Riyad’ın gerilimi düşürmek amacıyla arabuluculara başvurmaya devam ettiği bir dönemde, Sana yönetimi öne sürdüğü şartların hiçbirinden geri adım atmıyor.
Tesnim Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, özellikle Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistanlı yetkililerin Tahran ziyaretlerinin ardından Sana ile Riyad arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik bölgesel girişimlerin konuşulmasına rağmen, Sana güçleri dün Suudi Arabistan topraklarının iç kesimlerindeki saldırılarını yoğunlaştırdı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Krallığın doğusundaki Ras Tanura petrol rafinerisi ve diğer hedefler, şafak vaktinden akşam saatlerine kadar süren bir dizi operasyonla hedef alındı.
Yemen Operasyonlarının Şiddetlenmesi
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri, konuya ilişkin yaptığı açıklamada bir dizi askeri operasyonun düzenlendiğini duyurdu. Seri; Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı binasının, Najran Havalimanı ve Khamis Mushait’teki Kral Halid Hava Üssü’nde bulunan iki askeri nakliye uçağının iki balistik füzeyle vurulduğunu, ayrıca Abha Uluslararası Havalimanı’nın bir insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınarak hava trafiğinin aksatıldığını bildirdi.
Yemen Ordu Sözcüsü, güçlerinin iki ayrı operasyon daha gerçekleştirdiğini vurguladı: İlk operasyonda Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı hedef alınırken, ikinci operasyonda Doğu-Batı boru hattı üzerindeki ham petrol pompalama istasyonları çok sayıda İHA ile vuruldu.
Gözlemciler, Yemen’in bu operasyonlarını, ülkenin kendi şartlarına bağlı kalma ve Yemen halkının haklarını eksiksiz bir şekilde elde etme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bu şartlar; Yemen’e uygulanan ablukanın kaldırılması, saldırıların sona erdirilmesi, kamu çalışanlarının maaşları konusunun çözüme kavuşturulması, esirlerin mağduriyetine son verilmesi, yolların yeniden açılması ve tazminat ödenmesini kapsıyor.
Suudi Arabistan’ın İsrail Medyası Üzerinden Yeni Algı Operasyonu
Yemenli yetkililerin açıklamalarına göre Suudi Arabistan, sahada hiçbir başarı elde edememesine rağmen barış sürecine dönme konusunda gerçek bir niyet taşımıyor; bunun yanı sıra devşirdiği unsurları kışkırtarak Yemen içinde iç gerilim çıkarma planlarına devam ediyor.
Bu doğrultuda Suudi Arabistan’ın Yemen’de iç gerilimi tırmandırmak amacıyla attığı son adım, son saatlerde güney vilayetlerinden yüzlerce paralı askerini batıdaki Lahic vilayetine ve Babülmendep’in güneyine sevk etmek oldu.
Aynı bağlamda Yemenli siyasi kaynaklar Al-Akhbar gazetesine yaptıkları açıklamada, İbrani medyasında yer alan “Suudi Arabistan’ın askeri operasyonları durdurması karşılığında Sana’ya 1 milyar dolar ödediği” yönündeki iddiaları yalanladı. Kaynaklar, bu tür bilgilerin Riyad tarafından Sana’nın kararlılığını test etmek amacıyla kasıtlı olarak yayıldığını vurguladı.
Yemenli kaynaklar ayrıca, Suudi Arabistan’ın çeşitli arabuluculara başvurmasının ve arabuluculuk yoluyla gerilimi düşürme çabalarının, BM yol haritası kapsamında üstlendiği yükümlülüklerden kaçınmayı hedeflediğini belirtti. Riyad, kendisini Yemen’e yönelik saldırı ve ablukanın elebaşı olarak değil, Yemen içindeki çatışmayı çözen bir arabulucu gibi göstermeye çalışıyor.
Sana Güçlerinin İlerlemesi ve İşgal Altındaki Bölgelerde Paralı Askerlerin Yenilgisi
Askeri sahada ise Yemen güçleri, Babülmendep Boğazı’na hakim stratejik Kahbub Dağları’nda geniş alanların kontrolünü ele geçirdiklerini ve Suudi destekli unsurların boğazın güney yönünden ilerleyişini püskürttüklerini duyurdu.
Yemen güçleri ayrıca Suudi düşman unsurlarının toplanma alanlarını çok sayıda balistik füze ve ağır silahlarla hedef aldıklarını, saldırı sonucunda çok sayıda unsurun öldüğünü ve yaralandığını, ayrıca birkaç askeri aracın imha edildiğini doğruladı.
Diğer yandan Yemenli askeri kaynaklar Al-Akhbar gazetesine verdikleri demeçte, Suudi medyasında yer alan “Devler Tugayı” adlı grubun Babülmendep yakınlarındaki Dhubab Havalimanı’nın güneybatısına girdiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu bildirdi.
Söz konusu kaynaklar, bu medya organları tarafından yayınlanan görüntülerin, Lahic vilayetinin Al-Madaribah ilçesinin batısında, stratejik Kahbub Dağları’na 18 kilometre uzaklıktaki bir bölgede çekildiğini belirtti.
Kaynaklar, Devler Tugayı’nın, Lahic’in batısındaki Ras al-Arah bölgesine bağlı Al-Suqyah alanında unsurlarının kaçması nedeniyle kaybettiği bazı mevzileri geri almaya çalıştığını ifade etti. Benzer şekilde, “Vatan Kalkanı” adlı Selefi paralı asker unsurları da Kahbub dağ silsilesinin doğu uçlarında Sana güçlerinin kontrolüne geçen bazı mevzilerini geri alma girişiminde bulundu; ancak hiçbir grup ilerleme kaydedemedi.
Aynı kaynaklar, Sana güçlerinin Aden şehrine komşu Lahic vilayetinde geniş alanları kontrol altına aldıktan sonra, bu vilayetin kıyı şeridinde yeni kazanımlar elde ettiğini vurguladı.
Mekke İttifakı Üyeleriyle Tahran’da Toplantı
Önceki gün Tahran’a gelen Türkiye’den MİT Başkanı İbrahim Kalın, Pakistan’dan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve Suudi Arabistan’dan Savunma Bakanı Halid bin Selman ile İran adına Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai katıldı. Toplantıların ardından iki taraftan yapılan muhtelif açıklamalarda dostluk mesajları verildi.
Pezeşkiyan Moskova’ya gitti
Toplantının ardından, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Moskova’da düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu zirvesi kapsamında Rusya’ya gitti, Putin’le görüştü.
İran Cumhurbaşkanı görüşmede, Rusya’nın ev sahipliğindeki iyi karşılamadan ve siyasi, güvenlik ile ekonomik alanlarda süregelen desteklerinden dolayı teşekkür ederek, ikili ticari mübadelenin artan ve yükselen bir seyir izlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Pezeşkiyan, ABD’nin bölgedeki tek taraflı eylemlerine işaret ederek bu eylemlerin çok taraflılığın güçlendirilmesinin ve yaptırım altındaki ülkeler arasındaki etkileşimin genişletilmesinin gerekliliğini her zamankinden daha fazla ortaya koyduğunu vurguladı. Pezeşkiyan ayrıca, bölge ülkelerinin ABD’ye bağımlı olmaksızın bölge içi sorunları çözme konusunda tam kabiliyete ve iradeye sahip olduğunu belirtti.
Pezeşkiyan, iki ülkenin ortak iradesine vurgu yaparak bilimsel, ekonomik, sınai, kültürel, güvenlik ve askerî alanlarda ilişkilerin her yönden geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
Pezeşkiyan, Moskova, Kazan ve Astrahan’da kültür festivallerinin başarıyla düzenlenmesini ikili ilişkilerde değerli bir kazanım olarak nitelendirdi ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un raporu ve önerisine işaret ederek Rusya devlet radyo ve televizyonunun İran’da temsilcilik ofisi açması için gerekli izinlerin verildiğini, uygulama koordinasyonunun sürdürüldüğünü açıkladı.
Pezeşkiyan ayrıca Rusya’nın Tahran’da düzenleyeceği karşılıklı kültür ve medya festivali ile sergisini memnuniyetle karşıladı ve bu adımların iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin ve medya bağlarının derinleştirilmesi yolunda etkili bir adım olduğunu değerlendirdi.
Putin: Ticaret hacmi artıyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de görüşmede, Rusya ile İran arasındaki ticaret hacminin 2026 miladi yılının ilk sekiz ayında yüzde 10,4 arttığını açıkladı. Vladimir Putin ayrıca ortak projelerin uygulanma sürecine işaret ederek İran’daki Buşehr Nükleer Santrali’nin inşasının halen sürdüğünü ve Rusya’nın İran ile ortak projeler çerçevesindeki tüm taahhütlerini yerine getirdiğini vurguladı.
Rusya Cumhurbaşkanı, İran Cumhurbaşkanı ile görüşmesine değinerek Orta Doğu’daki duruma ilişkin bölgedeki gelişmelerin olumlu bir yöne evrileceği temennisinde bulundu.
Vladimir Putin son olarak Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu zirvesini yapıcı olarak nitelendirdi ve Rusya’nın her zaman İran Cumhurbaşkanını ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Rezai, Hamaney ile Görüştü
Tesnim’in bildirdiğine göre, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rezai, İslam İnkılabı Rehberi Mücteba Hamaney ile görüştü.
Bu görüşmede Hameney, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ve sekreteryasını ülkenin işlerinde bir “tedbir kavşağı” olarak nitelendirdi; “kültür”, “siyaset”, “ekonomi” ve “güvenlik” olmak üzere dört alanın karşılıklı etkileşimine ve her alandaki karar alma süreçlerine uygun eklerin (püskürtülerin/yaklaşımların) dahil edilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
Hameney, her eylemin başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar eksiksiz bir resmine dayanan yol haritasından yararlanmanın, sağlam ve kararlı kararlar almanın bir ön koşulu olduğunu belirtti.
Ulusal uyum ve birliğin güçlendirilmesi ile halk ve yetkililer arasındaki karşılıklı güven, ülkenin sorunlarının çözümünü kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla Cumhurbaşkanı ve yürütme organlarına yardımcı olmak için Anayasa’nın özellikle 176. maddesindeki kapasitelerden yararlanılması, Hürmüz Boğazı üzerinde yönetim uygulanarak ulusal ve bölgesel güvenliğin korunması ile sürdürülebilir ve karşılıklı çıkarlar temelinde komşu ülkelerle ikili ilişkilerin pekiştirilmesi, bu görüşmede ele alınan diğer konular arasında yer aldı.
Hameney, düşmanın çıkmaza girmesini ulusal direnişin meyvelerinden biri olarak nitelendirdi; halkın ülkeyi ve sistemi savunmadaki varlığını sürdürmesi için aktif ve zamanında bilgilendirme yapılmasının yanı sıra, savaşın ve “ne savaş ne barış” koşullarının sona erdirilmesi amacıyla ülke yetkilileri tarafından öne sürülen şartların gerçekleştirilmesi yoluyla İran milleti ile Direniş Cephesi’nin hak ve çıkarlarının temin edilmesinin takip edilmesini vurguladı.
Görüşmede Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Rezai, ülkenin çeşitli alanlardaki durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bir rapor sundu. Rezai’nin sunduğu raporda, İslam Cumhuriyeti’nin “bölgesel içsel düzenlemeler ve düzen oluşturma” stratejik politikasının izlenmesini, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteryası’nın yürütmekte olduğu eylemler arasında belirtti.
Rezai, Yemen Temsilcisiyle Görüştü
Tesnim Haber Ajansı Dış Politika Grubu’nun bildirdiğine göre, Mekke İttifakı toplantısına katılan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rezai, Yemen’in Tahran Büyükelçisi İbrahim Muhammed el-Deylemi ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen’deki çatışma cephelerindeki son durum ele alındı.
Tümgeneral Rezai bu görüşmede, Yemen’in Filistin’i savunmasını, Kırk Gün Savaşları’nda İsrail’e karşı sergilediği onurlu mücadeleyi ve Gazze’ye verdiği desteği takdirle karşıladı. Tahran’da yakın zamanda düzenlenen dörtlü zirveye değinen Rezai:
“Bu zirve; tüm bölgede içsel güvenlik düzenlemelerinin sağlanması, yabancı güçlerin çekilmesi ve bu güçlerin bölge ülkelerinin iç işlerine müdahalesi meselesinin ele alınması amacıyla gerçekleştirilmiştir” dedi.
Yemen Büyükelçisi de görüşmede Tümgeneral Rezai’nin ve İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumundan dolayı teşekkürlerini sundu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *