AFP muhabiri Alan Boswell, “İkisi de güçlü taraflar. Bu yüzden aralarındaki çatışma, son derece maliyetli, kanlı ve uzun soluklu olacaktır. Taraflardan biri Hartum’da kısmi bir zafer elde etse bile savaş ülke genelinde devam edecektir. Bu da Sudan’ın rakip kaleler olarak bölünmesine yol açacaktır. Şu an en kötü senaryoların gerçekleştiğine tanık oluyoruz.” ifadesini kullandı.
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan ordusu ile Korgeneral Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) çatışmayı başlatmakla ilgili birbirlerini suçlarken her ikisi de başkent Hartum ve diğer şehirlerdeki önemli bölgeleri kontrol ettiğini iddia ediyorlar. Ancak bu iddiaları bağımsız ve kesin olarak teyit etmek mümkün değil. Peki, 2019 yılının nisan ayında eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in 30 yıllık iktidarını devirerek müttefik olan Burhan ve Hamideti arasındaki anlaşmazlık nasıl başladı?
Burhan ve Hamideti, Beşir iktidarının düşmesinden sonra ortaya çıkan bir anayasal belgeye göre iktidarın siviller ve askerler arasında paylaşılması ve ülkede parlamenter demokratik bir sistemin hayata geçirilmesi için özgür ve adil seçimler yapılarak sona erecek olan geçiş dönemini yönetmek için kurulan Abdullah Hamduk’un başbakanlığındaki sivil hükümete askeri bir darbe gerçekleştirdiler.
Burhan, darbeden sonra kurulan Geçici Egemenlik Konseyi’nin başkanlığını üstlenirken Hamideti ise yardımcılığı görevini üstlendi. Fransız Haber Ajansı’na (AFP) konuşan Bağımsız araştırmacı Hamid Halfallah, bunun ‘bir çıkar evliliğinden’ başka bir şey olmadığını söyledi. Halfallah, “Bu, gerçek bir ittifak ya da ortaklık değildi. Ortak bir askeri cephe olarak sivillerin karşısına çıkmak için çıkar birlikteliği yapmaları gerekiyordu” ifadelerini kullandı. Ancak buna rağmen Burhan ve Hamideti arasındaki uzlaşı uzun sürmedi. Hamideti, şubat ayında katıldığı bir konferans sırasında ekim ayındaki askeri darbeyi ‘Ömer el-Beşir rejiminin geri dönüşüne kapıyı aralayan bir hata’ olarak niteledi.
Hamideti bu açıklamayı, Burhan ile birlikte askeri darbeden kaynaklanan siyasi krizi sona erdirecek siyasi sürecin ilk adımı olarak Beşir rejimine karşı protestolara öncülük eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin (ÖDBG) de aralarında bulunduğu sivil tarafların katılımıyla bir çerçeve anlaşma imzalamalarından iki ay sonra yapıldı. Çerçeve anlaşma, herhangi bir takvimin olmadığı bir geçiş süreci için yönergeler içeriyordu. Bu yüzden anlaşma, anlaşmayı eleştirenler tarafından muğlak olarak nitelendirildi. İki askeri yetkili, çerçeve anlaşmada, sivil bir hükümet kurulur kurulmaz siyasetten çekilip kışlalarına dönme sözü verdi. Ancak anlaşma, askeri reform ve HDK’nın düzenli orduya entegrasyonu meselesi gibi Burhan ile Hamideti arasındaki uçurumun büyümesine katkıda bulunan engellere takıldı.
Analist Halud Hayr, çerçeve anlaşmasının Burhan ile Hamideti arasındaki gerilimi artırdığına inanıyor. Hayr, Hamideti’nin Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı olduktan sonra Burhan ile hemen hemen eşit bir konuma geldiğine dikkati çekti.
Uluslararası Kriz Grubu (CrisisGroup) Afrika Kıtası Proje Direktörü Alan Boswell, yaptığı değerlendirmede, Hamideti’nin çerçeve anlaşmayı ‘ordudan daha bağımsız olma ve olağan askeri komuta zincirine yanıt vermenin ötesine geçen geniş siyasi emellerine ulaşma fırsatı’ olarak gördüğünü söyledi.
Hartum’daki Confluence Danışmalık Merkezi’nin kurucusu olan analist Hayr ise Sudan’da güvenlik alanındaki reformları ve HDK’nın orduya entegrasyonuyla ilgili konuşmaların masa etrafında hararetli bir tartışma yerine silahlı çatışmayla sonuçlanmasının nedeninin bu iktidar değişikliği olduğunu vurguladı.
Orgeneral Burhan, Ömer el-Beşir rejiminden bazı simaları iktidardaki bazı önemli makamlara geri getirdi. Siyasal İslamcıların hain olarak gördüğü Korgeneral Hamideti ise buna itiraz etti. Çünkü Hamideti, eski Devlet Başkanı Beşir’i sırtından bıçaklamıştı ve siyasal İslamcıların kendisine karşı duydukları düşmanlık duygularına aynı duygularla karşılık vermişti. İktidardaki bu önemli makamlarla ilgili anlaşmazlık, Burhan ile Hamideti arasında yavaş yavaş büyüdü. Bazen açıklamalarında kullandıkları imalı ifadelerle gün yüzüne çıktı, bazen de doğrudan dile getirdiler.
İki taraf, başta yeni birleşik iktidarın liderliğini kimin üstleneceği meselesi olmak üzere birkaç konuda anlaşmazlığa düştüler. Hamideti, müstakbel sivil devlet başkanının liderlik etmesini talep ederken, Burhan Genelkurmay Başbakanı’nın liderlik etmesini istedi. Hamideti, HDK orduya entegre edilirken dinci subayların ordudan çıkarılması çağrısında da bulundu. Uluslararası, bölgesel ve yerel arabuluculuk girişimleriyle ordu ile HDK arasındaki tansiyon düşürülmeye çalışılsa da son haftalarda olaylar hızla gelişti ve dün silahlı çatışma patlak verdi. Hamideti, eski dostu Burhan’ı ‘suçlu ve yalancı’ olarak nitelerken ordu, HDK’yı isyancı bir silahlı grup olarak tanımladı. Oysa HDK daha düne kadar ordu tarafından, Sudan Silahlı Kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası ve ‘ordunun içinden doğmuş’ bir yapı olarak tanımlanıyordu.
Son haftalarda tansiyonun yükseldiği olaylar sırasında HDK Komutan Yardımcısı Abdurrahim Dagalo’nun (Hamideti’nin kardeşi) doğrudan ülkedeki güç bağlantılarını kontrol eden ordu komutanlarıyla görüştüğü sırada yaptığı açıklamaları da dahil olmak üzere iki taraf arasındaki sert açıklamalar ve sözlü savaş tırmandı. Abdurrahim Dagalo, söz konusu açıklamasında, “İktidardaki kardeşlerimize mesajımız, iktidarı geri dönmeksizin halka teslim etmeleridir. Bugünden itibaren genç eylemcilerin öldürülmesine, siyasetçilerin tutuklanmasına izin vermeyeceğiz. Çok şeyi içimize attık. Çok sustuk. Bunların sebebi olmak istemezdik, ama Sudan halkını bir araya getiren ve adaleti sağlayan temel ilkelerden taviz vermeyeceğiz, geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
Karşılıklı sert açıklamalar sırasında Orgeneral Burhan ise şunları söyledi:
“Biz askerler olarak HDK’yı orduya entegre etmekle ilgileniyoruz. Aksi takdirde anlaşmadaki hiç kimse ilerleme kaydedemez.”
Birçok kişi bu açıklamadan, çerçeve anlaşmanın geri kalanının uygulanabilmesi için önce HDK’nın orduya entegre edilmesi gerektiğini anlamını çıkardı. Anlaşmada bu entegrasyonun iki taraf arasında kararlaştırılacak bir takvime göre gerçekleşmesi öngörüldüğünden birçok kişi Burhan’ın açıklaması karşısında şaşırdıklarını ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Alan Boswell, yaptığı değerlendirmede, HDK’nın, 2019 yılından bu yana büyümeye devam ettiğini, bu yüzden Hamideti’nin iktidardan vazgeçmesinin pek olası olmadığını söyledi. Boswell, Sudan’daki son gelişmelerin, iki taraf arasındaki iktidar mücadelesinden ibaret olduğuna inandığını ifade etti. Öte yandan taraflardan biri yahut her ikisinin ağır kayıplar vermeden müzakere masasına oturmayacaklarını düşünen Halud Hayr, çatışmalara sokaklara indikçe siviller arasındaki ölümlerin ve maddi kayıpların artacağını vurguladı. Hayr, sokaklardaki savaştıklarını ve sivillerin ölmesine neden oldukları için Burhan ve Hamideti’nin halk arasındaki popülaritelerini kaybedeceklerini de sözlerine ekledi. Boswell, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“İkisi de güçlü taraflar. Bu yüzden aralarındaki çatışma, son derece maliyetli, kanlı ve uzun soluklu olacaktır. Taraflardan biri Hartum’da kısmi bir zafer elde etse bile savaş ülke genelinde devam edecektir. Bu da Sudan’ın rakip kaleler olarak bölünmesine yol açacaktır. Şu an en kötü senaryoların gerçekleştiğine tanık oluyoruz. Mevcut durum, tüm bölge için bazı yansımaları olacak daha trajik olaylara doğru sürükleniyor.”
(Şarku’l Avsat)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *