İşgalci İsrail hükümetinin Netanyahu komutasında kurulacak yeni hükümetinin daha fazla ‘ihlal’ üreteceğini belirterek, bu hükümete karşı birlik olunmasını istedi!
Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Abbas, Ramallah kentindeki Başkanlık Merkezi’nde Fetih Hareketi Devrim Konseyi 10. Dönem Toplantısı açılışında konuşma yaptı.
Yeni kurulacak İsrail hükümetine karşı konulması gerektiğine değinen Abbas, Filistinlilerin haklarına ve birliklerine bağlı kalmalarını ve direnişi desteklemelerini istedi.
Yaşanan değişim sürecine dikkati çeken Abbas, “Dünyada ve bölgedeki değişimler sonucunda bizler oldukça zor ve hassas bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç, halkımızın tüm evlatları ve yöneticileri ile Filistin davasını destekleyen herkesin omuz omuza birlik içinde olmasını gerekli kılıyor.” dedi.
İsrail’de yeni kurulacak hükümete ilişkin düşüncelerini paylaşan Abbas, “yeni kabineye ülkedeki aşırıların en sert olanlarının katılacağına” dikkati çekti. Abbas, “Bu hükümetten daha fazla ihlal, saldırı ve suç bekliyoruz. Dolayısıyla hepimizin topluca bu hükümete karşı durmamız, ifşa etmemiz ve başarısızlığı için çalışmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Abbas, medya, politika ve diplomasi alanlarında çalışmanın önemine işaret etti. Filistin söylemiyle çelişen İsrail söylemine karşı durulması gerektiğini dile getiren Abbas, uluslararası örgütlere katılım çabalarını sürdüreceklerini, tam üyelik için Birleşmiş Milletlere yeniden gideceklerini vurguladı.
Abbas: İsrail saldırısına karşı koyuyoruz
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin meselesini destekleyen akademisyenler onuruna işgal altındaki Batı Şeria’daki Ramallah Belediye binasında düzenlenen törene video mesaj yolladı.
İsrail saldırıları karşısında teslim olmayacaklarını, Filistin topraklarında direneceklerini, barış yanlısı halk direnişini genişleteceklerini savunan Abbas, barış ve adalet yanlısı herkesle uluslararası düzeyde hareket ettiklerini belirtti.
Abbas, bu adımların da “İsrail’i işgali bitirmeye ve saldırılarına son vermeye zorlamak, işlediği suçlardan ve uluslararası hukuka yönelik ihlallerinden sorumlu tutmak” için atıldığını aktardı.
Filistin Devlet Başkanı, yumuşak gücün, hakkı, adaleti ve barışı korumak, adil ve kapsamlı barışa bağlı Filistin ulusal projesini desteklemedeki önemini vurguladı.
İsrail’in Filistin halkına, toprağına ve kutsal değerlere karşı her an saldırıda bulunduğuna ve ihlaller gerçekleştirdiğine dikkati çeken Abbas, “Sömürgeci işgal, ordusu ve terörist Yahudi yerleşimcileriyle Filistin topraklarına ve halkına yönelik sistematik saldırı uyguluyor.” ifadelerini kullandı.
Abbas, yerleşim birimlerinin “kanser” gibi yayıldığını, İsrail güçlerinin “cinayetlerin yanı sıra naaşları alıkoyma, evleri yıkma, arazilere el koyma, ekonomiyi darboğaza sürükleme, doğal kaynaklara yatırım yapılmasını engelleme” uygulamalarına aralıksız devam ettiğini kaydetti.
Filistin, İsrail askerlerinin Batı Şeria’da işlediği “soğukkanlı infazı” kınadı
Filistin Devlet Başkanlığı, Başbakan Muhammed Iştiyye ve Filistinli gruplar, İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde yakın mesafeden ateş açarak bir Filistinliyi öldürmesine tepki gösterdi.
İsrail askerlerinin, Nablus kentinin güneyindeki El-Huvvara beldesinde Ammar Hamdi Muflih (22) isimli Filistinliyi şehid etmesinin ardından Filistin Devlet Başkanlığı, Iştiyye ve Filistinli gruplar açıklama yaptı.
Filistin haber ajansı WAFA’ya göre, Abbas yönetimindeki Devlet Başkanlığı’nın açıklamasında, işgalci İsrail askerlerinin, Muflih’i soğukkanlılıkla öldürmesinin, Filistin halkına karşı her gün işlenen çirkin suçlardan biri olduğu belirtildi. “İsrail’deki hükümetlerin resmi politikası haline gelen bu suçlar, savunmasız Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması için acil müdahaleyi gerekli kılmaktadır.” ifadesine yer verilen açıklamada, uluslararası camianın sessiz kalması ve hesap sormama politikasının, bu tür soğukkanlı infazların işlenmesine yol açtığı vurgulandı.
Filistin Başbakanı Iştiyye ise açıklamasında, Huvvara’daki infazın, İsrail askerlerinin, öldürme temelli bir inançtan beslenen organize terörünü yansıttığını dile getirdi. İsrail askerlerinin yaptıklarının cezasız kalmasının, onları bu suçları tekrar işlemeye sevk ettiğini kaydeden Iştiyye, uluslararası topluma bu infazların durması için müdahale çağrısı yaptı.
Fetih Hareketi’nden yapılan açıklamada ise infaz kınanarak bunun, İsrail’deki yeni faşist hükümetin politikasını yansıttığı ifade edildi.
Hamas Hareketi Sözcüsü Abdullatif el-Kanu tarafından yapılan açıklamada, son olarak Huvvara’da işlenen çirkin infaz olmak üzere İsrail’in işlediği suçlarda yaşanan artışa daha fazla direnişle cevap verileceği ve düşmana bedel ödetileceği kaydedildi. Kanu, işlenen infazın, İsrail’in ve onun ordusunun saldırgan ve faşist yanını yansıttığını dile getirdi.
Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi de açıklamasında, Filistinli gencin soğukkanlılıkla öldürülmesini ve ilk yardım ekiplerinin olay yerine ulaşmasının engellenmesini kınadı. Açıklamada, bu ve bunun benzeri suçlara ancak direnişle ve İsrail ordusuyla her yerde ve her alanda çatışmanın sürdürülmesiyle cevap verilebileceği ifade edildi.
ABD Dışişleri Bakanı, İsrail yanlısı örgütün konferansında
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD’nin başkenti Washington’da solcu, İsrail yanlısı insan hakları örgütü J Street’in yıllık konferansında bir konuşma yaptı.
ABD’nin Netanyahu hükümetini aşırı sağcı yapısına göre değil eylemlerine göre değerlendireceğini belirten Blinken, “(Yahudi) Yerleşimlerinin genişletilmesi, Batı Şeria’nın ilhak edilmesi, kutsal mekanların tarihi statükolarının bozulması, evlerin yok edilmesi, tahliye edilmesi, şiddete teşvik de dahil iki devletli çözümü baltalayacak bütün eylemlere karşı çıkacağız.” ifadesini kullandı.
Filistin’de yaşanan İsrail zulmü
Batının himayesinde 1948’de Filistin topraklarına yerleştirilen İsrail, bugüne dek sayısız katliama ve hak ihlaline imza attı.
İşgalci İsrail askerleri, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’nın birçok kentine sık sık çeşitli nedenlerle baskınlar düzenliyor. Bu baskınlar sırasında İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu yıl başından itibaren aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı 100’den fazla Filistinli şehid edildi.
Siyonist İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Şimdi Barış) Hareketi’nin verilerine göre, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da 145 büyük, 140 da kaçak yerleşim yeri bulunuyor ve buralarda yaklaşık 666 bin yerleşimci yaşıyor.
Uluslararası hukuka göre, Batı Şeria ve Doğu Kudüs, işgal toprağı, buralardaki tüm yerleşim faaliyetleri de yasa dışı kabul ediliyor.
Kaçak yerleşim birimleri, genelde Filistinlilerin özel mülkü olan tarım arazilerine, karavan ve konteyner benzeri prefabrik yapıların kurulmasıyla inşa ediliyor.
Batı Şeria’da uluslararası hukuka aykırı yasa dışı yahudi yerleşim yerlerinden farklı olarak, bu kaçak yerleşimler işgalci İsrail kanunlarına göre de hukuk dışı kabul ediliyor.
Kaçak yerleşim birimlerinde yaşayan yahudi yerleşimciler, Filistinlileri taciz ederek tarım arazilerine ulaşmalarını engelliyor, İsrail ordusu da buralarda yaşayan Yahudi yerleşimcilere koruma sağlıyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *