Kurban mı, Takva mı?

Kurban mı, Takva mı?

Kur’an sadece kesmeyi değil, paylaşmayı, görmeyi, infak etmeyi emreder. İyiliğin, yüzü doğuya ya da batıya çevirmek olmadığını; Asıl iyiliğin, sevdiğinden vermek olduğunu hatırlatır. Ama biz ne yapıyoruz? En kolay yolu seçiyoruz.

Zafer Çam

Kurban gelmeden siparişleri geldi.
Kurbancıların boy boy reklamları asıldı.
Din ticaretine karşı Kur’an’ın uyarısı
Her yıl aynı manzara…
Kurban yaklaşınca ekranlar, sosyal medya, afişler dolup taşıyor.
Vakıflar, dernekler, cemaatler…
Hepsi “Allah rızası” diyerek insanlara çağrı yapıyor.
Ama kimse şu soruyu sormuyor: Bu iş gerçekten Allah rızası için mi, yoksa birilerinin düzeni için mi?
Kur’an bu konuda son derece açık konuşur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; Allah’a ulaşan yalnızca sizin takvanızdır.”
Mesele kurbanın kendisi değil…
Mesele, o kurbanın arkasındaki niyet.
Bugün insanlar kurbanı kesmek yerine “göndermeyi” tercih ediyor.
Bir hesaba para yatırıyor, sonra vicdanını susturuyor.
Sanki ibadet bir havale işlemine dönüşmüş gibi…
Peki, hiç kendimize soruyor muyuz?
Kapı komşumuz aç mı?
Mahallemizde kim yardıma muhtaç?
Aynı sokakta yaşadığımız insanların derdiyle ilgimiz var mı?
Kur’an sadece kesmeyi değil, paylaşmayı, görmeyi, infak etmeyi emreder.
İyiliğin, yüzü doğuya ya da batıya çevirmek olmadığını;
Asıl iyiliğin, sevdiğinden vermek olduğunu hatırlatır.
Ama biz ne yapıyoruz?
En kolay yolu seçiyoruz.
Araştırmadan, sormadan, sorgulamadan…
Bir vakfa, bir cemaate, bir tarikata, bir derneğe, bir yapıya teslim ediyoruz ibadetimizi.
Oysa Kur’an defalarca uyarır: Aklınızı kullanmaz mısınız?
Düşünmez misiniz?
Sorgulamaz mısınız?
Din, aracılarla yürütülecek bir sistem değildir.
İbadet, başkasına devredilecek bir sorumluluk hiç değildir.
Daha acı olan ise şu: Bazıları insanların inancını, samimiyetini, gözyaşını kazanca çevirmiş durumda.
Dinin diliyle konuşup dünyanın hesabını yapanlar var.
Ve biz, buna hâlâ sessiz kalıyoruz.
Eğer kurban keseceksen…
Git, kendin kes.
Git, kendin ulaştır.
Git, bir yoksulun sofrasına otur.
Bir yetimin başını okşamadan, Bir muhtacın derdine dokunmadan yapılan ibadet; Sadece şekilden ibaret kalır.
Eğer komşun açken sen uzaktaki bir organizasyona güvenip rahatlıyorsan…
Eğer yoksul hayatının gündemine hiç girmiyorsa…
Eğer din senin için sadece “görev tamamlamak” haline geldiyse…
Açık konuşalım:
Sen kurban kesmiyorsun…
Sen, bu dünyanın rahatına kurban oluyorsun.
Unutma: Allah senin kestiğin hayvana değil, Kalbindeki samimiyete bakar.
Ve o samimiyet yoksa…
Kesilen kurban sadece bir et yığınından ibaret kalır.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *