Niçin “Türkiye-İsrail savaşı”nı değil de “Türkiye-Suriye savaşı”nı konuşuyoruz?

Niçin “Türkiye-İsrail savaşı”nı değil de “Türkiye-Suriye savaşı”nı konuşuyoruz?

Şükrü Hüseyinoğlu: “Suriye meselesi bir taraftan bedenlerimizin, diğer taraftan akidelerimizin ve hedeflerimizin parçalanmasından başka bir netice doğurmadı.”

Müslümanlar olarak 2011’den beri ciddi şekilde trolleniyoruz.

Suriye meselesi bir taraftan bedenlerimizin, diğer taraftan akidelerimizin ve hedeflerimizin parçalanmasından başka bir netice doğurmadı.

Neticede şu anda fotoğrafın son kareleri üzerinden değerlendirmeler yapıp taraf oluyoruz. İdlib’de başlatılan “Bahar Kalkanı” harekatı, fotoğrafın son kareleri dikkate alındığında gerekli bir adım, hem Türkiye’nin kendi güvenliği hem de Suriyeli mazlumlar açısından. Fakaat…

İşte bu fakatı düşünecek, soracak ufuk maalesef yaygın “İslami kesimler”de kalmadı.

İşin başına döndüğümüzde eminim ki bugün Türkiye yöneticileri de, İran yöneticileri de Suriye sürecinin başında aldıkları kararlardan çok büyük pişmanlık duyuyorlardır.

Biri Suriye halkının haklı isyanını, büyük şeytan Amerika’nın gazlaması ile silahlı mücadeleye teşvik etmekle, diğeri ise Esed diktası gibi alçak katil bir rejime arka çıkmakla yaptıkları yanlışın bedelini hem kendileri ödüyor, hem de bölge halklarına ödetiyorlar maalesef bugün.

Bakın bugün biz Türkiye-Suriye savaşını değil, Türkiye-İsrail savaşını konuşuyor olmalıydık. Değil mi ki Kudüs tamamen elden gitmiş, doğusu-batısı da demeden siyonist rejimin başkenti ilan edilmiş. “Kudüs’ün hâmileri” olma iddiasındaki ne Türkiye ne İran bu durumda kimseye savaş filan ilan etmemiş.

Tabii dile getirdiğimiz bakış açısının, ne zalim Esed diktasına “direniş cephesi” gibi insafsız ve vicdansız argümanlarla arka çıkan İran muhibbi çevreler ve ne de 2012 yılında İstanbul Harbiye’de toplanan NATO şeflerinden Suriyeli muhalifler için silah dilenme zilletine düşen Özgür-Der gibi çevreler tarafından anlaşılmasını bekliyorum.

Bu perspektifi, bu duruşu anlamak için özgün İslami konumda sebatkâr olmak, izzeti ABD-NATO’nun veya Rusya’nın vs yanında değil her halükârda yalnızca Allah’ın yanında arayan bir tevhidi anlayışa sahip olmak gerekiyor.

(İslam ve Hayat)

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal