CNN, 100’den fazla ABD’li askeri danışmanın, Ensarullah’a karşı Suudi Arabistan’a istihbarat sağladığını bildirirken, Suudilerin desteklediği devrik Yemen hükümet de Ensarullah’ın ilerleyişinin geçici olduğunu iddia etti. Devrik hükümetin lideri Reşad el-Alimi, “Babulmendeb ikinci bir Hürmüz olmamalı” açıklaması yaptı.
Yemen’de devrim hükümet güçleri ile Ensarullah arasındaki çatışmalar sürerken, Ensarullah’ın Muha kentini ele geçirmesi üzerine devrik hükümet güçleri kentte yeniden konuşlanarak bir komuta merkezi kurduklarını duyurdu.
Devrik Yemen hükümetine bağlı Yemen ordusunun askeri sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Ensarullah’a ait “her türlü askeri hareketliliği etkisiz hale getirmek” amacıyla belirlenen bölgede farklı silah ve ateş gücünün kullanılacağı belirtildi.
Operasyon bölgesinin Muha kenti ve çevresi ile Muha’yı Taiz iline bağlayan yolu kapsadığı kaydedilen açıklamada, ordunun hangi silahları kullanacağı ve operasyonun ne kadar süreceğine ilişkin bilgi verilmedi. Açıklamada ayrıca sivillere, “ikinci bir duyuruya kadar” Taiz-Muha yolunu kullanmamaları konusunda uyarı yapıldı.
Ensarullah, Yemen ordusunun açıklamasına ilişkin henüz açıklama yapmadı.
Financial Times’ın haberine göre Ensarullah, Yemen hükümetiyle bağlantılı güçleri bölgeden çıkararak perşembe günü tarihi Muha Limanı’nın kontrolünü ele geçirdi. Bir dönem Avrupa ve Ortadoğu arasındaki kahve ticaretinin önemli merkezlerinden biri olan Muha’nın kaybedilmesi, Suudi Arabistan’ın desteklediği Yemen güçleri açısından önemli bir gerileme olarak değerlendiriliyor.
International Crisis Group Yemen analisti Ahmed Nagi’ye göre Ensarullah güçleri artık Babülmendep Boğazı’na yaklaşık 50 kilometre mesafede bulunuyor.
Chatham House analisti Farea al-Muslimi, Muha’nın kaybedilmesini Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen güçleri açısından “çok büyük bir gerileme” olarak nitelendirdi. Al-Muslimi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisine ve Ensarullah’ın Babülmendep’e doğru ilerlemesine dikkat çekerek, gelişmenin bölgedeki güç dengeleri açısından önem taşıdığını söyledi.
CNN: 100’den fazla ABD’li askeri danışman, Husilere karşı Suudi Arabistan’a istihbarat sağlıyor
CNN’in ismini paylaşmadığı konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD’nin Ensarullah’a yönelik saldırılarında Suudi Arabistan’a destek verdiği savunuldu.
100’den fazla ABD askeri danışmanının, Suudi Arabistan’da Ensarullah’a yönelik saldırılara “istihbarat ve hedefleme desteği” sağladığı iddia edilen haberde, bir ABD yetkilisine göre, ABD askeri personelinin yeni oluşturulan ortak kuvvetler komutanlığı kapsamında görev yaptığını ve toplam asker sayısının yaklaşık 200 olduğu belirtildi.
Haberde görüşlerine yer verilen bir ABD’li yetkili, ABD’nin Suudi Arabistan’a, savaş alanında neler olduğunu gerçek zamanlı olarak görmelerini sağlayan hedefleme aracını kullanmasında yardımcı olduğunu kaydetti.
ABD’nin Suudi Arabistan ile istihbarat paylaşımında bulunduğu ancak “saldırılara doğrudan katılmadığı” iddia edilen haberde, ABD’li yetkililerin, yüzlerce İran Devrim Muhafızları Ordusu subayının Babu’l Mendeb Boğazı’nı kapatmak amacıyla Yemen’de Husilerle birlikte çalıştığına inandığı iddia edildi.
NYT: ABD’nin hava saldırılarında Yemen’de çok sayıda sivili katledildi
ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesinin Brown Üniversitesi raporuna dayandırdığı haberinde, ABD’nin 2023 sonlarından 2025 ortalarına kadar Yemen’deki Ensarullah’a karşı düzenlediği hava saldırılarında 213 sivilin hayatını kaybettiği belirtildi.
Haberde, kayıpların büyük çoğunluğunu oluşturan 208 ölüm ve 341 yaralanmanın ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde meydana geldiği bilgisine yer verildi.
Suudi Arabistan’dan Ensarullah’a kınama ve Kızıldeniz uyarısı
Suudi Arabistan devlet televizyonu El-İhbariyye’nin haberine göre, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Abdülaziz el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyinin Yemen oturumunda konuşma yaptı.
Vasıl, Suudi Arabistan’ın “Husilerin ülkenin güneyindeki şehirlerde sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırıları kınadığını” belirtti.
Ensarullah’ın sivilleri, sivil altyapıyı ve ekonomik tesisleri hedef alma hususunda sistematik bir yaklaşım izlediğini öne süren Vasıl, grubun Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini kaydetti. Vasıl, Kızıldeniz’deki deniz trafiğinin hedef alınmasını “aşırı derecede tehlikeli bir suç davranışı” olarak nitelendirdi.
“Husilerin tırmanışının” yalnızca Yemen iç bölgesiyle sınırlı kalmadığına işaret eden Vasil, bu eylemlerin Suudi Arabistan topraklarını hedef almaya ve bölgedeki uluslararası ticaret ile seyrüsefer hareketini tehdit etmeye kadar uzandığını vurguladı.
Maliki, “Koalisyon Komutanlığı, Suudi Arabistan’ın egemenliğini, milli imkanlarını, sivilleri ve sivil nesneleri bu kötü niyetli saldırılardan korumak için gerekli sorumlulukla hareket edecektir.” ifadelerini kullandı.
Devrik Yemen hükümeti: Ensarullah’ın sahadaki her türlü ilerleyişi geçicidir
Yemen Askeri Enformasyon Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, devrik hükümetin Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi başkanlığında, konsey üyeleri ve üst düzey yetkililerin katılımıyla Ulusal Savunma Konseyi toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıda, ülkedeki askeri operasyon sahalarındaki gelişmeler, Ensarullah’ın “tırmanışının” ulusal güvenlik, bölgesel istikrar ve deniz hatlarının güvenliği üzerindeki etkileri ele alındı.
Taiz, Marib, Cevf, Beyda ve Dali cephelerindeki operasyonların seyri, birliklerin savaşa hazırlık durumu ve bazı cephelerde inisiyatifin yeniden ele alınması için atılan adımlar değerlendirildi.
Sahil bölgesindeki son gelişmeler ve birliklerin yeniden konuşlandırılmasının da ele alındığı toplantıda, şu ifadelere yer verildi:
“Sahadaki geçici her türlü ilerleme, milislere güç kullanarak bir emrivaki yapma hakkı vermez. Bu savaş tek bir mevzi, ilçe veya cephe savaşı değil; devlet kurumlarının yeniden tesisi ve ülke toprağının tamamında egemenliğin sağlanması amacını taşıyan kapsamlı bir ulusal savaştır. Milislerin geçici bir saha kazanımını kalıcı bir siyasi veya coğrafi gerçeğe dönüştürme yönündeki her türlü çabası, Yemenlilerin iradesi ve silahlı kuvvetlerin cesaretiyle boşa çıkarılacak bir hayalden ibarettir.”
“Babulmendeb ikinci bir Hürmüz olmamalı”
Devrik hükümetin lideri Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Ensarullah’ın, özellikle Babulmendeb ile Taiz’in batı cephelerinde gerilimi tırmandırdığını öne sürerek, devletin, Yemen halkını koruma, otoritesini toprakların tamamına yayma, kıyılarını, limanlarını ve karasularını koruma sorumluluğunu yerine getirmeye devam edeceğini savundu.
Alimi, “Yemen, Babulmendeb’i savunarak, sadece kendi güvenliğini ve egemenliğini savunmakla kalmıyor bilakis ticaret, enerji kaynakları ve hayati önem taşıyan gıda maddeleri tedariği için en önemli su yollarından birini de savunmuş oluyor.” ifadesini kullandı.
Bölgede yaşanan gerilimle İran’ın, kendisine yönelik uluslararası baskıyı, komşu ülkeleri hedef alarak, enerji tesislerini, Kızıldeniz’i ve tedarik zincirlerini tehdit ederek dışarıya ihraç etme ve ekonomik bir krize dönüştürme politikası arasında çok net bir bağlantı olduğunu dile getirdi.
Alimi, Babulmendeb’in ikinci bir Hürmüz’e ve Yemen’in de İran rejiminin jeopolitik şantaj platformuna dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
Ensarullah, Suudi Arabistan’ın son 24 saatte Yemen’e 64 hava saldırısı düzenlediğini bildirdi
Ensarullah Askeri Sözcüsü Yahya Seri’nin konuyla ilgili yaptığı açıklama El-Mesire kanalında yayımlandı. Seri, “Son 24 saat içinde Taiz, Hudeyde, Marib ve Cevf’e 64 hava saldırısı düzenlendi. Bu saldırılar Suudi Arabistan uçakları tarafından düzenlendi.” ifadesini kullandı.
Kanaldaki bir diğer haberde de Saada kentine bağlı Ez-Zahir ilçesi ile Taiz’in batısındaki Zevban ilçesinin de Suudi Arabistan tarafından hedef alındığı belirtildi.
Suudi Arabistan’dan söz konusu açıklamalara ilişkin cevap vermedi.
Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *