sözlerine yönelik değerlendirmede bulunulmadı.
Trump: Umarım Çin’le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır
Pekin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eski ABD Başkanı Joe Biden’ı hedef aldı.
Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin “ABD’yi gerileyen bir ülke” olarak tanımlarken Joe Biden dönemine atıfta bulunduğunu iddia ederek, Çinli mevkidaşının kendisini “başarıları dolayısıyla” tebrik ettiğini belirtti.
Şi’nin Biden dönemi konusunda “haklı” olduğunu savunan Trump, bu dönemde Amerikan ekonomisinin, siyasetinin ve toplumsal yapısının zayıfladığını ileri sürerek, kendi başkanlığıyla birlikte tüm bu alanlarda “atılımlar yaptıklarını” kaydetti.
Kendi döneminde hem Venezuela’da hem de İran’da “askeri olarak zaferler kazandıklarını” iddia eden ABD Başkanı, İran’ı askeri açıdan “yok etmeye” devam edeceklerini belirtti.
Trump, “Artık ABD, dünyanın en gözde ülkesi ve umarım Çin’le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Trump, Şi’nin “İran’la anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılması” konusunda yardımcı olmak istediğini belirtti
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in İran’la anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi.
Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity’ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi.
Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin hem İran’la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı.
ABD Başkanı Trump, “Devlet Başkanı Şi, (İran’la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, ‘Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.’ dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti.” ifadelerini kullandı.
Çin’in İran’dan en fazla petrol ithal eden ülkelerden olduğunu söyleyen Trump, Pekin’in bunu sürdürmek istediğini ve Şi’nin bunu kendisine açıkça dile getirdiğini belirtti.
Öte yandan Trump, Çin Devlet Başkanı’nın kendisine, “İran’a askeri destek sağlamayacağı” konusunda güvence verdiğini ifade etti, “(İran’a) Askeri ekipman göndermeyeceğini söyledi. Bu, çok önemli bir açıklama. Bunu bugün söyledi. Bu, çok önemli bir açıklama.” değerlendirmesini yaptı. Trump, daha önceki açıklamalarında da Çin’in, kendilerine, “İran’a askeri destek vermeyeceği” konusunda güvence verdiğini kaydetmişti.
Trump, akşam yemeğinde konuştu
ABD Başkanı Trump, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen akşam yemeği etkinliğinde konuştu. Konuşmasına “çok güzel bir gün geçirdiğini” söyleyerek başlayan Trump, Çin delegasyonuyla “çok olumlu ve verimli” görüşmeler geçirdiklerini belirtti.
Ev sahipliği için Devlet Başkanı Şi’ye teşekkürlerini ileten Trump, ABD ile Çin ilişkilerinin uzun soluklu olduğunu vurguladı. Trump, iki ülke arasındaki ilk temasın ardından, bu ilişkinin dünya tarihinin en önemli ilişkilerinden biri haline geldiğini söyledi.
Trump, 250 yıllık bir geçmişe sahip olan ticari ve karşılıklı saygıya dayalı bağın, her iki ülkeye fayda sağlayacak bir geleceğin temelini oluşturduğunu belirterek, ABD ve Çin halklarının pek çok ortak noktaya sahip olduğunu vurguladı.
Şi ve eşini Beyaz Saray’a davet etti
Trump, Şi ile eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet etmekten onur duyduğunu ve bunu dört gözle beklediklerini söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin çok özel olduğunu dile getiren Trump, teşekkürlerini iletti.
“Tüm dünyanın refahını ileriye taşıyabiliriz”
Şi, Çin ve ABD halklarının “büyük halklar” olduğunu vurgulayarak, “Çin ulusunun büyük yeniden canlanmasının sağlanması ve ABD’yi yeniden büyük yapma hedefi el ele ilerleyebilir. Birbirimizin başarılı olmasına yardımcı olabilir ve tüm dünyanın refahını ileriye taşıyabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Çin-ABD ilişkileri ile uluslararası ve bölgesel gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını ve stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişkiler konusunda mutabık kaldıklarını kaydeden Şi, her iki tarafın da “Çin ile ABD arasındaki ilişkinin dünyadaki en önemli ikili ilişki olduğuna inandığını” söyledi.
Şi, “Hem Çin hem de ABD, işbirliğinden kazanç sağlar, çatışmadan ise zarar görür. İki ülke rakip değil, ortak olmalıdır.” diye konuştu.
Karşılıklı saygı ve barış içinde bir arada yaşama ortamı yaratılabileceğini belirten ve işbirliğinin, ilişkilerin istikrarlı şekilde ilerleyebilmesinin anahtarı olduğunu kaydeden Şi, “Her iki taraf da bu tarihi sorumluluğu üstlenmeli ve Çin-ABD ilişkileri adlı dev gemiyi doğru yönde ve istikrarlı biçimde ileriye taşımalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Trump, Çin uygarlığının sembolü Gök Tapınağı’nı ziyaret etti
Xinhua’nın haberine göre sabah saatlerinde ikili görüşme gerçekleştiren Trump ve Şi, görüşme sonrası Çin uygarlığının sembollerinden biri olan Gök Tapınağı’na hareket etti.
İki lider, tapınakta Çin imparatorlarının o yılının hasadının iyi geçmesi için dua ettiği “Bereketli Hasatlar İçin Dua Holü” olarak adlandırılan ana yapının önünde birlikte fotoğraf çektirdi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *