Türkiye’yi 3 bölümde tanımlamak yeterli midir?

Türkiye’yi 3 bölümde tanımlamak yeterli midir?

Türkiye’yi üçe ayırmak mümkünmüş. Kıyı şeridi, İç Anadolu/Karadeniz, Doğu. Kıyı şehirleri modernmiş, eğitimliymiş. İç Anadolu ve Karadeniz muhafazakâr ve fakirmiş. Dini konularda hassasmış…

Anket firmalarının yaklaşımlarını eleştiren Milliyet yazarı Mehmet Tez, firmaların Türkiye’yi kaba bölümler halinde tanımlayarak analiz ettiğini, bunun doğru olmadığını ve artık terk edilmesi gerektiğini belirtti.

“Türkiye’yi üçe ayırmak mümkünmüş. Kıyı şeridi, İç Anadolu/Karadeniz, Doğu. Kıyı şehirleri modernmiş, eğitimliymiş. İç Anadolu ve Karadeniz muhafazakâr ve fakirmiş. Dini konularda hassasmış. Ekonomik açıdan devlete bağımlıymış. Doğu’ysa hem fakir, hem ezilmişmiş. Kimlik talepleri karşılanmamışmış.

Geçen gün bir kamuoyu araştırma şirketinin müdüründen bu şekilde bir analiz okudum. Elbette akla yakın. Muhakkak gerçeklik payı olan bir değerlendirme. Neticede şu tabloya kim itiraz edip, hayır, öyle değil diyebilir ki?” diyen Mehmet Tez şöyle devam etti:

“Benimki itiraz değil ama merak. İlla kurcalayacağız ya klişeleri…

80 milyonluk ülkemiz bu kadar basit açıklanabilecek bir yer midir? İnsanlar ülkemizde demek ki üçe ayrılıyor. Siz hangi tipsiniz? Ben sahil tipiyim, herhalde ama İstanbul sahil kenti mi ki? Bağcılar, Sultanbeyli, Caddebostan ve Moda hep İstanbul’da. Ama İstanbul komple sahil şehri olarak hareket ediyor kabul ediyoruz. O halde hepimiz aynı endişelere sahibiz, aynı kültürel zevkleri paylaşıyoruz. Aynı filmleri seyredip aynı müzisyenleri ve şarkıları dinliyoruz. Dolayısıyla da aynı partiye oy vereceğiz. Öyle mi? Halbuki benim yakın çevremde en fazla anlaştığım görüştüğüm insanlar arasında bile en az iki üç farklı partiye oy verecekler var. Sayın kamuoyucular acaba bu konuda ne söyleyebilirler?

Bu kaba çizgilerin, artık eskidiği, eskimekten de öte, açıklayıcı olmaktan çıktığı bir çağdayız çoktandır.”

Yazısının son bölümünde bu yaklaşımın konforlu geldiğini ama bundan kurtulunması gerektiğini de belirtti:

Anketçiler beni umurumda değil. Ama siyasi partilerin seçmenlerini, seçmenden de öte içinde yaşadıkları ülkenin halkını “Milletimiz şudur budur” gibi artık karşılığı tartışmalı, ezberlenmiş kalıplara sokuşturmak yerine, kendilerini sıkıştıkları dar yerden kurtarmalarının vakti geldi geçiyor. Biliyorum, böyle üçe ayırmak daha kolay, daha konforlu. Ama çalışmayana ekmek yok.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal