Gazze’de ‘barış’ süreci nasıl işliyor?

Gazze’de ‘barış’ süreci nasıl işliyor?

Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin’in haberine göre, ağır silahlar ile tünellerin, ulusal komitenin denetiminde tasfiye edilmesini, milis yapıların dağıtılmasını ve profesyonel güvenlik kurumlarının kurulmasını içeren planda, silahların İsrail’e teslim edilmeyeceği vurgulanıyor.

Sürece dair açıklama yapan Hamas yöneticisi Gazi Hamad, Filistin halkını savaştan ve insani felaketten kurtarmak amacıyla siyasi tavizler verdiklerini ancak hareketin siyasi hedeflerinden vazgeçmeyeceğini belirtirken, silahsızlanmanın yalnızca bütün tarafların yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirmesi ve uluslararası bir izleme mekanizmasının güvence sağlaması hâlinde başlayacağını açıkladı.

İsrail’in çekilme takvimi ile uluslararası gücün yapısı ve yetkileri konusundaki müzakereler sürerken, anlaşmanın yürürlüğe girmesi tarafların nihai onayını bekliyor.

14 Gün İçinde Başlaması Öngörülen Yeni Dönem

Çetin’in haberine göre, Gazze Şeridi için hazırlanan kapsamlı barış anlaşması taslağı, tarafların onay vermesinden itibaren 14 gün içinde yürürlüğe girecek geniş kapsamlı siyasi, güvenlik ve idari düzenlemeleri ortaya koydu. Taslağa göre ilk aşamada askeri operasyonlar durdurulacak, ateşkes yükümlülükleri eksiksiz şekilde uygulanacak ve ardından Gazze’nin yönetimi, güvenliği ve yeniden imarını kapsayan daha kapsamlı bir geçiş sürecine geçilecek. Plan kapsamında Gazze’nin idaresi bağımsız bir ulusal komiteye devredilecek, uluslararası bir istikrar gücü konuşlandırılacak ve ağır silahlar ile tünellerin tasfiyesine başlanacak.

Taslak metne göre geçiş döneminin merkezinde, Gazze’nin sivil ve güvenlik yönetimini üstlenecek bağımsız bir ulusal komite yer alacak. Komitenin tam bağımsızlıkla çalışacağı, Filistinli grupların kararlarına müdahale edemeyeceği ve çalışmalarını etkileyemeyeceği özellikle vurgulanıyor. Komite aynı zamanda mali yönetimden, kamu hizmetlerinin sürdürülmesinden, temel kurum ve altyapının işletilmesinden, kamu harcamalarının düzenlenmesinden ve hayati sektörlerin faaliyetlerinin devam ettirilmesinden sorumlu olacak. Böylece yıllardır savaş ve yıkımın etkisi altında yaşayan Gazze halkına temel hizmetlerin kesintisiz ulaştırılması hedefleniyor.

Uluslararası Güç ve Güvenlik Düzenlemeleri

Taslağın güvenlik bölümünde ise Gazze içerisinde uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması öngörülüyor. Bu gücün geçiş döneminde güvenliğin sağlanmasına katkı sunması, insani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması ve yardım operasyonlarını koruması planlanıyor. Söz konusu uluslararası gücün faaliyetlerini ulusal komite ve ilgili uluslararası kuruluşlarla koordinasyon içinde yürütmesi öngörülüyor.

Belgede ayrıca Gazze’deki silahların düzenlenmesinden sorumlu makam olarak ulusal komite gösteriliyor. Ağır silahların ve yer altı tünellerinin tasfiye sürecinin komitenin gözetiminde başlatılması planlanırken, silahsızlanma sürecinin İsrail’e herhangi bir silahın teslim edilmesini veya devredilmesini içermeyeceği açık şekilde ifade ediliyor. Buna göre süreç, Filistinli taraflar ile uluslararası mekanizmaların birlikte oluşturacağı sistem çerçevesinde yürütülecek.

Milis Yapılarının Tasfiyesi ve Yeni Güvenlik Modeli

Taslak anlaşma, silahlı milis yapıların dağıtılmasını ve bu grupların mensuplarının kurulacak yeni güvenlik kurumlarına alınmamasını da öngörüyor. Amaç, geçmişteki fraksiyon temelli güvenlik yapılanmalarının yerine, sivil otoriteye bağlı profesyonel güvenlik kurumlarının oluşturulması olarak belirtiliyor.

Bunun yanında Filistinli gruplar arasında iç şiddetin sona erdirilmesine yönelik ayrı bir anlaşmanın imzalanması, askeri geçit törenleri ile silahlı gösterilerin yasaklanması da taslakta yer alan hükümler arasında bulunuyor. Böylece geçiş döneminde silah kullanımının yalnızca resmî kurumların yetkisinde olması ve kamu düzeninin bu çerçevede sağlanması hedefleniyor.

Teknokrat Yönetim ve Yeniden İmar Planı

Taslakta yer alan hükümler, daha önce ABD tarafından dile getirilen daha geniş kapsamlı bir siyasi planın parçası olarak değerlendiriliyor. Buna göre Gazze’de Hamas’ın yer almayacağı teknokratlardan oluşan bir Filistin yönetiminin kurulması, İsrail’in belirli bir takvim çerçevesinde kademeli olarak Gazze’den çekilmesi ve uluslararası gözetim altında geniş kapsamlı yeniden imar çalışmalarının başlatılması öngörülüyor.

Amerikalı yetkililer daha önce anlaşmanın hazırlanması sürecinde İsrail ile yakın koordinasyon içerisinde çalışıldığını açıklamıştı. Buna karşılık Tel Aviv yönetimi, Hamas’ın silah bırakmaya gerçekten hazır olup olmadığı konusunda şüphelerini dile getirmişti. Hamas yetkilileri ise İsrail ile anlaşmaya varıldığını açıklarken, arabulucular ve “Barış Konseyi”nden anlaşmada yer alan taahhütlerin uygulanmasını garanti altına almalarını istemişti.

İslami Cihad’dan Çekince, Nihai Metin Bekleniyor

Filistin İslami Cihad Hareketi ise anlaşmanın mevcut taslağına bazı çekinceleri bulunduğunu açıklarken, anlaşmanın bütün maddelerine ilişkin nihai tutumunu henüz ilan etmedi.

Öte yandan belgede yer alan düzenlemeler henüz nihai metin niteliği taşımıyor. Tarafların tamamı anlaşmanın ayrıntılarına resmî onay vermediği için uygulama mekanizmaları, uluslararası güvenceler ve sahadaki güvenlik düzenlemeleri müzakerelerin tamamlanmasına ve nihai metnin kabul edilmesine bağlı bulunuyor.

Hamas: Taviz Verdik Ama Siyasi Hedeflerimizden Vazgeçmiyoruz

Hamas Siyasi Büro üyesi Dr. Gazi Hamad yaptığı açıklamada, hareketin kapsamlı barış anlaşmasını kabul etmeden önce Filistinli gruplarla geniş istişarelerde bulunduğunu söyledi. Hamad, amaçlarının savaşı sona erdirmek ve Gazze’deki ağır insani krizi sonlandırmak olduğunu belirterek, Hamas’ın bu hedef doğrultusunda siyasi tavizler verdiğini ancak siyasi projesinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Anlaşmanın Filistin halkının son derece zor şartlar altında bulunduğu bir dönemde imzalandığını ifade eden Hamad, önceliklerinin sivilleri kurtarmak ve aylardır devam eden insani acıları sona erdirmek olduğunu dile getirdi. Filistinli gruplarla yürütülen görüşmelerin ortak bir ulusal tutum oluşturmayı amaçladığını belirten Hamad, kararın tek taraflı değil, yoğun istişareler sonucunda alındığını söyledi.

“Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz” Mesajı

Gazi Hamad, Hamas’ın Filistin halkını kurtarmak amacıyla bazı tavizleri kabul ettiğini ancak bunun ulusal haklardan veya hareketin siyasi hedeflerinden vazgeçildiği anlamına gelmediğini ifade etti. “Filistin halkımızın hedeflerini gerçekleştirme çabamızdan vazgeçmeyeceğiz.” diyen Hamad, anlaşmanın mevcut koşulların yönetilmesine yönelik olduğunu ve Hamas’ın temel siyasi yaklaşımını değiştirmediğini savundu.

Silahların Teslimi Karşılıklı Uygulamaya Bağlı

Anlaşmanın en hassas başlıklarından biri olan silahsızlanma konusunda da değerlendirmelerde bulunan Hamad, Hamas’ın silahlarını tek taraflı veya derhal teslim etmeyeceğini söyledi. Silahsızlanmanın anlaşmanın karşılıklı uygulanacak hükümlerinden biri olduğunu belirten Hamad, tüm tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde bu sürecin işletileceğini ifade etti.

Hamad ayrıca anlaşmada uluslararası bir izleme komitesi kurulmasının öngörüldüğünü belirterek, bu mekanizmanın tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleyeceğini ve geçiş döneminde güvence sağlayacağını kaydetti. Böylece hiçbir tarafın, diğer taraf yükümlülüklerini yerine getirmeden tek başına anlaşma hükümlerini uygulamak zorunda kalmayacağını söyledi.

“Hamas Siyasi Aktör Olarak Varlığını Sürdürecek”

Hamas yöneticisi, anlaşmanın hareketin feshedilmesini veya siyasi varlığının sona ermesini öngörmediğini de belirtti. Hamas’ın bundan sonraki süreçte siyasi faaliyetlerini sürdüreceğini ifade eden Hamad, Gazze yönetiminden çekilme fikrinin de yeni olmadığını söyledi.

Hamas’ın daha önce de yürütme yetkisini teknokratlardan oluşacak bir hükümete devretmeye hazır olduğunu çeşitli vesilelerle açıkladığını hatırlatan Hamad, mevcut anlaşmanın da bu yaklaşımın devamı niteliğinde olduğunu, hareket açısından ani bir politika değişikliği anlamına gelmediğini dile getirdi.

İsrail’in Çekilmesi ve Uluslararası Güç Tartışması

Hamad, anlaşmanın İsrail’in Gazze Şeridi’nin tamamından belirli bir takvim çerçevesinde çekilmesini öngördüğünü, ancak takvimin ayrıntılarının uygulama sürecinde taraflar arasında belirleneceğini açıkladı.

Uluslararası gücün Gazze’de konuşlandırılması konusunun ise henüz kesinleşmediğini belirten Hamad, bu başlığın taraflar arasında müzakerelerin sürdüğü konular arasında yer aldığını, uluslararası gücün yapısı, görevleri ve çalışma usullerinin ilerleyen görüşmelerde netleşeceğini ifade etti. Hamad, anlaşmanın oldukça zorlu müzakereler sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Nihai Onay Bekleniyor

Gazi Hamad’ın açıklamaları, tarafların onay vermesinden sonraki 14 gün içinde uygulanması planlanan kapsamlı barış anlaşması taslağının kamuoyuna yansımasının ardından geldi. Taslak; askeri operasyonların durdurulmasını, Gazze’nin bağımsız bir ulusal komite tarafından yönetilmesini, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını, yeniden imar programının başlatılmasını ve silahsızlanma ile güvenlik sektörünün yeniden yapılandırılmasını kapsıyor.

Bununla birlikte İsrail hükümeti anlaşmanın tüm ayrıntılarına henüz resmî onay vermiş değil. Özellikle uluslararası gücün konuşlandırılması ve İsrail’in çekilme takvimi gibi başlıklar üzerinde taraflar ile arabulucular arasındaki müzakereler sürerken, anlaşmanın nihai metni ile uygulama mekanizmalarının önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *