Politico, ABD’nin Bakü ve Manama’daki personelinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen diplomatik telgraflar ve son derece gizli belgelerde, kamuoyunun ABD’ye yönelik algı ve yaklaşımlarının ciddi şekilde kötüleştiğinin bildirildiğini yazdı.
Amerikan yayın kuruluşu Politico, kısa süre önce ABD’nin Bahreyn, Azerbaycan ve Endonezya büyükelçiliklerinden Dışişleri Bakanlığı’na iletilen önemli bir dizi gizli ve tasnifli belgeye erişmeyi başardı.
Bu diplomatik mesajların metninde, İran’la doğrudan çatışmanın ABD’nin küresel güvenlik ilişkileri ağını ciddi tehditlerle karşı karşıya bıraktığı ve bu ülkenin İslam dünyasındaki imajına ve itibarına derin ve onarılamaz zararlar verdiği vurgulanmaktadır.
Bu ifşaya göre, uyarı niteliğindeki telgraflar 15 Nisan tarihinde Washington’a iletilmiştir. Bu ülkelerin başkentlerinde bulunan Amerikalı diplomatlar endişe verici bir tablo çizmektedir: Amerika Birleşik Devletleri şu anda İran yanlısı güçlerin yoğun istihbarat ve medya baskısı altındadır; bu güçler siber uzayda ve dijital ağlarda olağanüstü bir inisiyatif sergilemektedir.
Telgraflarda, İran’ın bölgede yürüttüğü “Müslüman dayanışması” ve “anti-sömürgecilik” temalı dezenformasyon ve nüfuz operasyonlarına karşı ABD’nin “yumuşak gücünün” (kültürel ve diplomatik ikna kabiliyeti) yetersiz kaldığı uyarısı yapılmış.
Washington ile Bakü Arasındaki İlişkilerin Kritik Durumu
Bakü’deki Amerikalı diplomatlar endişelerini dile getirerek, Washington’un Azerbaycan ile bu olaylardan önce önemli ve dikkate değer ilerlemeler kaydeden ikili ilişkilerinin artık durma noktasına geldiğini belirtti.
Belgede, bu ilişkilerin “en iyi ihtimalle duraklama ve durgunluk halinde olduğu ve mevcut kanıtlara göre gerileme ve kötüleşme eğiliminde olduğu” ifade edilmektedir.
ABD’nin diğer doğu İslam ülkelerindeki benzer zorluklarına ilişkin raporlar da mevcuttur. Manama’daki (Bahreyn) Amerikalı diplomatlar raporlarında, bu ülke hükümetinin kamuoyunda “ABD müttefikini İran füzeleri ve İHA’ları karşısında kaderine mi terk etti?” sorusu dalgasıyla karşı karşıya kaldığını belirtmektedir. Öte yandan, Endonezya liderinin de büyük olasılıkla ABD ile savunma ilişkilerinin seviyesini düşürmesi yönünde artan halk baskısıyla yüzleşeceği ifade edilmektedir.
Bahreyn’de durum
Bahreyn ve ABD geleneksel olarak sadık müttefiklerdir ve ABD Deniz Kuvvetleri’nin Beşinci Filosu’nun karargahı bu Ortadoğu ülkesinde bulunmaktadır. Bununla birlikte, Manama’dan gönderilen telgrafın içeriğine göre, İran’la savaş Bahreyn toplumunda Washington’un Bahreyn’i terk ederek tüm odağını yalnızca İsrail’i savunmaya yönelttiği yönünde bir algı oluşturmuştur.
Genellikle İran yanlısı olan sosyal medya hesaplarında, Amerikan askerlerinin varlığının Bahreyn’i askeri bir hedef haline getirdiği fikri yoğun bir şekilde yayılmaktadır. Oldukça popüler olan bir gönderide şu ironik soru sorulmuştur:
“ABD ordusu neden otellerde ve sivillerin arasında konuşlanıyor? Fars Körfezi’ni İsrail’in güvenliği ve Binyamin Netanyahu’nun hedefleri için feda eden Amerika, Bahreyn halkının hayatını riske atmaya değer mi?”
Washington için diplomatik durumu daha da zorlaştıran şey, Bahreyn hükümeti kontrolündeki medyanın haberlerinde yalnızca kendi ordusunun İran hedeflerini önlemedeki başarılarına odaklanması ve ABD yardımının rolünü görmezden gelmesidir. Bu gizli telgrafta, bu gizlemenin muhtemelen ülkede konuşlu Amerikan personelinin güvenliğini sağlama amacı taşıdığı tahmin edilmektedir.
Aynı zamanda diplomatlar, İngiltere Büyükelçiliği’nin sosyal medyadaki dikkat çekici faaliyetlerinin, İngiltere’nin ABD’nin geri çekildiği bölgelerdeki boşluğu doldurduğu yönünde yanlış bir izlenim yarattığına da işaret etmektedir.
(Tesnim)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *