Bazı aylar vardır… Takvimden değil, kalpten geçer. Bir Ramazan daha ömrümüzden geçti. Belki sondu, belki de yeniden kavuşacağımız bir başlangıç… Dualarımız aynı gökyüzünde birleşiyor: Allah tutulan oruçları kabul etsin… Bizleri daha nice Ramazanlara ulaştırsın… Ve her vedayı, bir bayram sevinciyle taçlandırsın…
Zafer Çam
“Son sahur…
Son oruç…
Son iftar…”
Bu kelimeleri söylerken bile duraksıyor insan.
Sanki biraz daha uzasın istiyor zaman.
Bir sahur daha olsun, bir iftar daha…
Biraz daha kalsın içimizdeki o huzur, o dinginlik.
Ama zaman, kimse için yavaşlamıyor.
Bir Ramazan daha geçti ömrümüzden.
Belki fark etmeden, belki de her gününü sayarak…
Ama geçti.
Ve geride sadece açlık ya da susuzluk değil, kalbimize dokunan nice anı bıraktı.
Bir sahur vakti uykuyla uyanıklık arasında edilen dualar…
Bir iftar anında edilen o ilk şükür…
Bir lokmanın kıymetini yeniden anlamak…
Bir damla suyun aslında ne büyük nimet olduğunu fark etmek…
Bizde Sofra beklenirken Gazze’de, Filistin’de, Kudüs’de, İran’da bombalar patlıyor.
Ramazan, bize hayatın aslında ne kadar sade ve ne kadar anlamlı olabileceğini fısıldadı.
Kalabalıklar içinde yalnızlaştığımız bu dünyada, içimize dönmeyi öğretti.
Kendimizle yüzleşmeyi… Kırdıklarımızı hatırlamayı… Affetmenin ne kadar hafifletici olduğunu yeniden keşfetmeyi…
Ve şimdi…
O mübarek ay, usulca çekiliyor hayatımızdan.
İçimizde bir eksiklik…
Bir boşluk…
Sanki evimizden çok sevdiğimiz bir misafir uğurlanmış gibi.
Ama bu vedanın içinde saklı bir müjde var: Bayram.
Bayram…
Çocukluğumuzun en saf sevinci…
Sabahın erken saatlerinde giyilen temiz kıyafetler…
Kapı kapı dolaşılan evler, alınan dualar…
Şeker tadında tebessümler…
Ama büyüdükçe anlıyoruz ki bayram sadece bir sevinç değil; bir hatırlayış.
Kimlerin artık o sofrada olmadığını…
Hangi sandalyelerin boş kaldığını…
Hangi sesleri özlediğimizi…
İşte tam da bu yüzden bayram biraz sevinç, biraz hüzündür.
Bir yanımızla kavuşuruz, bir yanımızla eksiliriz.
Ama yine de sarılırız sevdiklerimize. Çünkü biliriz ki zaman, en çok da sevdiklerimizi bizden alarak öğretir kıymeti.
Ramazan bize sabrı öğretti…
Bayram ise paylaşmayı ve kıymet bilmeyi hatırlatıyor.
Şimdi en büyük soru şu:
Ramazan bitti mi gerçekten?
Eğer kalbimiz biraz daha yumuşadıysa, Eğer birine daha içten sarılabiliyorsak, Eğer affetmek artık daha kolay geliyorsa…
Belki de Ramazan gitmedi, sadece şekil değiştirdi.
Bir Ramazan daha ömrümüzden geçti.
Belki sondu, belki de yeniden kavuşacağımız bir başlangıç…
Dualarımız aynı gökyüzünde birleşiyor: Allah tutulan oruçları kabul etsin…
Bizleri daha nice Ramazanlara ulaştırsın…
Ve her vedayı, bir bayram sevinciyle taçlandırsın…
Dileğimiz odur ki; Ömrümüz ramazan, ahiretimiz bayram olsun
Ömrümüz Ramazan gibi anlamlı,
Bayramlarımız sevdiklerimizle dolu,
Ahiretimiz ise hiç bitmeyen bir bayram olsun.
Çünkü bazı aylar vardır…
Takvimden değil, kalpten geçer.
Ve Ramazan, her gidişinde içimizde biraz daha iz bırakır.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *