ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan’ın Amerika öncülüğündeki müzakereler sonucunda, bir ateşkesin uygulanması konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. ABD’nin açıklamasında ağırlık Hizbullah konusuna verilirken, Hizbullah’ın ABD ve İsrail’in düşmanı olduğu kaydedildi. Kasım 2024’te de yine iki taraf arasında bir ateşkes imzalanmıştı.
17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen saldırılarını sürdüren ve işgali genişletmeye devam eden İsrail ile Lübnan arasında yeni bir ateşkes konusunda anlaşmaya varıldı.
NTV’nin aktardığına göre, açıklama, iki ülkenin Washington’da yaptığı 4’üncü tur doğrudan temaslar sonrası geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan duyuruda “İsrail ve Lübnan, ABD öncülüğündeki müzakereler sonucunda, bir ateşkesin uygulanması konusunda anlaşmaya vardı” denildi.
Ateşkesin Hizbullah saldırıları tamamen kesmesine ve tüm unsurlarının Litani Nehri’nin güneyinden tahliyesine bağlı olduğu belirtildi. Tarafların tamamen Lübnan ordusu kontrolünde olacak pilot bölgeler oluşturulmasında anlaştığı da aktarıldı.
İsrail ile Lübnan’ın birbirlerine karşı hiçbir düşmanca niyetleri olmadığını teyit ettiği ve doğrudan müzakereleri sürdürme taahhüdünde bulunduğu vurgulanan açıklamaya göre iki ülke temsilcileri daha kapsamlı bir anlaşma için 22 haziranda yeniden görüşecek.
Rubio: İsrail sınırlarının genişlemesi ABD politikası değil
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrailli yetkililerin dillendirdiği üzere ülke sınırlarının Lübnan, Suriye ve Gazze’ye doğru genişlemesinin “ABD’nin politikası olmadığını” savundu.
Rubio, ABD Senatosu Bütçe Alt Komitesinin, Başkan Donald Trump’ın Dışişleri Bakanlığı için 2027 mali yılı bütçe talebi ve Orta Doğu’da devam eden çatışma hakkındaki sorularını yanıtladı. Senatör Jeff Merkley’in İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Lübnan, Suriye ve Gazze’ye doğru genişleme isteğini gündeme getirmesi üzerine, Rubio böyle bir şeyi hedeflemediklerini açıkça dile getirdiklerini söyledi. Rubio, “Az önce tarif ettiğiniz şeyin, sizin sözlerinize dayanarak söylüyorum, ABD politikası olmadığını, statükoyu istediğimizi, yani Batı Şeria’da daha geniş bir durumu istikrarsızlaştırabilecek ek eylemlerin yapılmayacağını defalarca savunduk.” dedi.
İsrail’in Lübnan’da toprak iddiasını dillendirdiğini hatırlatan Rubio, “Ancak Suriye’de ve özellikle Suriye’nin güneyinde onlarla çok yakından ilgilendiğimizi de ifade ettim. Orada, İran unsurlarının kendilerini hedef almak için kullanacağından korktukları için bir güvenlik koridoru oluşturmaları gerektiğini savunuyorlar.” ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri (state) Bakanlığı’nın yayınladığı açıklama tam metni şöyle:
Aşağıdaki bildiri metni Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, Lübnan Cumhuriyeti ve İsrail Devleti tarafından yayınlanmıştır.
Metnin Başlangıcı:
Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Lübnan temsilcileri arasında dördüncü yüksek düzeyli üçlü toplantıyı 2 ve 3 Haziran 2026 tarihlerinde düzenledi.
ABD öncülüğündeki müzakereler sonucunda İsrail ve Lübnan ateşkesin uygulanması konusunda anlaştı. Ateşkes, Hizbullah’ın ateşkes ilan etmesine ve Güney Litani Bölgesi’ndeki tüm Hizbullah militanlarının tahliyesine bağlıdır.
İki taraf, Amerika Birleşik Devletleri’nin yönlendirmesiyle, Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin tüm devlet dışı aktörleri dışlayarak bölgenin münhasır kontrolünü ele geçireceği pilot bölgelerin oluşturulmasını hızla ilerletme konusunda anlaştı.
Bu adımlar, kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerlemeyi sağlayacaktır.
Tüm ülkeler, İsrail ve Lübnan arasındaki ilişkinin geleceğinin iki egemen hükümet tarafından kararlaştırılması gerektiğini yeniden teyit etti. Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün Lübnan’ın geleceğini rehin alma girişimini reddettiler.
İsrail ve Lübnan, birbirlerine karşı düşmanca niyetlerinin olmadığını yeniden teyit ederek, güven inşa etmek, tüm çözülmemiş sorunları gidermek ve iki ülke arasında kapsamlı bir anlaşmaya varmak için doğrudan müzakerelere devam etme taahhüdünde bulundular.
Heyetler, 29 Mayıs’ta Pentagon’da yapılan görüşmelere dayanarak, Lübnan ve İsrail’in egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sürdürülebilir bir şekilde sağlamayı amaçlayan bir güvenlik çerçevesini ele aldılar. Bu çerçeve, devlet dışı silahlı grupların dağıtılmasını ve yeniden ortaya çıkmalarının önlenmesini de içeriyor.
Tüm taraflar, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını ve vekalet güçlerine verdiği destek ve diğer tüm saldırganlık eylemleri yoluyla Ortadoğu’da istikrarı baltalayan devam eden faaliyetlerini kınadı.
Amerika Birleşik Devletleri, her iki hükümetin de egemenliklerini kullanmalarına yönelik devam eden desteğini yineledi. Düşmanlıkların sona erdirilmesine ilişkin herhangi bir anlaşmanın, Amerika Birleşik Devletleri’nin arabuluculuğuyla, iki hükümet arasında doğrudan ve ayrı bir yol üzerinden değil, sağlanması gerektiğini yeniden teyit etti. Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan Silahlı Kuvvetlerini destekleme niyetinin altını çizdi; bu desteğin amacı, kuvvetlerinin kapasitesini artırmak ve Lübnan topraklarının tamamında egemenliğin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. ABD, Dışişleri Bakanı Rubio’nun 2 Haziran’da yaptığı, Hizbullah’ın sadece İsrail’in ve Amerika’nın düşmanı değil, aynı zamanda Lübnan’ın da düşmanı olduğu yönündeki açıklamasının altını çizdi.
İsrail, güvenliğinin ve toprak bütünlüğüne saygının ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve Lübnan genelindeki altyapısının ortadan kaldırılmasıyla sağlanabileceğini yineledi. Tüm çözülmemiş sorunların giderilmesi ve kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için Amerika Birleşik Devletleri liderliğinde doğrudan müzakerelerin önemini vurguladı.
Lübnan, uluslararası alanda tanınmış sınırlara karşılıklı saygının gerekliliğini, düşmanlıkların sona erdirilmesinin acil ihtiyacını yeniden teyit ederek, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin altını çizdi. Lübnan, ABD’nin desteğiyle Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin ülke genelinde etkin kontrol sağlama kapasitesini artırmaya kararlılık gösterdi.
İki taraf, kapsamlı bir anlaşmaya varmak amacıyla 22 Haziran haftasında siyasi ve güvenlik konularında görüşmelere yeniden başlama konusunda anlaştı. Amerika Birleşik Devletleri, bu süreçte taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaya devam etmeyi kabul etti.
Metnin sonu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *