Fon vurgununda meseleyi bir kişiye indirgeyip konuyu salt kişisel tamahla açıklamaya çalışmak asıl gerçeği perdelemektir. Bataklığa girmiş bir insanın temiz olmasını, temiz kalmasını beklemek akıl işi olabilir mi?
Şükrü Hüseyinoğlu
Kur’an’ın ilk bildirdiği ilkelerden olan “ruczdan hicret” bilincini (Bkz: Müddessir 5) kaybedip bâtıl düzeni işletmeye namzet olmanın,
Ruczdan, yani cahiliyeden ve onun kurumsallaşmış hali olan cahiliye düzenlerinden teberri ve ayrışma duruşundan uzaklaşarak onunla entegrasyona yönelmenin kaçınılmaz sonucu,
Cahiliye kirleriyle kirlenmektir.
Fon vurgununda meseleyi bir kişiye indirgeyip konuyu salt kişisel tamahla açıklamaya çalışmak asıl gerçeği perdelemektir.
Cahiliye ekonomi sistemi (kapitalizm) zaten bir tamah düzenidir, yağma ve yığma sistemidir.
Onun bankaları, borsaları bu sistemin yağma ve yığma düzenekleridir.
Rabbimiz Müddessir suresi 4. ayette “elbiseni temiz tut” beyanını zikrettikten sonra, 5. ayette bunun ancak ruczdan hicretle, cahiliyeden teberri ve ayrışmakla mümkün olacağını vurguluyor.
Bataklığa girmiş bir insanın temiz olmasını, temiz kalmasını beklemek akıl işi olabilir mi?
Şu yaşanan kirlenmede, “merhale fıkhı” gibi demagojilerle cahiliye ile entegrasyona fetva (!) verenlerin sorumluluğu büyüktür.
Ömürleri varken bu ilhadlarından dönüp nasuh tevbe etmelidirler.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *