Yemenli siyasi analistler, Suudilerin saldırısı ile başlayan gelişmelerin yalnızca bir uçuş krizinden ibaret olmadığı, Yemen’deki askeri ve siyasi dengelerde yeni bir dönemin işaretlerini taşıdığı değerlendirmesinde bulunuyor.
Yemen hükümetinin hava sahası ihlali olarak nitelendirdiği uçuş, Ensarullah egemenliğindeki Sana Havalimanı’nın hedef alınması, Ensarullah’ın Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları ile karşılıklı sert açıklamaları beraberinde getirdi.
Nisan 2022’de yürürlüğe giren ateşkesin ardından büyük çaplı cephe çatışmalarının önemli ölçüde azaldığı Yemen’de son gelişmeler, ülkede yeni bir askeri tırmanış ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Devrik Yemen hükümeti, İran’ın Ensarullah ile doğrudan hava bağlantısı kurmaya çalıştığını savunurken, Ensarullah ise Sana Havalimanı’nın hedef alınmasını “savaş ilanı” olarak nitelendirerek Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
İran uçağı üzerinden devrik hükümetin başlattığı kriz
Gerilimin merkezinde, devrik Yemen hükümetinin “ülkenin egemenliğinin ihlali” olarak nitelendirdiği İran uçuşları yer alıyor.
Devrik Yemen yönetimi, İran’a ait Mahan Air şirketinin 3 Temmuz’da Ensarullah kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı’na doğrudan uçuş gerçekleştirdiğini, 13 Temmuz’da ise İran’dan gelen başka bir uçağın yeniden Sana’ya iniş yapmaya çalıştığını açıkladı.
Devrik hükümet, söz konusu uçuşların Birleşmiş Milletler kararlarını ve kendilerinin egemenliğini ihlal ettiğini savunurken, Ensarullah ise uçuşların normal sivil faaliyet kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti.
Krizin tırmanması üzerine devrik hükümetin ordusu, İran uçağının Sana Uluslararası Havalimanı’na inişini engellemek amacıyla havalimanı pistlerini hedef aldığını açıkladı. Devrik Yemen hükümeti de saldırının, ülkenin egemenliğini ihlal ettiği belirtilen İran uçağının inişini önlemeye yönelik gerçekleştirildiğini öne sürdü. Ensarullah ise havalimanına yönelik saldırının Suudi Arabistan tarafından düzenlendiğini vurguladı.
Saldırının ardından İran uçağı rotasını değiştirerek Yemen’in batısındaki Hudeyde Havalimanı’na yöneldi. Ensarullah’a yakın kaynaklar uçağın Hudeyde’ye indiğini bildirirken, Tahran yönetimi konuya ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapmadı.
Devrik hükümetten sert açıklamalar
Yaşanan gelişmeler üzerine Yemen’in doğusunda hüküm süren Başkanlık Konseyi ve hükümet peş peşe açıklamalar yaptı.
Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, hükümet, ordu ve güvenlik güçlerine hazırlık seviyesinin en üst düzeye çıkarılması talimatını verdi. Alimi, İran uçuşlarının Yemen’in egemenliğini ihlal ettiğini belirterek, ülkenin hava sahasında “fiili durum oluşturulmasına izin verilmeyeceğini” savundu.
Yemen Savunma Bakanı Tahir el-Ukayli de yayımladığı görüntülü açıklamada, İran uçaklarının Yemen hava sahasını ihlal ettiğini belirterek, “Sabrımız tükendi.” ifadesini kullandı ve bu ihlallere askeri karşılık verileceğini duyurdu.
Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani ise Husileri, Uluslararası Kızılhaç Komitesine ait uçağı ve mürettebatını Sana Havalimanı’nda alıkoymakla suçlayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Devrik Yemen hükümeti, İran uçağı nedeniyle yayımlanan hava sahasının kapatılmasına ilişkin genelgenin kısa süre sonra kaldırıldığını, ülke genelindeki havalimanlarında faaliyetlerin normal şekilde sürdüğünü açıkladı.
Ensarullah’tan askeri yanıt
Ensarullah ise Sana Havalimanı’nın hedef alınmasının ardından Suudi Arabistan’ın güneyindeki Abha Havalimanı’nı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla vurduklarını duyurdu.
ABD’nin desteklediği Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Ensarullah tarafından fırlatılan balistik füzelere karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini iddia etti.
Ensarullah ayrıca Suudi Arabistan hava sahasını kullanan uluslararası hava yolu şirketlerini tehdit ederek, Sana Havalimanı üzerindeki kısıtlamalar kaldırılıncaya kadar saldırıların sürebileceğini açıkladı.
Esir takasının ertelenmesi de gerilimi artırdı
Askeri gerilimin yaşandığı süreçte taraflar arasında 11 Temmuz’da gerçekleştirilmesi planlanan kapsamlı esir takasının da ertelenmesi dikkati çekti.
Devrik Yemen hükümeti, Ensarullah’ın anlaşmayı uygulamayı reddettiğini iddia ederken, Ensarullah ise hükümetin son anda yeni isimlerin eklenmesini kabul etmediğini belirtti.
Toplam 1728 kişinin serbest bırakılmasını öngören anlaşmanın ertelenmesi, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret eden gelişmelerden biri olarak değerlendirildi.
BM’den itidal çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) de gelişmeler üzerine Güvenlik Konseyi’ni acil gündemle topladı. BM Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Halid Hayari, İran uçuşları, Sana Havalimanı’nın hedef alınması ve Hudeyde’ye gerçekleştirilen uçuş dahil son gelişmelerin barış sürecini ciddi biçimde riske attığını belirtti.
Hayari, tek taraflı adımların Yemen’deki bölünmeyi derinleştireceği uyarısında bulunarak tüm tarafları gerilimi düşürmeye ve anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözmeye çağırdı.
Analistler yeni bir döneme girildiği görüşünde
Yemenli siyasi analistler ise son gelişmelerin yalnızca bir uçuş krizinden ibaret olmadığı, Yemen’deki askeri ve siyasi dengelerde yeni bir dönemin işaretlerini taşıdığı değerlendirmesinde bulunuyor.
Analistlere göre İran’ın Sana ile doğrudan hava bağlantısını sürdürme girişimi, devrik Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan’ın buna askeri yöntemlerle karşılık vermesi, tarafların sahada yeni “kırmızı çizgiler” oluşturmaya çalıştığını gösteriyor.
Uzmanlar, hem Ensarullah’ın hem de Suudi Arabistan’ın kapsamlı bir savaştan kaçınmaya çalıştığını ancak karşılıklı mesajların sertleşmesi nedeniyle yanlış hesaplama riskinin arttığına dikkati çekiyor.
Değerlendirmelerde, devrik hükümete ait Yemen ordusunun önceki yıllara göre daha organize hareket ettiği, Ensarullah’ın ise hükümet cephesindeki olası birliktelikten rahatsızlık duyduğu ifade edilirken, mevcut tablonun kısa vadede geniş çaplı savaşı zorunlu kılmadığı ancak yeni askeri gerilimlere açık bir zemin oluşturduğu belirtiliyor.
Kırılgan ateşkes yeniden sınanıyor
Yaklaşık 11 yıldır iç savaşın sürdüğü Yemen’de, Nisan 2022’de başlayan ateşkes sayesinde büyük çaplı cephe çatışmaları önemli ölçüde azalmıştı.
Buna karşın son günlerde İran uçuşları etrafında şekillenen gelişmeler, tarafların uzun süredir koruduğu kırılgan dengelerin yeniden sınandığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, tarafların doğrudan kapsamlı bir savaşı tercih etmediğini ancak mevcut gerilimin kontrol altına alınamaması halinde Yemen’in yeniden geniş çaplı çatışma sürecine sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Yemen’de sahadaki fiili durum
Uluslararası toplum tarafından tanınan devrik Yemen hükümeti, geçici başkent Aden başta olmak üzere ülkenin güneyi ve doğusundaki geniş bölgelerde fiili kontrolü elinde bulundururken, Ensarullah ise başkent Sana ile kuzey ve batıdaki birçok vilayeti kontrol ediyor.
Geçen yıl Güney Geçiş Konseyi, başkenti Aden’den saldırı başlatmış ve devrik hükümetin elindeki, başta petrol bölgeleri olmak üzere, ele geçirmişti. Bunun üzerine Suudi Arabistan, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’ne savaş uçakları ile saldırmış ve konseyin fesh edilmesini sağlamıştı. Konsey’in lideri Zubaidi, önce Somaliland’e, oradan da BAE’ye kaçmıştı. Başkenti Aden ve kontrolündeki topraklar da devrik hükümetin eline geçmişti.
Yaklaşık 11 yıldır süren iç savaşta BAE-Suudi Arabistan-Uluslararası Koalisyon ile Ensarullah arasında Nisan 2022’den bu yana büyük çaplı cephe çatışmaları önemli ölçüde durmuş olsa da son günlerde İran uçuşları etrafında yaşanan gelişmeler, sahadaki kırılgan askeri dengelerin yeniden sınandığına işaret ediyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *