Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin, Batı Şeria’da Filistinli Müslümanlara yönelik barbar saldırılarına işaret eden yahudi gazeteci-yazar Gideon Levy, bu saldırıların siyonist yetkililerce desteklendiğini, İsrail ordusunun “toplu linç” eylemlerine bizzat katıldığını, hükümet değişse bile işgalcinin Filistin politikalarının değişmeyeceğini anlattı.
Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin, siyonist işgali altındaki Batı Şeria’da 2023 yılında 1291 saldırısı kaydedilirken, bu sayı 2024’te 1449’a, 2025’te 1835’e ve 2026’nın yalnızca ilk dört ayında 761’e yükseldi.
Gideon Levy, AA muhabirine, Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin Batı Şeria’da artan saldırılarını değerlendirdi.
Çobanlara ve köylülere saldırıyorlar
Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik saldırıların sistematik bir şekilde yürütüldüğüne dikkati çeken Levy, İsraillilerin 3 milyon insanı bir anda topraklarından uzaklaştıramayacakları için önce toplumun daha zayıf halkaları olan çoban ve köylülerin hedef alındığını belirtti.
Levy, Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin Batı Şeria’da köyleri ve binaların giriş katlarını hedef aldığını bildirerek, “Filistin halkına yönelik şiddetin İsrail’in gasp ettiği topraklarda kurduğu yerleşimleri genişletmeyi ve daha fazla Filistin toprağının kontrolünü ele geçirmeyi amaçlayan daha geniş kapsamlı bir politikasının parçası olduğunda şüphe yok.” diye konuştu.
Saldırılar sistematik ve İsrail tarafından destekleniyor
Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin, siyonist işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik artan saldırılarına işaret eden Levy, “Bunun arkasında bütünlüklü bir düşünce olduğunu görüyorsunuz. Bu, Batı Şeria’da etnik temizlik girişimidir. Sistematik bir şekilde yürütülüyor ve İsrailli yetkililer tarafından destekleniyor.” dedi.
Levy, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’da gerçekleştirdiği saldırıların İsrail ordusu ve hükümeti tarafından desteklendiğini ve bu saldırıların Filistinlileri Batı Şeria’dan uzaklaştırmak için yapıldığını söyledi.
“İsrai ordusu, toplu linç eylemlerine bizzat katılıyor”
İşgalci İsrail hükümetinin, Filistin topraklarını gasbeden yahudileri çok büyük bütçelerle desteklediğini ve hükümet desteği sayesinde onları durduracak kimsenin olmadığını kaydeden Levy, tüm bunların önünü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun açtığını ve bu nedenle onun da sorumlu olduğunun altını çizdi.
Levy, Filistinlilere karşı yapılan saldırıların karşılıksız kaldığını ve bunun arkasındaki sebebin İsrail’deki hukuk sistemi olduğunu bildirerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu (İsrail’deki hukuk sistemi) bir apartheid sistemidir. Bu kadar basit. Batı Şeria’da Yahudiler ve Filistinliler eşit değil. Bir ülkede değiliz, ancak durum son derece açık. Hukuk sistemi de tamamen felç olmuş durumda. Polis soruşturma yürütmüyor. Yürüttüğü durumlarda da birilerinin adalet önüne çıkarılması son derece nadir.”
Smotrich ve Ben Gvir büyük destekçileri
Siyonist aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin saldırılarını artırmadaki rolünün çok büyük olduğunu kaydeden Levy, özellikle Maliye Bakanı Smotrich’in toprak gasbı hareketine finans sağladığını söyledi.
Levy, İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik saldırılarda saldırgan yahudilerle işbirliği yaptığına dikkati çekerek şunları dile getirdi:
“İsrail ordusu, toplu linç eylemlerinin bir bölümüne bizzat katılıyor. Yani saldırıları önlemeye çalışıp da başarısız olmaları söz konusu değil. Bunu önlemeye yönelik hiçbir niyetleri yok. Bu, İsrail ordusunun Batı Şeria’ya bakışının çok ötesinde bir durum. Onlara göre Batı Şeria’daki tek görevleri, yerleşimcileri korumak. Yerleşimciler ne yaparsa yapsın. Filistinliler ise tamamen çaresiz bırakılmış durumda. Filistinlileri koruyacak hiç kimse yok. Filistin Yönetimi’nin müdahale etmesine izin verilmiyor. Bölge sakinleri kendi başlarına kendilerini korumaya çalışırlarsa da hemen vuruluyor veya tutuklanıyorlar.”
Avrupa Birliği ve ABD, İsrail’e karşı hiçbir şey yapmadı
Levy, Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin artan saldırılara rağmen dünyadan gelen tepkileri umursamadığını ve hatta bu tepkilerin “antisemitik” olduğuna inandıklarını kaydederek şu şekilde konuştu:
“İsrail’in işlediği suçlarla dünyanın tepkisi arasında herhangi bir bağlantı görmüyorlar. Dünyayı suçluyor, dünyayı antisemitizmle itham ediyorlar. Şu ana kadar İsrail’e yönelik gerçekten etkili yaptırımlar uygulanmadığını da unutmayın. Hep kınamalar ve açıklamalar var. Dünya İsrail’e karşı gerçekten ciddi ve somut önlemler almadı. Sizin ülkeniz Türkiye, açıkça aldı. Ancak Batı, yani Avrupa Birliği ve ABD, İsrail’e karşı herhangi bir önlem almadı. Dolayısıyla İsrailliler bundan (dünyanın tepkisi) hiç korkmuyor.”
İsrail gerilimi yeniden tırmandırmaya çalışıyor
İsrail’in yaklaşan seçimler öncesi sadece Batı Şeria’da değil ayrıca Gazze, Lübnan ve İran’da da gerilimi tırmandırmaya çalıştığını anlatan Levy, Netanyahu’nun 27 Ekim’de yapılması planlanan genel seçimlere ilişkin kamuoyu yoklamalarında çok kötü durumda olduğunu ve kendisini seçim sonucundan ancak bir savaşın kurtarabileceğine inandığını belirtti.
Levy, mevcut İsrail hükümetinin genel seçimleri kaybedeceğini düşündüğü için Batı Şeria’da seçimlere kadar mümkün olduğunca fazla şey elde etmeye çalıştığı ve bu süreçte gasbettikleri toprakların hiçbirisinin Filistinlilere geri verilmeyeceği görüşünü paylaştı.
Netanyahu’nun seçimi kaybetmesi halinde onu destekleyen bütün sağcı partilerin de muhalefette kalacağını kaydeden Levy, aşırı sağcı partilerin hükümette yer bulamasa da Meclis’te yer almaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.
“Hükümet değişse de Filistinlilere yönelik politikalarda ciddi bir değişim olmayacak”
Levy, hükümet değişse bile İsrail politikalarında büyük bir değişiklik beklemediğini kaydederek, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Ne Filistinlilere yönelik politikada ne Gazze konusunda ne de Lübnan’ın güneyi konusunda büyük bir değişim olmayacak. Bu konularda Netanyahu ile rakibi Gadi Eisenkot ya da onun yerine kim geçerse geçsin, aralarında çok büyük bir fark yok. Hiçbiri Gazze’deki soykırımı eleştirmedi. Hiçbiri Batı Şeria’da yaşananlardan ciddi anlamda rahatsız görünmüyor. Belki Batı Şeria’da yerleşimcileri biraz durduracaklar. Ama stratejik açıdan bakıldığında, Filistin devleti, işgalin sona erdirilmesi, apartheid sisteminin sona erdirilmesi gibi konuların hiçbiri onları ilgilendirmiyor. Bu İsrail’in politikası. Bir hükümetin ya da başka bir hükümetin politikası değil.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *