İngiltere’nin köklü gazetelerinden The Telegraph’ın Almanya merkezli medya devi Axel Springer SE tarafından satın alınmasının ardından, gazete çalışanlarından kurumun İsrail yanlısı yayına uyum sağlamalarının beklendiği bildirildi.
The Telegraph’ın devri “İsrail’in var olma hakkına destek” şartı nedeniyle, İngiliz basınında basın özgürlüğü ve tarafsızlık ilkeleri etrafında yeni bir tartışma başlattı.
Birleşik Krallık Kültür Bakanı Lisa Nandy’nin devralma işlemine onay vermesinin ardından Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, gazete personeline yönelik bir mektup kaleme aldı.
Grubun CEO’su Döpfner’in Telegraph çalışanlarına gönderdiği ve İngiliz gazeteci Owen Jones’a sızdırılan mektupta, kurumun “Esaslar” (Essentials) olarak adlandırılan temel değerlerine bağlılıklarını vurguladı.
Söz konusu ilkeler arasında İsrail’in var olma hakkının desteklenmesi ve her türlü antisemitizme karşı durulması maddesi, ifade özgürlüğü ve demokrasi maddesinin hemen ardından ikinci sırada yer aldı. Yeni yönetimle birlikte gazetenin yayın politikasının bu siyasi çerçeveye göre şekilleneceği kaydedildi.
Döpfner mektubunda, “tarafsız gazetecilik diye bir şeyin olmadığını”, ancak çoğulcu, dürüst ve gerçeklere dayalı bir gazetecilik anlayışını benimsediklerini ifade etti. Öte yandan gazete çalışanlarının, belirli bir devletin politik pozisyonunu destekleme zorunluluğunun editoryal bağımsızlıkla çeliştiği yönündeki endişeleri aktarıldı.
Axel Springer SE’nin İsrail’de ticari yatırımları bulunurken, CEO Döpfner geçtiğimiz yıl ekim ayında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog tarafından “İsrail’in kararlı bir destekçisi” olduğu gerekçesiyle onur madalyasına layık görülmüştü.
Axel Springer’ı tanımlayan şeyler
Şirketin internet sayfasında, “Bizi Tanımlayan Şeyler” başlığı altında şu açıklama yer alıyor:
Axel Springer’da özgürlük sadece bir değer değil; yol gösterici ilkemizdir. Özgürlüğün iş dünyasında, toplumda ve özellikle gazetecilikte ilerlemenin katalizörü olduğunu kabul ederek, onu savunmakta kararlıyız.
Biz sadece özgür kararları desteklemekle kalmıyoruz; bağımsız medya haberciliğini savunarak ve gelişen bir demokrasinin temel taşı olan bilgi akışının özgürlüğünü sağlayarak özgür kararların alınmasını mümkün kılıyoruz. Düşünce, deneyim ve geçmiş çeşitliliği açısından zengin bir kültüre olan bağlılığımız sarsılmazdır. Bizi ileriye taşıyan, dijital dönüşümde yol alırken yenilikçiliği ve çevikliği teşvik eden ve gazeteciliğin geleceğine zemin hazırlayan da bu çeşitliliktir.
Şirket Anayasamız – Temel Unsurlar
Kurucumuz Axel Springer’in mirası, bugün değerlerimizde yaşamaya devam ediyor. Bireyin özgür seçim hakkına sahip olmasını savundu ve bunun demokrasinin temel taşı olduğuna, devletin bu hakkın koruyucusu, medyanın ise savunucusu olduğuna inanıyordu.
Bugün de bu ilkeleri savunuyor ve demokrasiye karşı sosyal sorumluluğumuzu açık bir niyet ve şeffaflıkla yerine getiriyoruz. Axel Springer, benzersiz kurumsal anayasası olan Temel İlkeler ile medya sektöründe kendini farklılaştırıyor. 1967 yılında Axel Springer tarafından yazılan ve zaman içinde ufak değişikliklerle güncellenen bu ilkeler, kalıcı değerlerimizin yaşayan bir kanıtıdır:
1 Biz özgürlüğü, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi savunuyoruz.
2 İsrail Devleti’nin var olma hakkını destekliyor ve her türlü antisemitizme karşı çıkıyoruz.
3 Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa arasındaki ittifakı savunuyoruz.
4 Serbest piyasa ekonomisinin ilkelerini savunuyoruz.
5 Siyasi ve dini aşırıcılığı ve her türlü ayrımcılığı reddediyoruz.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *