Filistin’de Ezan’ı yasaklama girişimi

Filistin’de Ezan’ı yasaklama girişimi

Şeyh İkrime Sabri, ezanın engellenmesine yönelik önceki girişimlerin başarısız olduğunu, şimdi konunun yeniden gündeme getirildiğini belirtirken, Mahmud Abbas’ın dinden sorumlu danışmanı Şeyh Mahmud el-Hebbaş, İsrail’in camilerde ezanı yasaklamaya yönelik attığı adımın “dini savaş” ilanı olduğunu bildirdi.

İsrail’de Bakanlar Yasama Komitesinin Kudüs ve 1948 topraklarındaki bölgelerde ezanın okunmasını kısıtlamayı öngören bir yasa tasarısını onayladığı bildirildi.

Siyonist katillerden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in liderliğindeki “Yahudi Gücü” partisi tarafından sunulan tasarı, camilerde ruhsat alınmadan ses sistemi kurulmasını veya çalıştırılmasını yasaklamayı hedefliyor.

Tasarı, ruhsat verilmesi sürecinde ses düzeyi ve caminin yerleşim alanlarına yakınlığının dikkate alınmasını öngörüyor.

Tasarıya göre kurallara uyulmaması halinde polis, ezanın derhal durdurulmasını talep edebilecek, ihlalin sürmesi durumunda ise hoparlörlere el konulabilecek ve para cezası uygulanabilecek.

Yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için İsrail Meclisinin onayından geçmesi gerekiyor ancak oylama tarihi henüz belirlenmedi.

İsrail polisi, Haziran 2025’te aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in direktifleri doğrultusunda, 3 camide ezanları susturmak için yaptırım raporu düzenlemişti.

Ben-Gvir’in partisi Yahudi Gücü de Aralık 2025’te, 1948’te işgal edilen Filistin topraklarında camilerden ezanın hoparlörle okunmasını yasaklamayı öngören yasa tasarısını Meclise sunmuştu.

Söz konusu tasarının kanunlaşması için Meclisten de geçmesi gerekiyor. Ancak Mecliste tasarının oylamaya sunulacağı tarih henüz kesinleşmedi.

İkrime Sabri: Esas gürültü savaş uçaklarından

Kudüs İslam Yüksek Heyeti Genel Kurulu Başkanı da olan Sabri, yaptığı yazılı açıklamada, ezanın engellenmesi veya sesinin kısılmasına yönelik daha önceki girişimlerin başarısız olduğunu, konunun yeniden gündeme getirildiğini ifade etti.

Mevcut girişimin ezanın yasayla engellenmesi yönünde tehlikeli bir boyut kazandığını belirten Sabri, “Uluslararası ve siyasi açıdan işgal makamlarının, işgal altındaki topraklarda mevcut durumu değiştirme hakkı yoktur. İşgal makamlarının, işgalden önce uygulanan yasalarla çelişen yasalar çıkarma hakkı bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Sabri, ezanın İslam’ın bir şiarı ve ibadeti olduğunu belirterek, “İşgal makamlarının buna müdahale etme hakkı yoktur. Ezanın okunmasını engellemeye çalışması ibadet özgürlüğü ile çelişmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kudüs semalarında ilk ezanın, hicri 15 yılında (miladi 636) Halife Ömer bin Hattab döneminde Hz. Muhammed’in müezzini Bilal-i Habeşi tarafından okunduğunu hatırlatan Sabri, İslam dininin diğer semavi dinlerin ibadet ve ritüellerine müdahale etmediğini, aksine bunlara saygı gösterdiğini kaydetti.

İsrail’in ezan sesini “gürültü” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Sabri, “Asıl gürültü ve patırtı; uçaklardan, tanklardan, buldozerlerden ve bombalardan oluşan savaş araçlarından gelmektedir. Ezan sesinden rahatsız olduğunu iddia eden kimse varsa, buradan çekip gitmelidir.” ifadelerini kullandı.

Abbas yönetiminden tepki

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Din İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Şeyh Mahmud el-Hebbaş, İsrail’in camilerde ezanı yasaklamaya yönelik attığı adımın “dini savaş” ilanı olduğunu bildirdi.

Hebbaş, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in partisi Yahudi Gücü’nün 1948’te işgal edilen Filistin topraklarında camilerden ezanın hoparlörle okunmasını yasaklayan yasa tasarısının Yasama İşleri Komisyonu tarafından onaylanmasının ardından yazılı açıklama yaptı.

İsrail’in Kudüs ve 1948 topraklarında ezanı yasaklama girişimlerinin Müslümanlara, İslamiyet’e ve ibadet hürriyetine yapılmış doğrudan bir saldırı olduğunu belirten Hebbaş, bunun İslam’ın kutsal mekanlarına ve ritüellerine karşı dini bir savaş ilanı olduğunu vurguladı.

Hebbaş, ezana yönelik saldırının, İsrail’in, Filistin halkına ve İslamiyet ile Hristiyanlığın kutsal değerlerine karşı izlediği politikaya yön veren nefret ve aşırıcılık halinin bir yansıması olduğunun altını çizdi.

İsrail’in camilere ve dini ritüellere yönelik saldırısının, uluslararası kanunlarla güvence altına alınan ibadet hürriyetinin ihlali olduğunu kaydeden Hebbaş, ezanı yasaklama girişimlerinin “Filistin halkının ulusal ve dini kimliğini yok etmeyi ve topraklarıyla bağını koparmayı” başaramayacağını ifade etti.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *