Trump’tan İsrail’e uyarı: Süreci bozma

Trump’tan İsrail’e uyarı: Süreci bozma

Trump’ın Netanyahu’ya yönelik küfürlü sözleri siyonist siyasetinde geniş yankı uyandırdı. ABD-İran mutabakatına tepki gösteren iktidar ve muhalefet temsilcileri, Netanyahu’nun İsrail’i stratejik çıkmaza sürüklediğini savundu. Muhalefet, İsrail Başbakanı’nı ‘güçsüz, izole ve hasta olarak’ niteledi.

Dün akşam saatlerinde ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran-ABD anlaşmasına yaklaşmışken Lübnan’a saldırı düzenleme kararına yönelik küfürlü ifadeler kullanarak, “Neden böyle bir saldırı yapmak zorundaydı? Çok öfkelendim. Hiçbir şekilde doğru karar veremiyor” dedi. Trump’ın sözleri İsrail ve uluslararası basında geniş yankı buldu.

İsrailli Göçmen Kaynaştırma Bakanlığı ile Kudüs İlişkileri ve Mirası Bakanı olan Zeev Elkin, İsrail merkezli C14 kanalında katıldığı bir canlı yayında Trump’ın Netanyahu’ya ilişkin sözlerine yönelik tepki gösterdi. Elkin, canlı yayında şu ifadeleri kullandı:

İsrail Başbakanı’na saldıran, İsrail’e saldırmış olur. Sonuçta bizim yapmamız gereken, İsrail için doğru olanı yapmaktır. Eğer İsrail’in güvenlik çıkarlarının kırmızı çizgilerini korumak ile bir Amerikan başkanından eleştiri almak arasında seçim yapmak gerekiyorsa, eleştiri almayı tercih ederiz.

Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail için zor bir sabah. Bu sabah İsrail vatandaşları, ABD ile İran arasında, İsrail’i devre dışı bırakarak yapılan bir anlaşmaya uyanıyor” ifadelerini kullandı.

Golan, “tek bir imza hamlesiyle, Netanyahu’nun bir kenarda güçsüz, hasta, izole edilmiş ve etkisiz bir şekilde durduğunu”vurgulayarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a can simidi uzatan bir anlaşmaya imza attığını belirtti.

Mevcut durumu, uzun yıllar süren bir başarısızlığın özeti olarak nitelendiren Golan, “Netanyahu, İsrail tarihinin en büyük stratejik başarısızlığının babasına dönüşen adamdır” ifadesine yer verdi.

Netenyahu’yu İsrail’in ittifaklarını paramparça eden ve karar anında onu yapayalnız bırakan biri olarak tarif eden Golan, şunları kaydetti:

“Netanyahu; Hamas, İran ve Hizbullah için iyidir. Netanyahu İsrail için iyi değildir. (Netanyahu’nun) Onun değiştirilmesi sadece siyasi bir ihtiyaç değil, varoluşsal bir güvenlik ihtiyacıdır.”

Muhalefetteki Yashar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ise, x hesabından yaptığı açıklamada, ABD-İran mutabakatını “İsrail’in çıkarlarına aykırı” olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun halkın ve müttefiklerinin güvenini kaybettiğine işaret eden Eisenkot, Başbakan’ın halka doğrudan konuşamadığını ve anlaşmayı yabancı liderlerin açıklamaları üzerinden öğrendiklerini kaydetti.

Muhalefetteki Mavi-Beyaz Partisi lideri Benny Gantz da x hesabından yaptığı paylaşımda, hiçbir koşulda İsrail’in Lübnan’daki işgalinin kısıtlanmasının veya geri çekilmesinin kabul edilemeyeceğini bildirdi. Gantz, ABD-İran mutabakatının, İsrail’in gelecek yıllarda siyasi, askeri ve hukuki bir mücadeleye girişmesini gerektirecek stratejik bir başarısızlık olarak göründüğünü vurguladı.

Kabine üyelerinden İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de ABD-İran mutabakatından duydukları rahatsızlığı vurgulamıştı. Smotrich, Washington ile Tahran arasındaki mutabakatı “İsrail için kötü” olarak nitelendirmişti.

Katz, Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde, Suriye ve Gazze’de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıklamıştı.

Ben-Gvir de Washington ile Tahran arasında varılan mutabakata sert tepki göstererek, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil.” demiş, “Güvenliğimizi güvence altına almayan bu anlaşmaya ortak değiliz ve bu anlaşma bizi hiçbir şekilde bağlamaz. Hizbullah’ın tamamen dağıtılmasından daha az hiçbir şeye razı olmamalıyız. Kesinlikle İsrail’e yönelen ateş karşısında bir an bile sessiz kalmamalıyız.” ifadesini kullanmıştı.

Netanyahu ile Trump’ın telefonda görüştüğü bildirildi

Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Netanyahu’nun Trump ile görüşmek için güvenlik kabinesi ile gerçekleştirdiği toplantıyı yarıda kestiği belirtildi.

Görüşmede, Trump’ın Netanyahu’ya İran ile anlaşma konusunda kararlı olduğunu ve bu gece imzalanabileceği bilgisini paylaştığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın da ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile telefonda görüştüğü aktarıldı.

Haberde, Netanyahu’nun Trump’a İsrail ordusunun Lübnan’da işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini ve saldırılarını sürdüreceğini ilettiği kaydedildi.

Gazeteye konuşan İsrailli yetkililer, İran ile sağlanan mutabakatın ardından Washington yönetiminin İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini veya saldırılarını sınırlamasını talep etmesi halinde, İsrail’in ABD baskısıyla yüzleşmek zorunda kalabileceğine işaret etti.

Öte yandan, dün yapılan İsrail güvenlik kabinesi toplantısında bakanların büyük çoğunluğunun Netanyahu’nun Lübnan konusundaki tutumuna tam destek verdiği aktarıldı.

İsrail Savunma Bakanı Katz, mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceğini söyledi

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Yisrael Katz, Lübnan’ın güneyinde İsrail’in işgal ettiği bölgelerin yerel halktan “arındırılacağını” iddia etti.

Katz, Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde, Suriye ve Gazze’de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu nedenle, mevcut ve gelecekte oluşacak tüm baskılara rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’dan geri çekilmesine karşı çıkıyoruz.”

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun bu durumu ABD Başkanı Donald Trump’a ve diğer üst düzey ABD’li yetkililere açıkça ifade ettiğini öne süren Katz, “Ben de dün bunu ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e net bir şekilde aktardım.” iddiasında bulundu.

Katz, İsrail’in güvenlik çıkarlarından taviz vermeyeceklerini, işgal ettikleri bölgelerden geri çekilmeyeceklerini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Eğer İran, Lübnan’daki olaylar nedeniyle İsrail’e saldırırsa, (İran’a) ona tüm gücümüzle saldıracağız ve aradaki güç farkını kendisine çok iyi hissettireceğiz. Biz sadece vatandaşlarımıza ve İsrail’in güvenliğine karşı sorumluyuz.”

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *