İran’la müzakere sürecini yürütmeye çalışan Trump, “Şu anda içinde bulunduğumuz durumu mini savaş olarak adlandırıyorum” dedi, bu savaşın uzun sürmeyeceğini öne sürdü. Öte yandan, Trump karşıtı medya kuruluşu CNN bir anket yayınladı, halk desteğinin yüzde 35’e gerilediği iddia edildi.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen ve küçük işletmelerin kalkındırılmasına yönelik etkinlikte yaptığı konuşmada İran gündemini değerlendirdi.
Trump, İran’a yönelik saldırıları konusunda “doğru bir iş yaptıklarını” savunarak, bu adımı daha önceki başkanların atmaları gerektiğini, ancak bugün kendisinin bu görevi üstlendiğini ifade etti.
İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyeceklerini vurgulayan Trump, “Şu an işler çok iyi gidiyor. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, uçaksavar silahları yok, radarları ve liderleri yok, hiçbir şeyleri yok.” diye konuştu.
“Şu anda içinde bulunduğumuz durumu mini savaş olarak adlandırıyorum.” diye konuşan Trump, bu savaşın uzun sürmeyeceği mesajını verdi.
İran ile “yaklaşık 6 haftadır savaş halinde olduklarını” dile getiren ABD Başkanı, ABD’nin Vietnam, Irak, Afganistan ve diğer bazı ülkelerde çok uzun yıllar savaştığını ve onlara kıyasla İran’da çok hızlı hareket ettiklerini savundu.
ABD’de enerji fiyatlarının “savaş biter bitmez” hızla düşeceğini ifade eden Trump, “Tek bir düğmeye basarak ülkeleri yok edebilecek nükleer silahlara sahip delilerden kurtulmak için buna (borsanın etkilenmesi) değerdi. Bu yüzden bunu yapmak zorundaydım, çünkü 47 yıldır yapılmamıştı. Başka seçeneğimiz yok ve bunu yapmaktan çok gurur duyuyorum.” şeklinde konuştu.
Trump’ın “8-9 yıl sonra görevden ayrılma” yorumu
Trump, ticari işletmelere sağlanan vergi avantajlarının nasıl kullanılabileceği ile ilgili bir yorum yaparken, “Böylece, diyelim ki sekiz ya da dokuz yıl sonra görevimden ayrıldığımda, ben de bunları kullanabileceğim.” şeklindeki esprisi salondakileri güldürdü.
CNN’in Trump çöküyor anketi
Trump ile çekişmesi devam eden CNN’in anket ortalamalarına göre Trump’ın halk desteği yüzde 35’e gerilerken, bu durum 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde büyük bir endişeye yol açtığı iddia edildi.
Analistler, Trump’ın görevdeki ikinci döneminin ilk 15 ayında yaşanan bu sert düşüşün ardında “tek taraflı yönetim anlayışı” ve “beklentilerin çok ötesine geçen sert politikaların” yattığını belirtiyor.
Trump’ın popülaritesindeki düşüşün, tek bir olaydan ziyade bir dizi kritik kararın ardından hızlandığı öne sürüldü:
Pardon Kararları ve DOGE Kesintileri: Göreve geldikten kısa süre sonra 6 Ocak sanıkları için çıkardığı geniş kapsamlı af ve Elon Musk liderliğindeki Hükümet Verimliliği Departmanı’nın (DOGE) kamu hizmetlerindeki sert kesintileri, başlangıçtaki “balayı” dönemini kısa sürede sonlandırdı.
Tarife Savaşları:2 Nisan’da ilan edilen “Kurtuluş Günü” (Liberation Day) kararlarıyla başlatılan küresel ticaret savaşı, başlangıçta destek görse de hayat pahalılığını artırmasıyla birlikte halkın tepkisini çekti. Trump’ın onay oranı bu süreçte yüzde 45’ten yüzde 41’e geriledi.
Minneapolis Olayları: Ocak ayında göçmenlik operasyonları sırasında ABD vatandaşları Renee Good ve Alex Pretti’nin federal ajanlarca öldürülmesi, yönetimin sert taktiklerine yönelik toplumsal öfkeyi tetikledi.
İran Savaşı: 28 Şubat’ta başlayan ve yüzde 61’lik bir kesim tarafından “hata” olarak nitelendirilen İran savaşı, Trump’ın desteğini yüzde 35 bandına kadar çekti.
Habere göre, halkın Trump’a yönelik en büyük eleştirisi, enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısındaki tutumu oldu.
CNN anketine katılanların yüzde 70’inden fazlası Trump’ın hayat pahalılığını düşürmeye odaklanmadığını düşünüyor. Benzin fiyatlarının 4 doların üzerine çıkmasıyla Trump’ın ekonomi yönetimine olan güven yüzde 31 ile tüm zamanların en düşük seviyesine indi.
2026 ara seçimleri için tehlike çanları
Tarihsel veriler, onay oranı yüzde 50’nin altında olan başkanların ara seçimlerde ağır koltuk kayıpları yaşadığını gösteriyor. Trump’ın George W. Bush dönemindeki yüzde 30’lu seviyelere yaklaşması, Cumhuriyetçilerin Kasım ayındaki seçimlerde ağır bir yenilgi alma riskini artırdı.
Anketler ayrıca Trump’ın dış politika kararlarına ve yürütme gücünü kullanma biçimine olan güvenin sarsıldığını, seçmenlerin yüzde 60’ından fazlasının yönetimin “istikrarsızlaştığı” görüşünde birleştiğini ortaya koyuyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *