Hak-İş: ‘Koronavirüs bahanesiyle işten çıkarmalar yasaklanmalı’

Hak-İş: ‘Koronavirüs bahanesiyle işten çıkarmalar yasaklanmalı’

Hak-İş Genel Başkanvekili Yıldız, “Emeğinden başka sermayesi olmayan emekçilerin işsiz kalması, maaşlarının ödenememesi, ücretsiz izne çıkarılması gibi konuları kabul etmediğimizi belirtmek istiyoruz.” dedi.

Hak-İş Genel Başkanvekili Osman Yıldız, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele sürecinde emekçilerin işsiz kalması, maaşlarının ödenememesi, ücretsiz izne çıkarılmalarını kabul etmediklerini belirterek, “Koronavirüs salgını bahanesiyle işçilerin işten çıkarılmalarının yasaklanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, yeni tip koronavirüsün yayılmasını azaltmak için kamu kurum ve kuruluşları ile iş yerlerinin hizmetlerinin, uzaktan ve dönüşümlü çalışma yöntemleri ile devam ettirilmesinin son derece önemli olduğunu belirtti.

İşsizliğin Türkiye için gün geçtikçe daha önemli bir sorun haline geldiğinin görüldüğünü ifade eden Yıldız, açıklamasında “Koronavirüs salgını bahanesiyle işçilerin işten çıkarılmalarının yasaklanmasını istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Yıldız, çalışma hayatında karşılaşılan zorlukların çözümü için alınan önlem paketlerinin tek tek hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu kapsamda, kısa çalışma ödeneğinin devreye alınmasının, ödenekten faydalanma süreçlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılmasının; bu bağlamda İşsizlik Sigortası Fonunun daha etkin ve yaygın kullanımına yönelik yararlanma kriterlerinin, sosyal tarafların katılım ve katkısıyla kolaylaştırılmasının, çalışma hayatının devamlılığı açısından hayati önem taşıdığına dikkati çekti.

Bu süreçte önceliğin insan sağlığı, işçi ve istihdam ile ekonomiyi korumak olması gerektiğini belirten Yıldız, şunları kaydetti:

“Emeğinden başka sermayesi olmayan emekçilerin işsiz kalması, maaşlarının ödenememesi, ücretsiz izne çıkarılması gibi konuları kabul etmediğimizi belirtmek istiyoruz. Bu sebeple, Kovid-19 ile mücadele sürecini hükümet-işçi-işveren birlikte, kazasız atlatabilmek ve kurulu düzeni bozmadan, panik yapmadan, en sağlıklı geçişi, özveri ve fedakarlık içerisinde birlikte başarmalıyız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren bu mücadele sürecinde her türlü destek ve iş birliği içerisinde olacağız.”

“Ambulans personelinin vardiya sistemi 24/72’ye çevrilsin”

Yıldız, çalışma hayatında, işçi servislerinden üretim süreçlerine kadar tüm alanlarda “sosyal mesafe” kavramının dikkate alınması, çalışanlar arasındaki temasın en aza indirilmesi, bütün iş yerlerinde dezenfeksiyonun periyodik aralıklarla yapılması, maske ve eldiven gibi koruyucu ve temizlik malzemeleri ile dezenfektanların temin edilmesi ve tüm iş yerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları’nın harekete geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Gece gündüz görevlerinin başında olan sağlık çalışanlarına teşekkür eden Yıldız, sağlık çalışanlarının da haklarını en iyi şekilde almaları için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Yıldız, “Bu kapsamda, Acil Sağlık Hizmetlerinde çalışan 112 ambulans şoförleri ve personellerinin, hali hazırda uygulanan 12/36 vardiya sisteminin, 24/72 vardiya sistemine çevrilmesi talebimizi, hali hazırda fiili uygulamaların da teyidi anlamında hayata geçirilmesinin bu süreçte önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sağlık personeli arasında da pozitif vakalar bulunduğunu anımsatan Yıldız, virüse yakalanan sağlık çalışanlarına bulaşıcı hastalık ve enfeksiyon risk priminin kapsamlı bir şekilde uygulanmasını talep etti.

“Bu süreçte sağlık çalışanları işçi-memur ayrımı gözetilmeden değerlendirilsin”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı 32 bin yeni sağlıkçının işe alınmasını çok önemsediklerini vurgulayan Yıldız, “32 bin sağlıkçının hastanelerde istihdam edilmesinin, hem ülkemizin koronavirüsle mücadelesi konusunda hem de işsizliğin azaltılması konusunda büyük bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Yıldız, Koca tarafından açıklanan “sağlık çalışanlarına 3 ay boyunca ek ödeme müjdesi”ni büyük bir gelişme olarak gördüklerine dikkati çekerek, bu süreçte sağlık çalışanlarının hepsinin işçi-memur ayrımı gözetmeden birlikte değerlendirilmesi, memurların yanı sıra hstanede çalışan güvenlik personeli, tıbbi sekreterler, temizlik personeli, hasta bakıcılar, klinik destek işçileri ve teknik personel ile TİS kapsamındaki işçilere bu ödeme yaklaşımının yansıtılması talebinde bulundu.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal