ABD’nin talep ettiği Avrupa merkezli Alfred Nobel Barış ödülü, Norveç’teki komite tarafından Venezuela’daki kadın muhaliflerden, siyonist destekçisi Machado’ya verildi. Venezuela’da iktidar değişikliği peşinde koşan Avrupa, Machado’yu seçerek bir taşla birden çok kuş vurmak istiyor. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi, Machado’yu, “Müslüman karşıtı bir bağnaz ve Avrupa faşizminin destekçisi” olarak tanımlarken, Beyaz Saray da, siyasetin barışın önüne geçtiğini vurguladı.
Norveç Nobel Komitesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın zamanda kendisini layık bir aday olarak göstermesine rağmen, Machado’yu cuma günü kazanan olarak açıkladı. Nobel Komitesi, Machado’yu “barışın savunucusu” ve “bir zamanlar bölünmüş olan siyasi muhalefetin kilit, birleştirici figürü” olarak selamladı.
Komite Başkanı Jorgen Watne Frydnes, Machado’nun cesaretinin “giderek artan karanlığın ortasında Venezuela’da demokrasi ateşini canlı tuttuğunu” söyledi. Frydnes, Machado’yu “hayatına yönelik ciddi tehditlere rağmen ülkede kaldığı” için övdü ve onu otoriterliğe karşı direnişin sembolü olarak nitelendirdi.
İsveçli mucit yahudi Alfred Nobel’in vasiyeti doğrultusunda kurulan ve ilk kez 1901 yılında verilen Nobel Ödülleri, batıda en saygın ödül olarak kabul ediliyor.
İsrail’e destek verdi, açıktan destek istedi
Nobel Barış Ödülü verilen Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado, başkanlığa seçilmesi halinde Venezuela’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşınacağını söyledi. Machado, İsrailli bir televizyon kanalına verdiği röportajda, “Hükümetimizin İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağına inanıyorum ve bunu duyurabilirim” dedi. “Bir gün Venezuela ile İsrail arasında yakın bir ilişki olacağına söz veriyorum. Bu, İsrail Devleti’ne desteğimizin bir parçası olacak” diye ekledi.
Norveçli milletvekili Bjornar Moxnes, Machado’nun 2020’de Likud ile bir işbirliği belgesi imzaladığını belirterek, bunun “ödülü Nobel’in amacıyla çeliştiğini” söyledi.
Venezuela, 2009 yılında Hugo Chavez yönetiminde, 2008-2009 Gazze Savaşı’nı protesto etmek amacıyla İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmiş ve İsrail büyükelçisini sınır dışı etmişti.
NDTV World’ün Cumartesi günkü haberine göre, birçok kişi Machado’nun geçmişte İsrail’i ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud partisini desteklediği yönündeki açıklamalarına dikkat çekerek, Machado’nun Gazze’deki soykırımı desteklemekle suçlandığını bildirdi.
Machado, Eylül ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın Karayipler’deki askeri genişlemesini yüksek sesle savunanlardan biri haline geldi ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun bölge için önemli bir güvenlik riski oluşturduğu görüşünü paylaştı.
Geçtiğimiz ay ABD’nin Karayipler’de uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen gemilere düzenlediği bombalı saldırının ardından Fox News’e verdiği röportajda, “Bu, hayat kurtarmakla ilgili” demişti. “Sadece Venezuelalıların değil, aynı zamanda Amerikan halkının da hayatları söz konusu, çünkü sizin de söylediğiniz gibi ve duyduğumuz gibi Maduro, uyuşturucu-terör işbirliği yapılanmasının başıdır” dedi.
Trump-Machado görüşmesi
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’nun 2025 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesinin ardından kendisiyle görüştüğünü söyledi.
CNN’in haberine göre Trump, Cuma akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada, “Nobel Ödülü’nü alan kişi bugün beni aradı ve ‘Bunu senin onuruna kabul ediyorum çünkü sen bunu gerçekten hak ettin’ dedi.” dedi.
“Çok hoş bir şeydi… ‘O zaman bana ver’ demedim, ama sanırım o da öyle demiş olabilir. Çok nazikti,” diye ekledi.
Trump, “Ona bu süreçte yardımcı oldum,” dedi. “Venezuela’da çok yardıma ihtiyaçları var, tam bir felaket. Yani, 2024 için verildiğini ve 2024’te aday olduğumu da söyleyebilirsiniz.”
Machado, El Pais’e yaptığı açıklamada Trump ile görüştüğünü doğruladı ancak ayrıntı vermeyi reddetti ve “Başkan Trump’a davamıza verdiği kararlı destekten dolayı” minnettarlığını dile getirdi.
Beyaz Saray tepkisi: Siyaset barışın önüne geçti
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung daha önce Nobel Komitesi’ni “siyaseti barışın önüne koymakla” suçlamıştı. Cheung, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Nobel Komitesi, barışı siyasetin önüne koyduğunu kanıtladı” dedi.
Bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Tacikistan’da yaptığı konuşmada Trump’a övgüler yağdırdı ve ABD liderinin “karmaşık krizleri çözmek için gerçekten çok şey yaptığını” söyledi. Trump, videoyu Truth Social hesabından “Başkan Putin’e teşekkürler!” notuyla yeniden paylaştı.
Analistler, Nobel Komitesi’nin kararının daha geniş bir mesaj taşıyor olabileceğini öne sürdü.
Venezuela Ulusal Güvenlik Konseyi’nin (NSC) eski yetkilisi Benjamin Gedan, CNN’e yaptığı açıklamada, “Bana öyle geliyor ki Nobel Komitesi, hem ABD’nin hem de Venezuela muhalefetinin değişim için barışçıl bir şekilde mücadele etmeye devam etmesini tercih ederdi” dedi.
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’nin tepkisi
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), Cuma günü Nobel Komitesi’nin bu yılki Nobel Barış Ödülü’nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’ya verme kararını sert bir dille kınadı. Machado’nun İsrail’deki Likud partisine ve Avrupa’daki Müslüman karşıtı faşizme verdiği “destek” gerekçe gösterildi.
CAIR yaptığı açıklamada, “Bayan Machado, İsrail’in ırkçı Likud Partisi’nin açık sözlü bir destekçisidir ve bu yılın başlarında, aralarında Geert Wilders ve Marie Le Pen’in de bulunduğu Avrupalı faşistlerin katıldığı bir konferansta, 1500’lerde İspanyol Müslümanlar ve Yahudilere uygulanan etnik temizliğe atıfta bulunarak açıkça yeni bir Reconquista çağrısında bulunmuştu.” dedi.
ABD’li Müslüman hakları grubu, ödülün “kendi ülkelerinde demokrasi talep ederken yurtdışında ırkçılığı, bağnazlığı ve faşizmi destekleyen politikacılara değil, tüm insanlar için adaleti cesurca savunarak ahlaki tutarlılık gösteren kişilere verilmesi gerektiğini” vurguladı.
CAIR, “Bayan Machado’yu Likud Partisi’ne ve Avrupa’daki Müslüman karşıtı faşizme verdiği desteği bırakmaya çağırıyoruz” diyerek, Nobel Komitesi’ni “kendi itibarını zedeleyen kararını yeniden gözden geçirmeye” çağırdı.
Grup, “Müslüman karşıtı bir bağnazın ve Avrupa faşizminin destekçisinin, Dr. Martin Luther King Jr. ve Nobel Barış Ödülü’nü kazanan diğer değerli kişilerin yanında anılmasının hiçbir şekilde söz konusu olmayacağını” ekledi.
Grup, “Nobel Barış Ödülü komitesinin, tüm insanlar için adaleti cesurca savunarak ahlaki tutarlılık gösteren kişileri, örneğin “Gazze’deki soykırıma karşı kariyerlerini ve hatta hayatlarını riske atan öğrencileri, gazetecileri, aktivistleri, sağlık çalışanlarını” takdir etmesi gerektiğini söyledi.
Resmi açıklama öncesi haber sızdırıldı
Nobel Enstitüsü, Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’nun 2025 Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasının resmi açıklamadan birkaç saat önce gerçekleştiğine dair sızıntının arkasında casusluk olduğundan şüphelendiğini belirterek, sızıntının casuslukla bağlantılı olma ihtimalinin “çok yüksek” olduğunu söyledi.
Nobel Komitesi Başkanı Jorgen Watne Frydnes, Machado’nun Oslo’da düzenlediği basın toplantısında kazandığı ödülü doğruladı ve Machado’nun barış ödülünü alan ilk Venezuelalı ve dördüncü Güney Amerikalı olduğunu belirtti.
Norveç gazetesi Aftenposten, Machado’nun kazanma şansının duyurudan sadece birkaç saat önce Polymarket tahmin piyasasında %3,75’ten neredeyse %73’e yükseldiğini bildirdi. Finansavisen’e göre, birkaç kullanıcı 67.820 dolarlık bir bahis de dahil olmak üzere büyük bahisler yaptı. Üç hesabın yaklaşık 300.000 kron (27.000 dolar) kazandığı ve hesaplardan birinin bahsin yapıldığı gün açıldığı bildirildi.
Açıklama öncesinde ne analistler ne de uluslararası medya Machado’yu favori adaylar arasında göstermişti.
Nobel Enstitüsü Direktörü ve Nobel Komitesi Sekreteri Kristian Berg Harpiken, Norveç’in TV2 kanalına yaptığı açıklamada, “Büyük ihtimalle casusluktur” dedi ve enstitünün konuyu araştıracağını, “gerektiğinde güvenliği daha da artıracağımızı” sözlerine ekledi.
Harpiken, casusluğun “içeriden birinin kasıtlı olarak bilgi sızdırdığı izlenimi yaratabileceğini” açıkladı. “Bu pek olası değil.”
“Kesin olarak söylemek çok zor, ancak Nobel Enstitüsü’nün casusluğa maruz kaldığı bir sır değil. Kurumun, hem devletler hem de diğer kuruluşlar olmak üzere bilgi edinmek isteyen aktörlerin ilgisini çektiği aşikar. Sebepler hem siyasi hem de ekonomik olabilir. Bu durum onlarca yıldır devam ediyor.”
Machado’nun Venezuela’da 2024 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasının yasaklandığı, ancak “Venezuela halkının demokratik haklarını savunmak için yorulmak bilmez çalışmaları ve diktatörlükten demokrasiye adil ve barışçıl bir geçiş için verdiği mücadeleden dolayı” onurlandırıldığı belirtildi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *