Cenevre’deki görüşmelerin ardından Ummanlı Bakanın, derhal Washington’a gitmesi, Witkoff–Kushner raporlarından ayrı, doğrudan üst düzey siyasi karar alıcılara mesaj iletme gayesi taşıdığı bildiirildi.
Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedir bin Hamed el-Busaidi’nin, İran ile ABD arasında Cenevre’de gerçekleştirilen müzakerelerin hemen ardından apar topar Washington’a gitme kararı dikkat çekti.
İranlı uzman Dr. Mustafa Necefi, bu ziyareti sosyal medya hesabından şu sözlerle değerlendirdi:
Badr el-Busaidi’nin Cenevre’deki üçüncü tur müzakerelerin hemen ardından Washington’a yaptığı acil ziyaret, Umman’ın arabuluculuk geçmişinde nadiren görülen bir adımdır. Bu durum, ziyaretin taşıdığı yüksek önem ve hassasiyeti açıkça ortaya koymaktadır.
JD Vance ile yapılan ilk temas, Umman’ın müzakerelere ilişkin mesajı Witkoff–Kushner raporlarına dayanmak zorunda kalmadan, doğrudan üst düzey siyasi karar alıcılara iletmek istediğini göstermektedir.
Bu gelişme, aynı zamanda müzakerelerde ciddi bir düğüm ya da derin bir görüş ayrılığı bulunduğuna da işaret ediyor olabilir. Zira bir arabulucunun Washington’a gitmesi, nihai kararın müzakere heyetlerinin yetkisini aştığını ve meselenin Beyaz Saray düzeyinde ele alınmasını gerektirdiğini göstermektedir.
Öte yandan, zamanlamanın son derece sıkışık olması, önemli bir kararın eşiğinde olunduğuna dair güçlü bir işaret olarak değerlendirilebilir. Umman, savaş ihtimali ile müzakerelerin nihai şartları arasındaki dengeyi etkilemek ya da özellikle bir son tarih söz konusuysa, sürece zaman kazandırmak istemiş olabilir.
Bu ziyaret, sürecin artık Beyaz Saray’da nihai siyasi karar aşamasına girdiğini göstermektedir:
Diplomasinin devamı mı, yoksa bir yüzleşme mi?
(Mehr)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *