İsveç’te düzenlenen NATO toplantısı kapsamında basına açıklamada bulunan Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, müttefiklerin görüş ayrılıklarının sadece İran ve Rusya’ya fayda sağlayacağını öne sürdü. Fransa Dışişleri Bakanı, Fransa’nın NATO’dan çıkmasını isteyen Fransız siyasetçilerir ‘akılsız’ olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanının katılımıyla bugün aile fotoğrafı çekildi.
İsveç’in NATO üyeliğinin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının sonuçlarından biri olduğunu söyleyen Prevot, “Bu birliği korumalıyız. Bence NATO müttefikleri arasında herhangi bir görüş ayrılığının uluslararası sahnede ve kamuoyu önünde ortaya çıkmasına izin vermekten kazanacağımız hiçbir şey yok. Bu gösteriden, ellerinde biraz patlamış mısırla, faydalanan yegane kişiler İranlı liderler ya da Başkan (Vladimir) Putin’dir.” değerlendirmesinde bulundu.
Prevot, Belçika’nın “yeniden sahneye döndüğünü” belirterek, ülkesinin uzun süre NATO’ya yeterli katkı sağlamadığını ancak artık güvenlik ve savunma yatırımlarını artırdığını dile getirdi.
Fransız Bakan, Fransa’nın NATO’dan çıkmasını isteyen Fransızları eleştirdi
NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında İsveç’te bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, burada toplantı öncesi basına yaptığı açıklamada, İsveç’in Fransız Naval Grubuna 4 milyar avroluk firkateyn siparişi verdiğini kaydetti.
Barrot, Fransa ve İsveç arasında karşılıklı askeri ekipman alışının iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirdiğini ve Avrupalıların savunma alanında bir sanayi ve teknoloji üssü geliştirme kapasitelerini gösterdiğini belirtti.
İsveç’in, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2 Mart’ta duyurduğu gelişmiş caydırıcılık konusundaki stratejik diyaloğa katılan 8 ülkeden biri olduğunu aktaran Barrot, “Bu gelişmelerden memnuniyet duyuyorum, bunlar Avrupa’nın NATO’ya hizmetinde daha güçlü olmasını sağlıyor.” dedi.
Barrot, Fransız Meclisinin 2026-2030 savunma bütçesine ek 36 milyar avro eklenmesine yönelik tasarıyı 19 Mayıs’ta kabul ettiğini hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yaşadığımız dünyada, bizi başat ortaklarımız ve komşularımıza bağlayan dayanışma mekanizmalarına giderek daha fazla ihtiyacımız olacak. Bu konuda, bazı Fransız siyasetçilerin NATO’dan çıkmaya yönelik çağrıları akıldışı ve tamamen sorumsuzca.”
Uluslararası arenadaki tehdidin büyüdüğüne işaret eden Barrot, “Bazı ortaklarımız, özellikle Baltık ülkeleri, son günlerde Rusya’nın agresifliği tarafından sürekli taciz ediliyor ve 1949’dan bu yana her türlü tehdidi caydırmamızı ve uzaklaştırmamızı sağlamış bir kurumdan böyle uzaklaşmayı bir ihanet olarak görebilir.” ifadesini kullandı.
ABD’nin NATO kapsamında Avrupa’daki seferberlik düzeylerini gözden geçirdiği bir süreçte, bunun Avrupalıların kendi kapasiteleri ile görüşlerini geliştirmek ve “NATO’yu Avrupalılaştırmak” için bir fırsat olduğunu savunan Barrot, “Fransa’nın NATO’daki sağlam varlığı, son aylarda başlattığı girişimlerle uyumsuz değil.” dedi.
Barrot, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının vatandaşların günlük hayatı üzerinde etkileri olduğunu vurguladı.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Grup Başkanvekili Marine Le Pen, bu sabah konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında, Fransa’nın NATO’da kalmasından yana olduğunu ancak ülkesinin İttifak’ın entegre komuta yapısından çıkması gerektiğini belirtti.
Rutte’nin açıklamaları
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İsveç’in Helsingborg kentinde düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın girişinde basına açıklamalarda bulundu.
“Bugün odaklanacağımız konu büyük ölçüde Ankara Zirvesi olacak.” diyen Rutte, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin gündemini “herhangi bir düşmana karşı caydırıcı olmak ve kendimizi savunmak için paranın mevcut olduğundan emin olmak” olarak özetledi.
Rutte, müttefiklerin savunma harcamalarını artırdığını belirterek, “Para harika ama sonra onu harcamamız gerekiyor.” diyerek, savunma sanayi üretimine dikkati çekti.
Genel Sekreter, Ankara’da görüşülecek diğer bir konunun da “Ukrayna’yı mücadelede tutmak” olacağını söyledi.
Bir soru üzerine Rutte, dışişleri bakanlarının bugün Helsingborg’daki ana oturumda İran da dahil olmak üzere Orta Doğu ile ilgili tüm gelişmeleri görüşeceklerini bildirdi.
Avrupalı müttefiklerin Hürmüz Boğazı’nda oynadığı rol
Son iki ayda Avrupa hükümetlerinin ABD üslerinin kullanımı konusunda taahhütlerine uyduğunu ifade eden Rutte, Avrupalı müttefiklerin oynadığı rol konusunda şunları kaydetti:
“Geçen hafta Bükreş’teydim ve bizzat gördüm ve biliyorsunuz ki Romanya hükümeti bunu mümkün kılmak için mevzuatı bile değiştirmek zorunda kaldı ve bence bunu 1-2 gün içinde yaptı. Aynı şey Bulgaristan, Portekiz, Yunanistan için de geçerli, ayrıca İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi daha büyük ülkeler de öyle. Yani hepsi üslerini kullanıma açma konusunda ikili taahhütlere dayanarak ABD’nin bekleyebileceği şeyleri yapıyorlar.”
Rutte, Hürmüz Boğazı’na ilişkin de birçok Avrupa ülkesinin mayın temizleme ekipmanları, mayın temizleme gemileri, insansız mayın temizleme sistemleri gibi kilit gemilerini ve diğer ekipmanlarını harekat bölgesine yakın bir yere konuşlandırdığına değinerek, “Böylece bir sonraki aşamada, Avrupa müttefikleri olarak ABD’ye azami ölçüde yardımcı olabiliriz ve burada söz konusu olan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması için elimizden gelenin en iyisini yapabiliriz.” dedi.
Trump’ın Polonya açıklaması
Rutte, Trump’ın dün gece yaptığı Polonya’ya ilave 5 bin asker açıklamasıyla ilgili şunları kaydetti:
“Komutanlarımız tüm detaylar üzerinde çalışıyor ancak elbette bunu memnuniyetle karşılıyorum. Ancak açıkça belirtelim ki izlediğimiz yol, daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO’dur. Bu da zamanla, adım adım, uzun zamandır olduğu gibi sadece tek bir müttefike, yani ABD’ye olan bağımlılığımızı azaltacağımız anlamına gelir. Böylece onlar da bizim çıkarımıza olan diğer önceliklere daha fazla yönelme imkanına ve seçeneğine sahip olurlar. Ancak elbette dünkü açıklamayı çok memnuniyetle karşılıyorum.”
ABD Başkanı Donald Trump, dün gece Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile olan iyi ilişkilerini göz önünde bulundurarak, bu ülkeye ilave 5 bin asker göndermeye karar verdiğini bildirmişti. Trump, daha önceki açıklamalarında ise Polonya ve Almanya’daki Amerikan askerlerinin sayısını azaltmayı düşündüğünü ifade etmişti.
Almanya daha güçlü bir NATO istiyor
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsveç’te yapılacak NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, “Avrupa’nın daha büyük rol üstlendiği daha güçlü bir NATO istiyoruz.” dedi.
Alman Bakan, NATO olarak daha sağlam bir caydırıcılıkla barışı güvence altına almak ve bunun için daha yoğun bir savunma sanayi işbirliği yoluyla yeteneklerini birleştirmek istediklerini ifade etti.
Almanya’nın savunma kapasitesini mümkün olan en kısa sürede güçlendirmeyi amaçladığını belirten Wadephul, Avrupa’nın askeri ve ekonomik kapasitesi arttıkça İttifak içindeki görev dağılımının da yeniden şekillenmesi gerektiğini savundu.
Ukrayna’nın dört yılı aşkın süredir Rusya’ya karşı “kahramanca bir savunma mücadelesi” verdiğini kaydeden Wadephul, İsveç’te yapılacak görüşmelerde Ukrayna’ya desteğin nasıl artırılabileceğine dair somut öneriler sunacağını sözlerine ekledi.
Türkiye adına Hakan Fidan katılıyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21-22 Mayıs’ta İsveç’in Helsingborg şehrinde düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılacak.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Fidan’ın katılacağı toplantıda, Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin hazırlıkları, İttifakın birliği, transatlantik işbirliği, savunma sanayisinin güçlendirilerek üretim kapasitesinin artırılması, Ukrayna’ya yardımların sürdürülmesi ve artan savunma harcamalarının yeteneklere dönüşümü gibi başlıkların etraflıca ele alınması öngörülüyor.
NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, 22 Mayıs’ta yalnızca 32 NATO müttefiki ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenecek oturumla devam edecek.
Fidan, bu oturumda, toplantının NATO Ankara Zirvesi öncesindeki son NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı olması sebebiyle müttefiklere Zirve hazırlıkları konusunda bilgilendirmede bulunacak.
Türkiye’nin Zirve’ye yönelik beklentilerini paylaşacak Fidan, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun birlik ve bütünlüğünün teyit edildiği üst düzeyli bir etkinlik olması için ortaya koydukları gayretleri anlatacak.
Fidan, müttefikler arasındaki külfet paylaşımı ve transatlantik bağın korunması hususlarında Türkiye’nin değerlendirmelerini aktaracak.
Türkiye’nin NATO’ya katkıları hakkında bilgi vererek savunma harcamalarının yeteneklere dönüşümü konusunda Türkiye’nin örnek uygulamalarını dile getirecek Fidan, bu kapsamda transatlantik savunma sanayisi işbirliğinin İttifak içinde herhangi bir kısıtlama olmadan geliştirilmesi gerektiğini vurgulayacak.
Fidan, bütün istikametlerden yönelen her türlü tehdide mukabele edilmesini teminen “360 derece güvenlik yaklaşımının” öneminin altını çizerek bu kapsamda, İttifak’ın güney komşuluk bölgesiyle angajmanının geliştirilmesinin ve terörle mücadelenin ilerletilmesinin elzem olduğunu kaydedecek.












Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *