Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin sona erdirilmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Üniversitenin 20 bini aşkın öğrencisi bulunuyor.
Kurucu vakfına kayyım atanan üniversitenin kapısına kilit vurulmasının ardından, kurum bünyesinde eğitim gören binlerce öğrencinin eğitim hayatına nasıl devam edeceği merak konusu oldu.
Can Holding soruşturması
Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında holding yöneticileri gözaltına alınmış ve holdinge ait şirketlerle birlikte İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne de YÖK tarafından kayyum heyeti atanmıştı. 2019 yılında Can Holding, yaklaşık 90 milyon dolar karşılığında üniversiteyi devralarak Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ana destekçisi olmuştu.
Soruşturmanın ilk günlerinde Can Holding ve iş birliği içinde olduğu yapılara ait 121 şirketin malvarlığına el konulmuş ve yönetimleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmişti. 2022 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesine katılarak Can Holding çatısı altına giren Doğa Koleji’nin bağlı olduğu Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri A.Ş. şirketine de adli makamlarca el konulmuş ve TMSF’ye devredilmişti. Soruşturma, Can Holding’in Aralık 2024’te Ciner Grubu’ndan satın aldığı Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi dev medya varlıklarını da kapsamıştı.
Üniversitenin kapatılma kararı
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi uyarınca İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyetlerine son verildi. Bu kararın ardından gözler, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) benzer durumlarda devreye soktuğu yasal prosedürlere çevrildi.
Milliyet’in haberine göre, YÖK’ün yürürlükteki mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri mağdur edilmiyor. Sistem, “Garantör Devlet Üniversitesi” modeli üzerinden şu şekilde işliyor:
Garantör Üniversite Devreye Girecek: Garantör üniversite, vakıf üniversitesinin idaresinin ve faaliyet izninin kaldırılması halinde öğrencilerinin aktarılacağı devlet üniversitesi olarak tanımlanıyor. Bu, vakıf üniversitesi tarafından erken aşamalarda belirleniyor.
“Üçüncü Üniversite” Seçeneği: Garantör olarak belirlenen devlet üniversitesinin kontenjan ve fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda, YÖK yeni bir devlet üniversitesi görevlendiriyor. Bu kuruma literatürde “üçüncü üniversite” adı veriliyor.
Öğrenciler için hangi seçenekler masada?
Kapatılma kararının ardından öğrencilerin eğitim haklarının korunması amacıyla uygulanacak alternatifler şunlar:
Yerleştirme: YÖK, kayıtlı öğrenciler için koordineli bir yerleştirme süreci yürütecek. Öğrenciler, ÖSYM taban puanları ve ilgili kriterler göz önünde bulundurularak devlet ya da vakıf üniversitelerine dağıtılacak.
Özel Öğrenci Statüsü: Öğrenciler, eğitim aldıkları şehirdeki farklı üniversitelerde “özel öğrenci” olarak ders takibi yapabilecek. Alınan derslerin kredileri sayılacak ve mezuniyet aşamasında geçerli kabul edilecek.
Yatay Geçiş Hakkı: Mevcut not ortalamasını (GANO) kullanan öğrenciler, kendi istekleriyle diğer üniversitelerin yatay geçiş kontenjanlarına başvuru yapabilecek.
Diploma ve Ücretlendirme: Öğrenciler yerleştirildikleri yeni üniversiteden mezun olacak ve o kurumun diplomasını alacak. Kapatılan üniversiteye ödenen ücret politikası kararnameye veya öğretim yılına göre değişebilir. Eskiden mezun olana kadar eski ücretler devam ediyordu ancak uygulamada farklı düzenlemeler yapılabiliyor.
20 binden fazla öğrenci etkileniyor
Eğitim faaliyetlerine son verilen İstanbul Bilgi Üniversitesinin verilerine göre, okulda aktif olarak 20 bini aşkın öğrenci öğrenim görüyor. Üniversitenin kurulduğu günden bu yana verdiği toplam mezun sayısı ise 70 binin üzerinde bulunuyor.












Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *