Gürcanlı: Türkiye, AB içinde bir dayanak daha bulmuş gibi..

Gürcanlı: Türkiye, AB içinde bir dayanak daha bulmuş gibi..

Nasıl Bir Ekonomi gazetesi yazarı Zeynep Gürcanlı, “İngiltere’nin AB’den ayrılmasıyla birlikte Türkiye Birlik içindeki en büyük destekçilerinden birini kaybetmişti. Brexit’in ardından İspanya, İngiltere’nin yerini almaya başlamıştı ki, Belçika Kraliçesi’nin başkanlığındaki heyetin Türkiye seyahati gündeme geldi.” diye yazdı.

Gürcanlı, bugün gazetedeki yazısında, Kraliçe Mathilde’nin beraberinde yaklaşık 200 Belçikalı iş adamı ile birlikte gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretini ve süreç içerisinde yapılan resmi açıklamaları şöyle değerlendirdi:

***

Ziyaret sırasında 80’i aşkın anlaşma imzalandı, onlarca anlaşma için de görüşmeler resmen başladı. Kraliçe’nin heyetinde yer alan Belçika Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken’e göre, müzakereleri başlayan yeni iş birliklerine ilişkin pek çok anlaşma da temmuz ayında Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesi sırasında imzalanabilir.

Belçika Savunma Bakanı ikili ilişkilerden, NATO içindeki iş birliğine, AB-Türkiye ilişkilerine kadar her konuda o kadar pozitif mesajlar verdi ki, AB içinde “Türkiye’ye destek” veren ülkeler arasında Belçika’yı da saymaya başlamak bu ziyaretten sonra mümkün olabilecek gibi duruyor.

Türkiye ile Belçika arasında böylesine üst düzey ziyaret için 14 yıl ara verilmesi konusunda Francken “çok uzun ara verilmiş” olduğunu düşünüyor. Savunma Bakanı’nın şu cümleleri önemli:

“Türkiye bizim en büyük komşumuz. 1952’den bu yana NATO üyesi. 70 yıldan fazladır Türkiye ve Belçika aynı ittifak içinde yer alıyorlar. Türkiye aynı zamanda büyüyen bir ekonomik güç. Askeri teknolojisi gerçekten son derece ilginç. Bir başka önemli unsur ise Avrupa’da yaşayan çok sayıda Türkiye vatandaşı. Ayrıca Avrupa’ya turist olarak gelen çok sayıda Türk de var. Dolayısıyla birbirimize pek çok açıdan bağlıyız.”

Hem Türkiye’nin kuzeyinde devam eden Rusya-Ukrayna savaşına, hem de güneydeki İran meselesine atıf yapan Francken “Temmuzda Ankara’da NATO zirvesi yapılacak. Konuşacak çok şey var. Ortadoğu’da yaşananlar, Rusya, Karadeniz, her gün Belçika’da haber olan, konuşulan konular. Dolayısıyla Belçika heyetinin ziyareti için mükemmel bir zamanlama olduğunu söyleyebilirim.”

EKONOMİ gazetesine verdiği özel röportajda Türkiye’de devlet ya da özel sektöre ait pek çok savunma sanayi tesisini ziyaret ettiğini anlatan Belçika Savunma Bakanı, belli ki gördüklerinden etkilenmiş. Türkiye’deki iş insanlarını “çok açık fikirli ve çalışkan” sözleriyle tarif eden Francken, Türk savunma sanayisi konusunda ise “müthiş” ifadesini röportaj boyunca bir kaç kez tekrarladı.

“Gümrük Birliği modernleşmeli”

Francken, Türkiye ile AB arasındaki “acil” iki konu olan Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesi ve Türk vatandaşları için vize serbestisi konusunda da oldukça olumlu mesajlar verdi. Kendisinin Savunma ve Dış Ticaret Bakanı olmadan önce göç politikalarından sorumlu olduğunu söyleyen Francken, Ticaret Bakanı Bolat ile yaptıkları görüşmede vize meselesinin gündeme geldiğini söyledi. Belçika yasalarına göre çalışma vizelerini bölge hükümetlerinin verdiğini, turist vizelerinin ise Belçika federal hükümetinin sorumluluğunda olduğunu söyleyen Francken, “Evet, bazı zamanlarda vize konusunda sert olabiliyoruz. Ancak şu da unutulmamalı ki, yasadışı göç konusunda çok büyük sıkıntılar yaşadık. Ancak eğer bir Türk vatandaşı ziyaret için gelecekse, elbette gelebilir. Belçika olarak her yıl verdiğimiz vize sayısında rekorlar kırıyoruz. Üstelik unutulmamalı ki Türkiye’nin de vize koyduğu ülkeler, seyahat kuralları var. Türkiye’nin de oldukça güçlü bir vize rejimi var.”

Gümrük Birliği konusunda ise hemen harekete geçilmesinden yana olduklarını söyleyen Belçika Savunma Bakanı, “Gümrük Birliği konusunda günümüze adapte olmamız elzem. Mevcut sistem modern değil. Bu da çok büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Bizim yeni bir ticaret anlaşmasına da ihtiyacımız var. Üstelik bunu AB içinde söyleyen tek kişi de ben değilim” diye konuştu.

“Belçika, Türkiye’nin SAFE programına dahil olmasından yana”

Avrupa Birliği’nin kendi özerk savunma sistemini oluşturmak için kurduğu SAFE programına Türkiye de dahil olmak istiyor. Ancak Kıbrıs Rum ve Yunan vetoları nedeniyle bu konuda şu ana kadar pek bir ilerleme sağlanabilmiş değil. Belçika Savunma Bakanı Francken SAFE meselesinde Belçika’nın “Türkiye’nin de programa dahil olmasını desteklediğini” vurguladı ve şöyle konuştu:

“Avrupa Birliği içinde bu konuyu gündeme getirip, Türkiye’nin de SAFE’e dahil olması için çalışacağız. Bunu aylardır müzakere ediyoruz. Ayrıca ikinci bir SAFE programı daha olması söz konusu olabilir. Ve evet; Türkiye’nin bu program içinde yer alması gerekli. Bazı itirazlar var Türkiye’nin katılımına. Ancak bu itirazlar Belçika’dan kaynaklanmıyor.”

“Karadeniz’in mayından arındırılması için birlikte çalışabiliriz”

Belçika Savunma Bakanı olarak Türkiye’deki mevkidaşı Yaşar Güler ile görüşmesinde geniş bir ufuk turu yaptıklarını, Akdeniz, Karadeniz, Ortadoğu ve özellikle de Rusya’nın Ukrayna saldırısını ele aldıklarını söyleyen Francken, pek çok konuda iki ülkenin birlikte çalışabileceklerini söyledi.

“Bizim büyük bir ordumuz yok. Ancak savunma sanayisi konusunda bazı alanlarda çok iyiyiz. Bunlardan biri de denizlerin mayından arındırılması” diyen Francken, Türkiye ve Belçika’nın özellikle Karadeniz’de ortaklaşa mayın temizliği yapabileceklerini ve bu iş birliğini Hürmüz Körfezi’ne de taşıyabileceklerini belirtti. Belçika askeri üniversitesinde ilk kez Türk subayların da eğitim almaya başlayacağına dikkat çeken Francken, “Sanıyorum bunu da iş birliğimiz adına iyi haber olarak görebiliriz” diye konuştu.

“Ağır sanayinin yerine hizmetleri koyduk; bunun acısını yaşıyoruz”

Avrupa olarak uzun yıllar ağır sanayi tesislerinden vazgeçip, bunun yerine hizmet sektörlerine yöneldiklerini, bunun acısını da bugün tüm kıtanın çekmekte olduğunu söyleyen Belçika Savunma Bakanı, “Sadece hizmet sektörüyle, hiç ağır sanayi olmadan, ya da çok az ağır sanayiyle yaşayabileceğimizi düşündük. Ancak şimdi yaşanan çatışmalar bize gösterdi ki, sadece hizmetlerle, bürokrasi, yasa ve kurallarla yaşamak mümkün değil” diye konuştu.

Kendisinin boks sporuyla uğraştığını belirterek, bu alandan bir örnek veren Belçika Savunma Bakanı, şunları söyledi: “Garip, zor ve aptalca tercihler yaptık. Avrupa’nın liderliği çok zayıftı, çok zayıf. Nükleer enerjiyi kesmek, nükleeri durdurmak, yasa dışı göç, çok kötü entegrasyon politikası. Sonra da savunma harcamalarını kestik, kestik, kestik. Ve şimdi bir boksör gibiyiz. Ben bir boksörüm. Boksör olduğunuzda korumanıza her zaman çok dikkat etmeniz gerekir. Korumanız düştüğünde darbe alırsınız. Biz korumamızın düşmesine izin verdik ve şimdi bize sert vurdular. Bu yüzden çok acı verici. Hem Rusya hem de biraz Amerika Birleşik Devletleri sanırım. Herkes. Çin de mevcut sanayiyi öldürüyor.”

Avrupa’nın savunma bütçesini artırmaya başladığına dikkat çeken Francken, “Önümüzdeki on yıllar için NATO taahhüdü var ama daha fazla üretime ihtiyaç duyuyoruz; çünkü çok daha fazla ekstra paramız var. NATO savunma bütçesini yüzde 60 artırdık. Belçika olarak NATO’da bu konuda bir numarayız. Yani örnek gösterilebiliriz. Bütçeniz olabilir, fakat mühimmatınız da olmalı. Parayla silah ateşleyemezsiniz. Daha fazla kabiliyete, mühimmata, silaha, platforma ihtiyacımız var ve sanayi buna yetişemiyor. Teslimatların yapılması çok uzun sürüyor” dedi. “Bu yüzden mi Türkiye’desiniz?” sorusuna ise, “Evet, elbette. Sebeplerden biri bu. Burada çok güçlü bir üretim var, çok fazla iş gücü var. Çok iyi bir sanayiniz var” diye yanıt verdi.

“Demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi ortak değerler önemli ama…”

Belçika Savunma Bakanı, Türk yetkililerle yapılan görüşmelerde NATO ve AB’nin üzerine kurulduğu ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi konuların da gündeme gelip gelmediği konusundaki soruya ise şu yanıtı verdi;

“Dışişleri Bakanı, bahsettiğiniz bütün bu konular hakkında konuşma yetkisine sahip kişi.Bu benim yetki alanım açısından ilgili değil. Ama elbette kör değilim. Ve elbette, Batı’da ve Avrupa’da birlikte yaşama biçimimizin temel ilkelerine saygı duyan ortaklarla çalışmak önemlidir. Bu konuda söyleyebileceğim şey bu; kesinlikle. Ve bu bir endişe konusu.”

Ursula von der Leyen Belçika adına konuşmadı

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi Çin ve Rusya ile birlikte AB için “tehdit” sınıfına sokması Türk kamuoyunda çok tepki çekmişti. Ancak Belçika Kraliçesi Mathilde’nin Türkiye ziyareti ortaya çıkardı ki, bu yaklaşım AB içinde de kabul görmüş değil. Çok açık ve net ifadelerle von der Leyen’le “aynı fikirde olmadığını” ifade eden Francken “AB Komisyon Başkanı’nın, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile birlikte tehdit olarak aynı cümlede anan ifadeleri benim için büyük bir sürpriz oldu” dedi. von der Leyen’in bu açıklamayı “Belçika hükümeti ve Belçika halkı adına yapmadığının” da altını çizen Francken, şöyle devam etti:

“O ifadelerin Bayan von der Leyen’in en iyi sözü olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin çok önemli ve çok stratejik bir ortağı olduğunu düşünüyorum. Çok sakin kalmamız, Türkiye’yi Rusya ile aynı çizgiye koymamamız gerekiyor.”

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *