Suriye Cumhurbaşkanı, devrik rejiminin tasfiyesinin yalnızca Suriye için değil, bölge ve dünya açısından da gerekli olduğunu, rejimi tasfiye etmek için hiçbir dış destek almadıklarını söyledi. Ayrıca “İslam ile içinde farklı fikirler ve içtihatlar barındıran İslami tecrübeleri birbirinden ayırıyoruz” dedi.
El-Şara, Al Jazeera’de yayımlanan “Ahmed El-Şara” programına verdiği özel röportajda, kişisel hayatı, yetiştiği çevre ve öğrencilik yıllarından Şam’ın özgürleştirilmesine uzanan sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Golan’a aidiyetinin, ailesi ve toplum içindeki günlük söylem aracılığıyla şekillendiğini ifade eden Şara, Suriye’nin yedi bin yıllık tarihi boyunca çeşitliliğiyle inşa edildiğini belirtti.
Arap halklarının meselelerini ele alan Arap milliyetçiliği söyleminden etkilendiğini dile getiren Şara, bu söylemin İslami söylemle kesişen noktaları bulunduğunu söyledi. İslam ile tarih boyunca ortaya çıkan farklı İslami tecrübelerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Şara, “İslam ile içinde farklı fikirler ve içtihatlar barındıran İslami tecrübeleri birbirinden ayırıyoruz.” dedi.
Şara, yetiştiği çevrenin devrik rejimin vatandaşlara yönelik politikaları, uygulamaları ve baskıları nedeniyle rejimi reddettiğini kaydetti.
Şara, tüm deneyimlerden yararlandığını ve rejimi Şam’ın içinden devirmek için çalışmaları planlamaya başladığını belirtti. Yenilgiler ve kayıpların, özellikle imkânların sınırlı olduğu koşullarda kendisine pek çok şey öğrettiğini söyleyen El-Şara, dışarıdan herhangi bir dış destek almadıklarını ve İdlib’de dengeli bir ekonomik ortam oluşturduklarını iddia etti.
Şara, Suriye’nin bölgenin kilit ülkesi olduğunu belirterek, “Tüm tecrübelerden faydalandım ve rejimi Şam’ın içinden devirmek için çalışmaları organize etmeye başladım.” diye konuştu.
Devrik rejimin ortadan kaldırılmasının yalnızca Suriye için değil, tüm bölge açısından gerekli olduğunu belirten Şara, rejimle mücadelede askeri boyuta odaklanılırken, aynı zamanda yeniden inşa dönemine hazırlık yapıldığını söyledi.
Şara, “Savaşın, inşanın ve ekonominin hakkını aynı anda veriyordum. Kuşatma altında ve yoğun baskı gören bir bölgede bulunmamıza rağmen bunu yaptık.” dedi.
İdlib ve eski muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde yürütülen çalışmaları uluslararası kamuoyuna aktarmaya önem verdiklerini kaydeden Şara, bu amaçla medya kuruluşları ile bölgeyi ziyaret eden heyetlerden yararlandıklarını söyledi. İdlib ve özgürleştirilmiş bölgelerde farklı alanlarda yürüttükleri çalışmaları medya ve ziyaretçiler aracılığıyla doğru biçimde aktarmaya çalıştıklarını belirten Şara, şunları anlattı:
“İdlib’de yaşam standardı bakımından da devrik rejimi geride bıraktık. İnşa araçlarını ve kurumların yönetimini öğreniyorduk. Bir Şura Meclisimiz, üniversitelerimiz ve medya kuruluşlarımız vardı; büyük bir sanayi şehri, konut mahalleleri, alışveriş merkezleri, yollar ve başka yapılar inşa ettik.”
Şara, insanlığın bu topraklarda başladığı görüşüne inandığını belirterek, “Şam’ın karşısında durduğumuzda, insanlık medeniyetinin karşısında duruyoruz.” ifadelerini kullandı.
(AA, SANA)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *