Kolombiya’nın Golan’daki siyonist işgali tanıma kararını kimler kınadı?

Kolombiya’nın Golan’daki siyonist işgali tanıma kararını kimler kınadı?

Kolombiya hükümetinin, siyonist işgali altındaki Golan Tepelerini “İsrail toprağı” saydığına ilişkin açıklamasına birçok kurum tepki gösterirken, kararın uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına aykırı olduğu öne sürüldü. Tepki gösterenlerin çoğu Arap dünyasından, Arap Birliği, Arap Parlamentosu, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türkiye olurken, Batı dünyası, Çin ve Rusya dahil olmak üzere uluslararası toplumdan tek bir tepki verilmedi.

Kolombiya’nın, işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri üzerinde “İsrail egemenliğini” tanıma kararına tepkiler Arap dünyası ve Türkiye ile sınırlı kaldı. Uluslararası toplum adı verilen Avrupa-ABD ittifakından bir kınama mesajı gelmemesi dikkat çekti. BM’den gelen kınama ise, batıyı rahatsız etmeyecek şekilde, alt düzey bir temsilci tarafından geçiştirildi.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, Kolombiya Dışişleri Bakanlığının 10 Ağustos, işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri üzerinde “İsrail egemenliğini” tanımaya yönelik bildirisine Arap dünyasından ve Türkiye’den kınama mesajları geldi.

Kolombiya’nın 10 Ağustos’ta yayımlanan bildirisi Arap dünyasında ve uluslararası alanda geniş yankı uyandırıp kınanırken, Suriye hükümeti Golan Tepeleri’nin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak Kolombiya hükümetinin bu kınanan bildirisinin BM Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kolombiya Dış İlişkiler Bakanlığının 10 Ağustos 2026 tarihli ve işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerinde “İsrail egemenliğini” tanıyan açıklamasını en sert şekilde kınadı. Suriye Hükümeti, Kolombiya’nın söz konusu tutumunu, uluslararası hukuk hükümleri ve ilgili BM kararlarıyla bağdaşmayan güvenlik gerekçelerine dayandırdığını belirtmişti.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kolombiya’nın bildirisi kınandı. Açıklamada, işgalci İsrail’in ilgili BM kararlarını, özellikle de 1981 tarihli 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararını hiçe saymasına yardım etmenin gerçekleri değiştirmeyeceği belirtilerek, İsrail’in işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerindeki kanunlarını, yetkisini ve yönetimini dayatmasının batıl, hükümsüz ve hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığı vurgulandı.

Açıklamada, işgalci İsrail’in tüm işgal altındaki Arap topraklarından çekilerek uluslararası meşruiyet kararlarına uyması gerektiği kaydedilirken, işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerinde İsrail’in egemenliğini tanımaya yönelik her türlü tek taraflı karara karşı uyarıda bulunuldu.

Ürdün

Ürdün Dışişleri Bakanlığı da Kolombiya’nın tanıma kararını kınayarak bunun uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin uluslararası hukuk ve Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı uyarınca Suriye topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Bakanlık ayrıca İsrail’in Suriye toprakları içindeki devam eden saldırı ve sızmalarını kınayarak, Suriye’nin birliğini, egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü desteklediğini yineledi ve uluslararası topluma İsrail’i işgale son vermeye zorlaması çağrısında bulundu.

Mısır

Mısır Cumhuriyeti, işgal altındaki Golan Tepeleri’ne ilişkin Kolombiya bildirisini kınayarak, ilgili uluslararası hukuk kurallarına ve uluslararası meşruiyet kararlarına aykırı olması ile Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm toprakları üzerindeki meşru ve sarsılmaz haklarına bir müdahale teşkil etmesi nedeniyle bu kararı kesin bir şekilde reddettiğini kaydetti.

Mısır, İsrail’in işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’nden çekilmesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail’in işgalini pekiştirmeyi veya Golan’ın ilhakına meşruiyet kazandırmayı amaçlayan tüm tedbir ve kararların hiçbir hukuki sonuç doğurmadığını ve hukuki statüsünü değiştirmediğini belirtti. Açıklamada ayrıca, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğini, topraklarının birlik ve bütünlüğünü, işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerindeki hakkını destekleyen kararlı tutum yinelendi; uluslararası hukuk ve BM Şartı ilkelerine saygı duyulması gerektiği vurgulandı.

Arap Birliği

Merkezi Mısır’da bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi, Kolombiya bildirisini reddettiğini ifade ederek, bu açıklamanın hukuki olarak yok hükmünde olduğunu, işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’nin statüsünü veya üzerindeki egemenliği belirlemede hiçbir değere sahip olmadığını ve Golan’ın uluslararası hukuk ile uluslararası meşruiyet kararları gereğince işgal altında bir Suriye toprağı kalmaya devam edeceğini vurguladı.

Genel Sekreter, topraklar üzerindeki egemenliğin işgal yoluyla kazanılamayacağını belirterek, işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’nin hukuki statüsünün hükümetlerin veya siyasi yönelimlerinin değişmesinden etkilenemeyecek kadar köklü olduğunun altını çizdi. Fehmi, Kolombiya hükümetine bu açıklamadan vazgeçmesi ve tutumunu uluslararası hukuk hükümlerine uyumlu hale getirmesi çağrısında bulundu.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, bu adımın uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına, özellikle de işgalci otoritenin işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerindeki yasalarını ve yönetimini dayatmasını geçersiz, batıl ve hiçbir hukuki sonucu olmayan bir karar olarak nitelendiren 1981 tarihli 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararına aykırı olduğunu belirterek bu adımı reddettiğini vurguladı.

Bakanlık, Kuveyt’in Golan’ın Arap ve işgal altında bir Suriye toprağı olduğu yönündeki kararlı tutumunu yineleyerek, işgalin pekiştirilmesini veya meşrulaştırılmasını amaçlayan tüm kararları reddettiğini; Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası hukukun ilkeleri uyarınca toprakların güç yoluyla ele geçirilemeyeceği ilkesini vurguladı.

Kuveyt ayrıca, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini teyit ederek uluslararası toplumdan, özellikle de Güvenlik Konseyi’nden, uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı duyulmasını sağlama ve işgalci İsrail güçlerini tüm işgal altındaki Arap topraklarından çekilmeye zorlama konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesini istedi.

Irak

Irak Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklamayla Golan Tepeleri’nin Arap ve işgal altında bir Suriye toprağı olduğunu, hiçbir tarafın onun hukuki statüsünü değiştirmeye veya işgale hak etmediği bir meşruiyet kazandırmaya hakkı bulunmadığını belirtti. Bakanlık, Kolombiya bildirisinin herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığını ve Golan Tepeleri’nin işgal altındaki Suriye Arap topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeğini değiştirmediğini kaydetti.

Irak Dışişleri Bakanlığı, işgal güçlerinin işgal altındaki bir toprak üzerindeki sözde egemenliğinin tanınmasının tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini, uluslararası hukukun ilkelerini ve özellikle devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesini zedelediğini vurguladı. Bakanlık ayrıca Irak’ın İsrail’in Arap topraklarını işgal etmesine karşı çıkan tutumunu ve Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü koruması yönündeki tam dayanışmasını yineledi.

Türkiye

Türkiye Dışişleri Bakanlığından Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan açıklamada, “Kolombiya’nın, İsrail’in Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olan Golan Tepeleri’nin işgaline meşruiyet kazandırmayı amaçlayan bildirisini şiddetle kınıyoruz” denilerek, Kolombiya’nın bu adımının uluslararası hukukun, özellikle de Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararının ciddi bir ihlali olduğu ve hiçbir hukuki değer taşımadığı belirtildi.

Bakanlık ayrıca, uluslararası toplumu İsrail’in işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’ndeki işgaline son verme ve Suriye’nin egemenliği ile istikrarını hedef alan saldırılarını durdurma konusundaki taahhütlerini yerine getirmeye çağırırken; Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve ülkedeki kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesini desteklemeye devam edeceğinin altını çizdi.

Körfez İşbirliği Konseyi

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed El-Budeyvi, Kolombiya hükümetinin işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri üzerinde sözde İsrail egemenliğini tanınmasını en sert şekilde kınayarak, bu tanıma kararının Golan’ın işgal altında bir Arap Suriye toprağı olduğunu teyit eden tüm uluslararası yasa ve kararlara aykırı olduğunu vurguladı.

El-Budeyvi konseyin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, “Uluslararası ve BM kararlarına dayanan gerçeklikle bağdaşmayan her türlü karar ve tanıma kabul edilemez olup bölgedeki barış ve güvenliği olumsuz etkilemektedir” ifadesini kullanarak, Kolombiya hükümetine bu geçersiz tanıma kararını geri çekme çağrısında bulundu. Ayrıca işgalci İsrail’in, işgal altındaki Suriye Golan’ı dahil tüm işgal altındaki Arap topraklarından çekilmeye yönelik uluslararası meşruiyet kararlarına uyması gerektiğini vurguladı.

El-Budeyvi, KİK ülkelerinin Suriye’yi destekleyen kararlı tutumunu yineleyerek; işgal altındaki Golan dahil olmak üzere ülkenin egemenliğini, bağımsızlığını, birliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusunda Suriye’nin yanında olduklarını, Suriye’nin egemenliğini zedeleyecek veya toprak bütünlüğünü ihlal edecek her türlü eylem ve ihlali kesin bir dille reddettiklerini belirtti.

İslam İşbirliği Teşkilatı

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Hüseyin İbrahim Taha, benzer bir açıklamayla bu adımın uluslararası hukukun ve ilgili BM kararlarının, özellikle de 1981 tarihli 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Taha, Kolombiya’nın kararının, uluslararası hukuk ve ilgili BM kararları uyarınca işgal altında bir Arap Suriye toprağı olan Golan’ın hukuki statüsünü değiştirmediğini belirterek, Kolombiya Cumhuriyeti hükümetine bu yasa dışı tanıma kararını geri çekme çağrısında bulundu ve Teşkilatın Suriye’nin birliğini, güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu yinelendi.

Filistin

Filistin Dışişleri Bakanlığı X platformunda yayımladığı açıklamada, Filistin’in bu tutumu kesin bir şekilde reddettiğini belirterek; bu tutumun, Golan Tepeleri’nin Suriye topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu ve uluslararası hukuk ile ilgili BM kararları, özellikle de 1981 tarihli ve 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararı uyarınca işgal altında bir Suriye toprağı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini kaydetti.

Lübnan

Lübnan Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklamayla, Suriye’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve birliğine saygı duyulması gerektiğini yineleyerek; İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri’nin ilhakını içeren kararının uluslararası hukuk kurallarına, BM Şartı hükümlerine ve aralarında toprakların güç yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını vurgulayan 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararının da yer aldığı BM kararlarına aykırı olduğunu belirtti.

Libya

Libya’dan Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti, Kolombiya’nın açıklamasını şiddetle kınayarak bunun uluslararası hukuk kurallarına ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğunu kaydetti. Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı da benzer bir açıklamayla, bu tür karar ve tutumların bölgedeki durumu alevlendireceğini, gerginliği artıracağını ve barışı zedeleyeceğini belirtti.

Yemen

Suudi destekli devrik Yemen hükümetine bağlı Yemen Dışişleri Bakanlığı yayımladığı açıklamada, Yemen’in Suriye ile tam bir dayanışma içinde olduğunu, ülkenin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve birliğine bağlı kaldığını belirtti.

Arap Parlamentosu

Arap Parlamentosu Başkanı Muhammed bin Ahmed El-Yemahi, Kolombiya’nın işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanımasını şiddetle kınayarak, bu adımın uluslararası meşruiyet kararlarını hiçe sayan yasa dışı bir çaba olduğunu kaydetti.

BM Güvenlik Konseyi‘nin 1981 tarihli 497 sayılı kararının hukuki referans olduğuna dikkati çeken El-Yemahi, işgal gücünün kararlarının geçersiz olduğunu ve bu durumu meşrulaştırma girişimlerinin hükümsüz sayıldığını belirtti.

Arap Parlamentosu, Kolombiya hükümetine kararından derhal vazgeçme çağrısında bulunarak, Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmesine yönelik tam desteğini yineledi.

BM’den alt düzey tepki

Kolombiya kararına Avrupa ve ABD’den hiçbir tepki gelmezken, batıdan gelen tek tepki BM’den, o da batıyı rahatsız etmeyecek şekilde alt düzey bir temsilci tarafından yapıldı.

BM Suriye Özel Temsilci Yardımcısı Claudio Cordone, Kolombiya’nın bildirisinde yer alan işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde “İsrail egemenliğini” tanınmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Cordone, paylaşımlarında, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in geçtiğimiz günlerde Şam’da teyit ettiği üzere Golan Tepeleri’nin işgal altında bir Suriye toprağı olduğunu kaydetti.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığı, X platformunda yayımladığı açıklamada, söz konusu kararın uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve başta 1981 tarihli 497 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olmak üzere uluslararası meşruiyet kararlarıyla çeliştiğini belirtti.

Bakanlık, Umman’ın Golan Tepelerinin işgal altındaki Suriye toprağı olduğuna ilişkin değişmez tutumunu yinelediğini, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm toprakları üzerindeki egemenliğini ve birliğini desteklediğini ifade etti.

Açıklamada, tüm devletlere Birleşmiş Milletler Şartı’na, uluslararası hukuk hükümlerine ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına uyma çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, X platformunda yayımladığı açıklamada, söz konusu tanımanın ilgili Birleşmiş Milletler hukukuna, özellikle de İsrail’in işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’ne kendi yasalarını, yargı yetkisini ve yönetimini dayatmasını “geçersiz ve hükümsüz” ilan eden ve bunun hukuki bir sonuç doğurmayacağını belirten 1981 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararına açıkça aykırı olduğunu bildirdi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, bu tür tutumların barışın sağlanmasına katkıda bulunmadığını, aksine işgal altındaki Golan Tepeleri konusundaki yerleşik uluslararası tutumdan uzaklaşmayı temsil ettiğini belirtti.

Açıklamada, söz konusu yaklaşımın fiili durumu dayatma anlayışını pekiştirdiği ve bölgede barışın sağlanmasına yönelik çabaları zayıflattığı ifade edildi.

Suudi Arabistan, Golan Tepeleri’nin işgal altındaki Suriye toprağı olduğu yönündeki tutumunu yineleyerek, bölgenin hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçlayan herhangi bir işlem veya kararın hukuki bir hak doğurmayacağını ve bu tür uygulamalara meşruiyet kazandırmayacağını vurguladı.

Bakanlık, Kolombiya hükümetine tutumunu gözden geçirme, uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına bağlı kalma ve bölgede güvenlik, istikrar ile adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabalara desteğini sürdürme çağrısında bulundu.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *