Papa, Gazze’de su ve ekmeğin olmadığını, insanların acı çektiği haberlerini aldığını belirterek, ‘Biz barış istiyoruz’ dedi. Gazze’de yaşanan İsrail barbarlığına ilişkin olarak Papa’nın bugüne kadar herhangi bir kınama ifadesi kullanamaması dikkat çekiyor.
Vatikan’da çarşamba günleri halka açık genel kabul oturumu yapan Papa Franciscus, geçirdiği rahatsızlığa atıf yaparak “Bu grip nedeniyle halen iyi değilim ve sesim kötü” dedi ve mesajlarını başka bir görevliye okuttu.
Papa, kabulün son bölümünde bizzat yaptığı konuşmada, “Lütfen, Filistin ve İsrail’deki ciddi durum için dua etmeye devam edelim. Barış, lütfen barış olsun.” diye konuştu.
Papa Franciscus, “Gazze’de halihazırdaki ateşkesin devam etmesini umuyorum. Böylece tüm rehinelerin serbest bırakılmasını ve gerekli insani yardıma erişim izninin verilmesini ümit ediyorum. Oradaki cemaatten, su ve ekmeğin olmadığını, insanların acı çektiği haberlerini aldım. Acı çekenler sıradan insanlardır, savaşanlar acı çekmez. Biz barış istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vatikan’dan dün yapılan yazılı açıklamada da bir süredir grip olan ve solunum yollarında iltihaplanma rahatsızlığı bulunan Papa’nın iyileşme emareleri göstermesine karşın, 1-3 Aralık’ta Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı (COP28) için Dubai’ye yapacağı ziyaretin iptal edildiği bildirilmişti.
Papa siyonist vahşetin başladığı 7 Ekim’den bu yana Filistin’de yaşananlara ilgisiz kalmadığı intibaı vermesine karşın siyonist rejime yönelik herhangi bir eleştiri getirmedi. Papa’nın yaptığı konuşmalar şöyle:
8 Ekim
Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Filistin ile İsrail arasında 7 Ekim’de başlayan çatışmanın ardından 8 Ekim’deki pazar duasında yaptığı değerlendirmede, “Şiddetin daha da şiddetli biçimde patlak verdiği, yüzlerce ölüme ve yaralanmaya yol açan İsrail’de yaşananları kaygı ve acı içinde takip ediyorum. Mağdurların ailelerine yakınlığımı ifade ediyorum. Bu terör ve acı dolu saatlerde ıstırap çeken herkes için dua ediyorum. Lütfen saldırıları ve silahları durdurun. Terör ve savaşın herhangi bir çözüm getirmediğini, sadece pek çok insanın ölümüne yol açtığını anlayın. Savaş ve şiddetle bir şey çözülmez. Her savaş bir yenilgidir. İsrail ve Filistin’de barış için dua edelim.” ifadelerini kullandı.
15 Ekim
Vatikan’da Aziz Petrus Meydanı’na bakan çalışma ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını yapan Papa, İsrail-Filistin arasındaki çatışmaya da değindi. Papa Franciscus, “İsrail ve Filistin’de yaşananları büyük bir acıyla takip etmeye devam ediyorum. Çok kişiyi düşünüyorum. Özellikle küçükleri ve yaşlıları. Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik çağrımı yineliyorum. Çocukların, hastaların, yaşlıların, kadınların ve tüm sivillerin çatışmanın mağduru olmamalarının sağlanmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Papa, “İnsani hukuka saygı duyulmalı, özellikle de insani koridorları garanti etmenin ve tüm halka yardım sağlamanın acil ve gerekli olduğu Gazze’de.” dedi. İnananları 17 Ekim’de Orta Doğu’da barış için dua ve oruç tutmaya davet eden Papa, “Çok sayıda kardeşimiz öldü. Lütfen daha fazla masum kanı dökmeyin ne kutsal topraklarda ne Ukrayna’da ne de başka bir yerde. Artık yeter. Savaşlar her zaman yenilgidir.” diye konuştu.
18 Ekim
Papa, Vatikan’ın Aziz Petrus Meydanı’nda çarşamba günleri yaptığı genel kabul oturumunda, Orta Doğu’daki gelişmelere değindi. İsrail’in Gazze’deki el-Ehli Baptist Hastanesine düzenlediği ve en az 500 Filistinlinin yaşamını yitirdiği saldırı sonrasında konuşan Papa Franciscus, “Bugün de düşüncelerimiz Filistin ve İsrail’e gidiyor. Hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor. Gazze’deki durum umutsuz. Lütfen insani felaketi önlemek için mümkün olan her şeyi yapın.” dedi.
Dünyada pek çok savaş cephesinin açık olduğu bir süreçte çatışmanın genişlemesinin endişe verici olduğunu dile getiren Papa, “Silahlar sussun, yoksulların, halkların ve çocukların barış çığlıkları duyulsun.” diye konuştu.
Papa, barış çağrısını yineleyerek 27 Ekim Cuma günü Vatikan’da halka açık bir etkinlikle barış için dua günü yapacaklarını duyurdu. Papa, Hristiyan mezheplerini ve diğer dinlerin temsilcilerini de bu etkinliğe davet ederek “O akşam saat 18.00’de Aziz Petrus’ta dünya barışı için bir saat boyunca dua edeceğiz.” ifadesini kullandı. Papa, “şu an konuşulmayan ancak acı çeken” olarak nitelediği Ukrayna için de dua edilmesini inananlardan istedi.
22 Ekim
Vatikan’da Aziz Petrus Meydanı’na bakan çalışma ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını yapan Papa, duanın ardından İsrail-Filistin arasında devam eden çatışmaya dair konuştu.
Papa, İsrail ve Filistin’de yaşananları düşündüğünü belirterek “Çok endişeli ve çok üzgünüm. Acı çeken herkese; rehinelere, yaralılara, hayatını kaybedenlerin yanındayım, onlar için dua ediyorum.” dedi. Gazze’de yaşananlarla ilgili Papa Franciscus, “Gazze’deki ağır insani durumu düşünüyorum. Son günlerde Anglikan hastanesi ile Rum Ortodoks cemaatinin kilisesinin vurulmuş olması bana acı veriyor. İnsani yardımların devam etmesi ve rehinelerin serbest bırakılmasına dair çağrımı bunlar gerçekleşene kadar yineliyorum. Rehineleri serbest bırakın. Dünyadaki her savaş, bir yenilgidir. Kardeşliğin yok edilmesidir. Kardeşlerim, durun.” diye konuştu.
Papa, 27 Ekim Cuma günü de Aziz Petrus Meydanı’nda dünya barışı için bir saatliğine dua edeceklerini de sözlerine ekledi.
22 Ekim
Joe Biden-Papa görüşmesi
Beyaz Saraydan yapılan yazılı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın, Papa ile telefon görüşmesi yaptığı bildirildi. Biden’ın görüşmede, “Hamas’ın İsrailli sivillere yönelik barbarca saldırısını kınadığı ve Gazze’deki sivillerin korunması gerektiğini vurguladığı” bildirilen açıklamada, iki liderin bölgede gerilimin tırmanmasının önlenmesi ve Orta Doğu’da kalıcı barış için çalışılması gerektiği konusunda mutabık kaldığı kaydedildi.
29 Ekim
Vatikan’da Aziz Petrus Meydanı’na bakan çalışma ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını icra eden Papa, duanın ardından İsrail-Filistin çatışmasına değindi.
Ukrayna, Filistin ve İsrail’deki ciddi durum ve savaş halindeki diğer bölgeler için dua etmeye devam ettiklerini belirten Papa, “Özellikle Gazze’de insani yardımın sağlanmasına alan açılmalı, rehineler derhal serbest bırakılmalı. Silahları bırakma ihtimalinden kimse vazgeçmesin. Ateşi kesin!” dedi. Orta Doğu’da görevli rahip İbrahim Faltas’ı az önce bir programda dinlendiğini anlatan Papa, “Rahip Faltas ile beraber diyoruz ki; ateşi kesin! Durun kardeşlerim. Savaş, her zaman bir yenilgidir.” diye konuştu.
Papa, 27 Ekim’de Vatikan’da dünya barışı için oruç ve dua günü etkinliği yaptığını anımsatarak, kendisine pek çok yerde farklı şekillerde bu duada katılanlara da teşekkür etti.
2 Kasım
Papa, İtalyan devlet kanalı Rai1’e verdiği röportajda, gündemde öne çıkan konulara dair soruları cevaplandırdı.
Orta Doğu’daki çatışmanın küresel ölçekte tırmanmasından çekindiğine dikkati çeken Papa, “Bu savaş, İsrail, Filistin, kutsal topraklar, Kudüs olduğu için bizi etkiliyor, belki Ukrayna da öyle çünkü bize yakın. Ama bizi etkilemeyen başka pek çok savaş var, Kivu, Yemen, Myanmar ile Arakanlılar ki onlar şehitler. Dünya savaşta ama arkasında silah sanayi var.” dedi.
Her savaşın bir yenilgi olduğunu ve savaşlara alışmamaları gerektiğini vurgulayan Papa, “Savaşla hiçbir şey çözülmez. Her şey barışla ve diyalogla kazanılır. Birlikte yaşaması gereken iki halk var. Bu bilge çözümle, iki halk, iki devlet. Oslo Anlaşması, sınırları belli iki devlet ve özel statüye sahip Kudüs.” ifadelerini kullandı.
Papa, Ukrayna’da da barış ihtiyaç olduğunu belirterek taraflara, “Durun. Bir süre durun ve barış anlaşması yapmayı arayın. Bunun gerçek çözümü anlaşmalardır. Her ikisi için de.” çağrısı yaptı. Papa, hem Kiev’e hem Moskova’ya gitmek istediğini de hatırlattı.
Papa, papalık döneminin en zor anının sorulması üzerine, “Suriye savaşına karşı çıkmak zorunda kaldığım zamandı.” yanıtını verdi. Katolik Kilisesi’nin başını ağrıtan pedofili ve istismar konuları için de Papa, “Çok şey yapıldı ama halen yapılacak çok şey var.” dedi.
Kilisede tartışılan konulardan olan kadınların rolüne ilişkin de Papa, kadınların daha fazla rol alacağını ama dini törenlerdeki rollerine dair teolojik bir sorun olduğunu ifade etti. Futbola merakıyla bilinen ve aslen Arjantinli olan Papa Franciscus, röportajda vatandaşlarından Diego Armando Maradona mı yoksa Lionel Messi’yi mi tercih edeceği sorusu üzerine, “Ben üçüncü bir isim söyleyeyim: Pele.” yanıtını verdi.
5 Kasım
Vatikan’da Aziz Petrus Meydanı’na bakan çalışma ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını yapan Papa, duanın ardından İsrail-Filistin çatışmasına da değindi. Papa, konuşmasında, “Filistin ve İsrail’de çok sayıda insanın hayatını kaybettiği bu ciddi durumu düşünüyorum. Lütfen durun. Rab adına ateşi kesin.” dedi.
İnsani durumun ciddiyetine vurgu yapan Papa Franciscus, “Çatışmanın daha fazla genişlememesi için tüm yolların denenmesini umuyorum, yaralılara yardım sağlanmasını ve insani durumun çok ciddi olduğu Gazze’deki insanlara yardımların ulaşmasını diliyorum.” diye konuştu.
Rehinelerin serbest bırakılması konusundaki çağrısını da yineleyen Katoliklerin ruhani lideri, “Aralarında çok sayıda çocuk da var, bunlar ailelerine dönsünler. Evet, çocukları düşünüyoruz, bu savaşın içinde bulunan tüm çocukları, aynı şekilde Ukrayna ve diğer çatışmaların içindeki tüm çocukları düşünüyoruz. Bu şekilde onların geleceği öldürülüyor. ‘Yeter’ deme gücümüz olsun diye dua ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
5 Kasım
Reisi-Papa görüşmesi
İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre, Reisi, Katoliklerin ruhani lideri Papa ile Gazze’deki durumla ilgili telefonda görüştü. İşgalcinin Gazze’deki saldırılarında 4 bini çocuk, 2 bin 500’ün üzerinde kadın olmak üzere 10 bine yakın Filistinlinin öldürülmesini “asrın en büyük soykırımı” olarak nitelendiren Reisi, “Bu rejimi destekleyenler bu sarsıcı suçlar karşısında dünya halklarına ne cevap verebilir?” ifadesini kullandı.
Gazze’deki hastanelerin yanı sıra kilisenin de işgalci tarafından bombalandığını hatırlatan Reisi, “Gazze kilisesinin bombalanması ve Filistin milletinin bu tarihi mirasının yok edilmesi, yalnızca Filistinli Müslümanlara değil, diğer dinlere karşı da ABD ve birçok Avrupa ülkesinin desteğiyle yürütülen apartheid eylemlerinin örnekleridir.” değerlendirmesinde bulundu. Reisi, Hristiyanlık dahil tüm İbrahimi dinlerin öğretileri doğrultusunda bugün yaşananlara karşı Filistin halkının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Batılı ülkelerin işgal rejimine desteğine işaret eden Reisi, Papa’dan saldırıların durdurulması için Batılı ülkelerdeki konumunu kullanması ve “zalim ile mazlumun kim olduğunu doğru şekilde açıklaması” çağrısında bulundu.
Papa Franciscus ise Gazze’ye saldırıların durdurulması ve ateşkes sağlanması gerektiğini belirterek, “Dünya Katoliklerinin lideri olarak bu saldırıları durdurmak ve Gazze’de daha fazla kadın ve çocuğun kurban olmasını önlemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.” ifadelerini kullandı.
Vatikan resmi yayın organı VaticanNews’in X sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, Papa ile Reisi’nin telefon görüşmesi yaptıkları teyit edildi. Görüşmenin içeriğine dair bilgi verilmedi.
17 Kasım
Kardinal Parolin, İtalya’nın Vatikan Büyükelçiliği’ndeki etkinlikte gazetecilere uluslararası gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.
Orta Doğu’daki duruma ilişkin endişelerinin ciddi olduğunu ve bunun sürdüğünü ifade eden Kardinal Parolin, “Hastanelere ve ibadet yerlerine saygı, uluslararası insancıl hukukun temel bir konusudur. Hastaneleri herhangi bir savaş eyleminde kullanmanın anlamı yok. Buna tepki verilmeli ve tam olarak kınanmalı.” dedi.
Kardinal Parolin, rehinelerin serbest bırakılmasının, mevcut sorunun çözümü açısından temel noktalarından biri olduğuna inandıklarını belirterek, Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus ile rehinelerin aileleri arasında olası bir toplantı üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Kardinal Parolin, ABD Başkanı Joe Biden ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in San Francisco’daki görüşmesinin ileriye yönelik “olumlu bir sinyal” olduğunu ifade etti.
Ukrayna Savaşı’nın sorulması üzerine Vatikan Devlet Sekreteri, “Ukrayna’da çözüm için büyük bir perspektif görünmediğini ancak bu trajediden çıkmanın yolunu bulmaları gerektiğini” söyledi.
Kardinal Parolin, İtalyan Skytg24 kanalına verdiği röportajda da hastanelere saldırılmaması ve sağlık çalışanlarının işlerini yaparken engellenmemesi gerektiğini vurguladı.
BM İklim Zirvesi
1-2 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Dünya İklim Eylem Zirvesi, Dubai’de yapılacak.
ABD ve Çin liderlerinin katılmayacağı zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın katılımı bekleniyor. İngiltere kralı da burada bir konuşma yapacak. COP28’e işgalci İsrail’i temsilen 20 delegenin katılacağı tahmin ediliyor.
Daha önce zirveye katılacağı öngörülen Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, sağlık sorunları gerekçesiyle zirveye katılmayacak.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *