Sumud saldırısına ilk tepkiler hangi devletlerden?

Sumud saldırısına ilk tepkiler hangi devletlerden?

44 gemisinden 19’u alıkonan ve kalan gemilerle yoluna devam eden Sumud filosuna düzenlenen İsrail saldırısına ilk tepki veren devletler arasında Fransa, Belçika, Türkiye, Kolombiya, İrlanda ve Güney Afrika bulunuyor. Avrupa Parlamentosu sol gruplar ile Yunanistan’da sol muhalefet de tepki verenler arasında.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “Gazze’ye giden Küresel Sumud Filosu İsrail makamları tarafından arama ve el konma işlemi ile karşı karşıya. Fransa İsrail makamlarını filodakilerin güvenliğini sağlamaya, konsolosluk koruması hakkını garanti etmeye ve en kısa sürede Fransa’ya dönmelerine izin vermeye çağırıyor.” ifadelerini kullandı.

Barrot, filodaki Fransız vatandaşlarının bölgeye seyahat etmemeleri konusunda uyarıldığını hatırlatarak, vatandaşlarının güvenliği için İsrail makamları ile iletişim halinde olduklarını kaydetti.

Fransa’nın bölgedeki önceliğinin ateşkes sağlanması, Hamas’ın elindeki esirlerin serbest bırakılması ve insani yardımların büyük ölçüde ulaştırılması olduğunu vurgulayan Barrot, filodakilerin taşıdıkları insani yardımları bölgedeki yardım kuruluşlarına teslim etmesini istedi.

Fransa’da muhalefetten Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Bu gece, İsrail ordusu 40’tan fazla ülkeden yüzlerce katılımcının olduğu Küresel Sumud Filosu’na karşı yeni bir korsanlık eyleminde bulundu.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, filoda ayrıca LFI parlamenterleri Rima Hassan, François Piquemal, Marie Mesmeur ve Emma Fourreau’nun da bulunduğu kaydedilerek, “Gazze’deki yasa dışı ablukasına ve soykırımına devam etmek için İsrail donanması, Küresel Sumud Filosu konvoyuna saldırdı, gemilere el koydu ve aktivistleri uluslararası sularda durdurdu.” denildi.

Günlerdir, aşırı sağcı İsrail hükümetinin filoya karşı neler yapacağını duyurduğu anımsatılan açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eylemsizliği karşısında, filodaki Fransız vatandaşlarının ülkelerinin onurunu kurtardığı belirtildi.

Açıklamada, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na ilişkin saldırısı hakkında “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ordusunun bu yeni saldırısını kınıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Filonun Gazze’deki soykırımı durdurmak için Avrupalı hükümetlerden daha fazlasını yaptığı vurgulanan açıklamada, “Gemilerin iade edilmesini ve kaçırılanların serbest bırakılmasını talep ediyoruz.” denildi.

Açıklamada, Fransız vatandaşlarından söz konusu aktivistlerin serbest bırakılması talebiyle düzenlenecek tüm gösterilere katılması istenerek, “Bu haydut devlete yaptırım uygulamanın, onu ambargo altına almanın ve ateşkesi dayatmak için Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde uluslararası bir arabuluculuk gücünün konuşlandırılmasının zamanı çoktan geldi.” değerlendirmesine yer verildi.

Avrupa Parlamentosu

AP’deki Sol grup, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na saldırısıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, İsrail’in saldırısı sırasında aralarında Sol grup mensubu AP milletvekilleri Hassan ve Fourreau’nun da bulunduğu gemiyle canlı yayın bağlantısının kesildiği ve gemide bulunanların akıbetine ilişkin henüz bir bilgi alınamadığı belirtildi.

Mürettebatın güvenliğinden endişe edildiği belirtilen açıklamada, İsrail’e tüm alıkonulanların derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Açıklamada Hassan’ın saldırıdan önceki son sözlerine şöyle yer verildi:

“Onlarca insani yardım gönüllüsü ve yurttaş tamamen yasal ve şiddet içermeyen bir görev yürütüyor. İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştireceği herhangi bir gözaltı, deniz hukuku ve insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukukun ağır ihlali anlamına gelir.”

Açıklamada ayrıca AP’nin Filistin Delegasyonu Başkanı Lynn Boylan’ın da şu tespiti aktarıldı:

“Bu, son aylarda İsrail’in Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan aktivistleri üçüncü kez alıkoymasıdır. Filoda bulunanlar, dünya liderlerinin cesaret edemediği bir şeyi yapıyor: Filistin halkına insani yardım ulaştırmak.”

Boylan, AB’yi İsrail’e yaptırım uygulamaya çağırarak, “Tüm alıkonulanların güvenliğinin sağlanması ve serbest bırakılması uluslararası toplumun sorumluluğudur.” vurgusunu yaptı.

Türkiye

Eylemi bir terör eylemi olarak niteleyen Türk Dışişleri Bakanlığı, yayınladığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Gazze halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırı, uluslararası hukuku en ağır biçimde ihlal eden ve masum sivillerin hayatını tehlikeye atan bir terör eylemidir.

Şiddete başvurmadan barışçıl amaçlarla hareket etmekte olan sivilleri hedef alan bu saldırı, Gazze’yi kıtlığa mahkum eden soykırımcı Netanyahu hükümetinin uyguladığı faşist ve militarist politikaların Filistinlilerle sınırlı kalmadığının ve İsrail’in uyguladığı zulme karşı mücadele eden herkesi hedef aldığının ispatıdır.

Söz konusu saldırının, Gazze’de ateşkes sağlanmasına dönük çabalara zarar vermemesini ümit ediyoruz.

Seyahatin başından bu yana, filodaki katılımcılar arasında vatandaşları bulunan diğer ülkelerle eşgüdüm içinde hareket edilmektedir. Bu çerçevede, İsrail güçlerince alıkonulan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların bir an önce serbest bırakılması için gerekli tüm girişimler başlatılmaktadır. Saldırının faillerinin hesap vermesi için de hukuki yollara başvurulacaktır.

BM ve ilgili tüm uluslararası kuruluşları, Gazze’ye yönelik hukuksuz ablukanın bir an önce kaldırılması, bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi ve seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınması için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.”

İrlanda

İrlanda Cumhurbaşkanı Michael Higgins yaptığı yazılı açıklamada, Orta Doğu’ya barış getirme taahhüdüyle birçok ülkenin geçen haftalarda Filistin Devleti’ni tanıdığını hatırlattı.

Gazze’ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’nda 40’tan fazla ülkeden yaklaşık 500 aktivist bulunduğuna değinen Higgins, “Çaresizce yardıma ihtiyaç duyan insanlara ulaşmayı hedefleyen bir filonun engellendiği bir durumda, bu taahhüde ne olduğunu sormamız gayet mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Higgins, filodakilerin güvenliğinin herkes için bir endişe konusu olduğunu belirterek, “Gazze ve Batı Şeria, Filistin Devleti’nin parçasıdır. Filo, insani misyonunu işgal altındaki o topraklarda gerçekleştirecek.” vurgusunu yaptı.

Gazzeliler için Gazze’deki bazı bölgelere girişin tehlikeli olduğunu anımsatan Higgins, bunun sivillerin durumunu daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Higgins, “Uluslararası hukukun artık açıkça kabul edilen ihlalleri ve Uluslararası Kızılhaç Komitesinin Gazze’deki sivil halka yönelik faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmasıyla birlikte tüm bu gelişmeler bütün dünyayı alarma geçirmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerinden mevkidaşlarıyla gelişmeleri ele aldıklarını kaydeden İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Simon Harris, “Bu geceki haberler oldukça endişe verici. Küresel Sumud Filosu, korkunç bir insani felakete ışık tutmayı amaçlayan barışçıl bir görevdir.” görüşünü paylaştı.

Harris, uluslararası hukuka uygun davranılması ve filodakilere de uluslararası hukuka uygun muamele edilmesi gerektiğini vurguladı.

İrlanda Dışişleri Bakanlığı da “Filonun engellendiğinden haberdarız ve filodaki İrlandalılarla temas halindeyiz. İrlanda vatandaşları önceliğimiz olmaya devam ediyor.” açıklamasında bulundu.

Olaydan doğrudan etkilenenlere ve ailelerine destek verileceğine işaret edilen açıklamada, “Etkilenen vatandaşları olan diğer AB üye ülkeleriyle birlikte Tel Aviv’deki büyükelçiliğimiz ilgili makamlarla iletişim halindedir.” ifadesine yer verildi.

Belçika

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İsrail’in filoya saldırısı hakkında ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, önceliklerinin filodaki Belçika vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması ve kısa sürede ülkelerine dönmesi olduğunu belirterek Dışişleri Bakanlığının bu konuda çalışmalara başladığını aktardı.

İsrail’i deniz hukuku dahil uluslararası hukuka saygı göstermeye çağıran Prevot, “Belçika, bu filoya katılanlara yönelik riski vurgulamış ve amaçlarının asil olmasına rağmen herhangi bir tehlikeden kaçınmaları için onlara çağrıda bulunmuştu.” ifadesini kullandı.

Prevot, Gazze halkına engelsiz insani yardım erişimi sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları sürdüreceğini bildirdi.

İsrail ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze’ye doğru yol alan Küresel Sumud Filosu’nu kuşatan İsrail donanması unsurları, gemileri yasa dışı şekilde ele geçirmeye başlamıştı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İspanya, İspanyol vatandaşlarının fiziksel bütünlüğüne ve haklarına saygı gösterilmesini talep ediyor. Küresel Sumud Filosu, barışçıl ve insani bir sivil toplum girişimidir.” ifadelerini kullandı.

Bakanlık bünyesinde Küresel Sumud Filosu için daimi izleme birimi oluşturulduğu, Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares’in filodaki diğer vatandaşların bağlı olduğu ülkelerdeki mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri yaptığı belirtilen açıklamada, İspanyol vatandaşlarına her türlü diplomatik ve konsolosluk korumasını sağlamak için tam bir seferberlik içinde çalışıldığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, “İspanya, Gazze’deki savaşın sona ermesini, büyük çaplı insani yardım akışını, tüm İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını ve iki devletli çözümün uygulanmasını talep etmeye devam edecektir: Filistin ve İsrail, barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakı, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısını kınayarak, “Bu barbarlığa karşı sessiz kalmak suç ortaklığıdır, özgür bir Filistin için” sloganıyla halkı 2 Ekim’de İsrail’e karşı gösteri yapmaya davet etti.

Muhalefetteki Podemos partisinin lideri İone Belarra da, ABD merkezli Meta şirketine ait Instagram platformundan yaptığı paylaşıma, “işgalci İsrail’in askeri güçlerinin yasa dışı olarak Küresel Sumud Filosu’na el koyduğunu, soykırım gerçekleştirdiği son 23 ayda binlerce kez olduğu gibi yine savaş suçu işlediğini” vurguladı.

Küresel Sumud Filosu’nun çok farklı uluslardan, yüzlerce sivilden oluştuğunu, amaçlarının çok zaman önce hükümetlerin yapamadığını gerçekleştirerek Gazze’deki İsrail ablukasını kırmak olduğunu ifade eden Belarra, “filoya yardım etmeyen ülkeleri İsrail’in bu saldırısındaki suç ortağı olmakla” suçladı.

Belarra, “Küresel Sumud Filosu’nun korunması ve soykırımın durdurulması için herkesi seferber olup, yarın İspanya’daki tüm kentlerde gösteri yapmaya çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bask ve Katalonya’da faaliyet gösteren bazı siyasi partiler de Sumar ve Podemos’a benzer ifadelerle vatandaşlardan 2 Ekim’de sokaklara çıkıp, İsrail’i protesto etmelerini istedi.

Diğer yandan Filistin’e destek veren sivil toplum kuruluşları da, sosyal medya platformlarından “Mahallelerimizi Filistin bayrakları ile donatalım ve desteğimizi gösterelim, Filoya saldırdılar herkes sokağa” şeklinde ifadelerle, birçok kentte İsrail’e karşı gösteri yapılması için organizsyon yer ve saatlerini duyurdu.

Yunanistan muhalefeti

Muhalefetteki Radikal Sol İttifak (SYRIZA) Partisi Lideri Sokratis Famelos, yaptığı yazılı açıklamada, “Filistin halkına insani yardım götüren Küresel Sumud Filosuna yapılmakta olan saldırı, Netanyahu’nun katil ve terörist politikasının bir başka parçasıdır. İnsanlığa ve dayanışmaya yapılan saldırı uluslararası hukukun net bir şekilde ihlalidir. Ne hükümet ne de uluslararası toplum sessiz kalabilir.” ifadelerini kullandı.

Famelos, gönüllülerin yer aldığı gemilerden oluşan filonun, Gazze’deki çocuk ve sivillere yardım ulaştırana kadar desteğe ihtiyaç duyduğunu belirterek, İsrail’e yönelik sert yaptırımların ve gönüllülere tam koruma sağlanmasının da gerekli olduğunu kaydetti.

Yeni Sol Partisi Lideri Aleksis Hariçis de yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail güçlerinin Küresel Sumud Filosu’na saldırısı hukuk dışı ve korkutucudur. Az önce Dışişleri Bakanı (Yorgos Yerapetritis) ile görüştüm. Kendisini bir kez daha, mantıklı olmaya davet ettim. Gemilerin Gazze’ye ulaşabilmesi, Yunan ekibin güvenliğinin garanti alınabilmesi için Yunanistan’ın müdahalede bulunmasını talep ettim. Yarın mecliste tüm demokratik muhalif partileri İsrail’in terör saldırısını kınamaya davet edeceğim. Meclis, Gazze’ye dayanışmanın ifade edildiği bir platform olsun.” ifadelerine yer verdi.

Hariçiş, tüm ülkede herkesi Küresel Sumud Filosu ve Filistin’e destek eylemlerine çağırarak, Küresel Sumud Filosu’ndaki aktivistlere hitaben “Birlikteyiz. Adaletin kazanması için sonuna kadar dayanışma.” vurgusunu yaptı.

Güney Afrika

Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin,gelişmeleri yakından takip ettiği vurgulanarak, “Tarafları, durumu tırmandırabilecek veya insan hayatını tehlikeye atabilecek tek taraflı eylemlerden kaçınarak azami itidal göstermeye davet ediyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, filoda bulunan kişilerin emniyetinin ve fiziksel bütünlüğünün son derece önemli olduğu kaydedilerek, “Bu gemilere uluslararası sularda herhangi bir askeri müdahale veya zorla alıkoyma, uluslararası hukuk normlarının ve temel insan haklarının ağır ihlali olacaktır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Filonun, tamamen sivillerin öncülüğünde, barışçıl ve insani bir misyonla yola çıktığına işaret edilen açıklamada, Filistin halkının Gazze’de karşı karşıya kaldığı ağır ve acil insani ihtiyaçlara dikkat çekmeyi ve yaygın ıstırabı hafifletmek için hayati yardımlar ulaştırmayı amaçladığına dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistinli sivil nüfusun, gıda güvensizliğinin felakete varan boyutları ve kıtlık tehdidiyle başa çıkabilmesi için acilen korunmaya ve sürdürülebilir insani yardıma ihtiyacının olduğu belirtilerek, “Uluslararası toplumu ve ilgili tüm tarafları, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve insani misyonların güvenli ve engelsiz geçişini sağlamaya çağırıyoruz.” denildi.

Kolombiya

Kolombiya’nın başkenti Bogota’da ise Filistin destekçisi bir grup, 7. Cadde’yi trafiğe kapatarak İsrail’in saldırısını protesto etti.

“Gazze’deki soykırımı durdurun” sloganı atan göstericiler, polisin müdahalesinin ardından yolu yeniden trafiğe açtı.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, göstericilerin görüntülerini ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşarak, eyleme destek verdi.

İsrailli diplomatlara sınır dışı kararı

Cumhurbaşkanı Petro, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısının ardından X’ten yaptığı paylaşımda, Kolombiya’daki tüm İsrailli diplomatların ülkeden sınır dışı edileceğini belirtti.

Petro, “Elimizdeki bu bilgi doğruysa, bu (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu tarafından işlenen bir başka uluslararası suç anlamına gelir. İsrail ile serbest ticaret anlaşması derhal feshedilecektir. Kolombiya’daki tüm İsrail diplomatik heyeti sınır dışı edilecektir.” ifadelerini kullandı.

Netanyahu’yu sert sözlerle hedef alan Petro, “Totalitarizmi analiz eden filozof Hannah Arendt, 1950’lerde Nazilerin halen hayatta olduğunu söylemişti. Hitler, dünyanın siyasetinde yaşamaya devam ediyor. Arendt haklıydı. Umarım halklar uyuşturulmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kolombiya basınına göre, Cumhurbaşkanı Petro’nun İsrail ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze’ye doğru yol alan Küresel Sumud Filosu’nun saldırıya uğraması ve aralarında 2 Kolombiya vatandaşının olması nedeniyle bu kararı aldığı ifade ediliyor.

Filodaki iki vatandaşımız alıkondu

Kolombiya Dışişleri Bakanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırısı kınandı.

Açıklamada, İsrail’in 2 Kolombiya vatandaşını alıkoyduğu vurgulanarak, “Kolombiya, yurt dışındaki vatandaşlarının fiziksel bütünlüğünü, özgürlüğünü ve insan haklarını ihlal eden her türlü eylemi kesin bir şekilde reddediyor.” ifadesine yer verildi.

Kolombiya’nın, alıkonulan vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını talep ettiği belirtilen açıklamada, “Uluslararası toplumu, insan hakları örgütlerini ve dost ülkeleri, filodaki tüm üyelerin, özellikle de vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin garanti altına alınması için acilen diplomatik baskı yapmaya çağırıyoruz.” denildi.

Açıklamada, Filistin halkıyla dayanışma içinde olunduğu kaydedilerek, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiği vurgulandı.

Trump’ın ateşkes planı sahte

Petro, X hesabından, Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki ateşkes planına ilişkin paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Petro, şunları kaydetti:

“Trump’ın barış önerisi için bir an sevindim. Gazze halkının yemek yiyebilmesini başlangıç olarak koyduğunu düşündüm ama öyle değil. Bu, halkın açlıktan ölmüş olduğu bir barış planı. İsrail, uluslararası sularda hayatı savunan genç İsveçli Gretha’yı ve arkadaşlarını tutukluyor. Oysa onların tek amacı, açlıktan ölmesi istenen halka yiyecek ulaştırmaktı. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, burada küresel ölçekteki iki yüzlülüğünü gösteriyor. Neden çünkü o bir dünya suçlusu ve yakalanmalı. Bu barış planı sahte çıktı çünkü açlıktan ölen bir halk üzerinden başlıyor.”

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *