Densize Bakar mısınız?

Densize Bakar mısınız?

Büyük şeytanın dediklerine bakar mısınız? İran’ı şimdi de ekonomik boykot silahıyla vuracakmış! Silahına mermi yerine açlık, parasızlık, İran iktisadına uygulanacak almama-satmama gibi engellemeler sürecek ve İran halkı açlıktan/yokluktan kırılacak. Sonra da halk Rejime “yeter artık!” diyeceği için, İslam Devrimi yıkılacakmış! Densizlerin canı böyle istemiş.

Mehmed Durmuş

Bu, ABD haydudunun İran’a yönelik son hamlesi olarak görünmektedir. İran’ın değil ama ABD’nin yıkılışını inşaallah bütün dünyanın ibretle izleyeceği günler ufukta belirmiş gibidir.

Donald Trump gibi bir adamın ABD’ne Başkan olması, onun cahil ve sapık olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Hakikate dair, içinde-dışında en küçük bir iz bile taşımayan bu adamın ve şürekasının keşfettiği(!) silahlarla İran’ın hizaya getirilmesi girişimleri 1979’dan beri hiç eksik olmadı. Trump denilen bu sefihin İran’a diz çöktürmesi imkân ve ihtimal dahilinde değildir. Cehalet tam olarak böyle bir şeydir işte. İran’ın Müslüman halkı, İslam Devriminden bugüne suikastlar, bombalı saldırılar, tehditler yanında ekonomik ambargonun her türlüsüyle tanıştı. Bu yolda pişti, kavruldu. Eğer feleğin bir çemberi varsa, İran o çemberden çok geçti. ABD şeytanı İran’ın güzelim şehirlerinden hangi bölgeyi bombalayacaksa, halkın oraya akın etmesi öyle sanıyorum ki Trump’ı iyice divane yaptı, mecnuna çevirdi.

Yüce değerler uğrunda yekvücut olan, ABD-İsrail’in saldırıları karşısında daha da bileylenen Müslüman İran halkını ABD ekonomi silahıyla vuracakmış… İçeride gittikçe daha da saflarını sıklaştıran, ölümden korkmayan, bilakis İsrail adındaki yılan-çıyan merkezini haritadan silmeye ahdetmiş bir toplumu, İslam düşmanı bir gücün yenmesini hiç akıl almakta mıdır?

Ekonomik boykotun ne olduğunu dünyanın bütün Müslümanları bilirler. Çünkü Müslümanların son Elçileri (sav), 13 yıllık Mekke tebliğinin 3 yıllık süresini, tıpkı Trump gibi cahil olan Mekke başkanlarının boykot kararına maruz kalarak geçirmişlerdi. Mekke’de boykot hiçbir işe yaramadı. Bilakis boykot, onu uygulayan müşriklerin vicdanını kanattı ve bitirilmesine onlar önayak oldular. Kendi boykotları kendilerini yendi.

Rızık Allah’tandır. Bunu, herhangi bir haydut devletin şeytana karîn olmuş Başkanının bilmesi mümkün değildir. Rızkın kefili Allah’tır, onu O dağıtır. İnsanın aklı, fikri, rızık sırrına ermez, kavrayamaz onu. Mülk Allah’ındır. Allah’a ait olan mülk üzerinde ‘kiracı’ olan insanoğlu, Allah’a iman etmişse, Allah’ın mülkünde şerefiyle ikamet eder. O mülk üzerinde izzet ve şeref kazanır. Nankör anlamına da gelen kâfirler ise izzetten, şereften tamamen yoksundurlar.

İslam Müslümanlara sabrı, dayanmayı, gerektiğinde karnına taş bağlamayı öğretir. İnsan karnına neden taş bağlar, bunu Trump-gillere anlatmak mümkün müdür?

Rızık ve mülk Allah’ın olduğuna göre, Trump’ın ekonomik boykot tuzağı -inşaallah- İran’a hiçbir zarar veremeyecek, belki de tuzağı kendi başına geçecektir. Öyle itikad ediyoruz ki Allah’ın İranlı Müslümanlara yardımı bu şekilde yani Trump gibilerin ahmakça saldırıları suretinde gelmektedir. Çünkü bu saldırılar pek çok İranlının gözünü açtı. Belki çoğu kişinin kabullenmekte zorlandığı “biz ve onlar” ayrımını kabul ettirdi. Müslümanların ayrı bir millet, kâfirlerin ayrı bir millet olduğunu öğretti.

Yahudiler ve Hristiyanlar içinde bazı vicdanlı kişiler bulunsa da bir bütün olarak Müslümanları sevmediklerini, İslam’a düşman olduklarını Allah bildirmektedir. Bu yönüyle, ABD-İsrail’in kanatları altında izzet arayan, onların siyasi-askeri veya kültürel birliklerine müttefik yazılan, oralardan nüfuz edinmek isteyen ‘Müslümanlar’ da tıpkı Trump gibi cahildirler. Yaptıkları iş, tıpkı Nuh’un oğlununki gibi, “salih olmayan bir amel”dir. Halbuki kendini Müslüman olarak ifade eden her halk, mesela ABD’nin İran’a yönelik boykot kararını kesin bir dille reddetmeli, mutlak butlanına hükmetmelidir. ABD-İsrail İran’a, Gazze’mize ve diğer İslam beldelerimize ölümlerden ölüm beğenirken, düşmanla kol kola pozlar veren, düşmanla dostluk-ünsiyet-velayet kurmaya çalışanlar tam bir yüz karası, utanç vesilesidirler. Allah katında da Müslümanlar katında da bunun affedilir yanı yoktur.

İranlı Müslümanlar ABD Başkanının, İran’ı iktisadi açıdan linç edecekleri yolundaki kararlarına gereken cevabı vermiş bulunmaktadırlar. Onlar düşmanın ahmakça kararlarına gülüp geçmektedirler. İnşaallah bu karar İran’ı daha da güçlendirecek, ABD’ni daha da yok oluşun dibine doğru yolcu edecektir. Allah’ın kesin buyruğudur ki kâfirler ve zalimler asla iflah olmazlar.

ABD de her beşer toplumu gibi bir gün yok olacaktır. Üç günlük dünya hayatında Trump’a ve İsrail’e tabasbus yapanların ise bu yaptıkları alınlarında kara bir leke olarak kalacak ve silinmeyecektir. İran sonuçta güçlü bir ülkedir ve İran halkı kendini savunabilmekte, ABD gibi bir firavun düzenini püskürtebilmektedir. Filistin ve bilhassa Gazze’miz ise -Allah’ın haricinde- yapayalnızdır. Gazze her gün şehidler vermeye devam etmektedir. Gazze’deki katliam, Batı Şeria’daki işgal ve talan, koskoca bir İslam Ümmetinin gözü önünde ve İslam Ümmetini yöneten rejimlerin iş birliği sayesinde yapılmaktadır.

Arap-İslam ülkeleri denilen ülkelerin rejimleri neyden korkmakta, kimden neyi ummaktadırlar? İran’ın, Gazzelilerin, Ensarullah’ın vd. korkmadığı düşmandan, sayıları milyarlara varan Müslümanlar neden korkmaktadırlar? Neden? Neden? Neden?

Aslında biz biliyoruz ki mesele sadece korku da değildir. Bu dava en temelde bir iman davasıdır. ABD-İsrail’e karşı dik duran bütün Müslümanları, imanları dik durdurmaktadır.

İran’ın maruz kaldığı belaların kökeninde İslam davası yatmaktadır. İran halkı 47 sene önce devlet bazında İslam’ı seçmiş olmanın bedelini ödemektedir. İslam ise gerçekten de bedel ödemeye değer bir dindir. Allah’ın, “Sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz?” sorusunun olumladığı halklardan biri olmak ne büyük mutluluktur. ABD haydudu İran halkına bu mutluluğun yollarını yapmaktadır.

“Kim izzet/şeref istiyorsa, bilsin ki izzet/şeref bütünüyle Allah’a aittir. O’na güzel kelimeler ulaşır. Onları da Allah’a salih amel yükseltir. Kötülükleri tuzak kuranlara gelince, onlara şiddetli bir azap vardır. Onların tuzakları boşa gider.” (35/Fâtır, 10).

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *