Kiliseler komitesi, siyonist rejimin, Batı Şeria’daki öğretmenler için giriş izinlerini vermeyi ve yenilemeyi reddetmesinin 2026-27 eğitim öğretim yılını aksatma tehdidi oluşturduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesini istedi.
Filistin’deki Kilise İşleri Yüksek Başkanlık Komitesi Çarşamba günü, işgalci İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’dan gelen öğretmen ve personelin Kudüs’teki okullara ulaşmasını engellemesinin ardından, dünya genelindeki kiliseleri Kudüs’teki Hristiyan okullarını kurtarmak için “acil eylem”de bulunmaya çağırdı.
Komite yaptığı açıklamada, yetkililerin Batı Şeria’dan gelen birçok öğretmen ve personele giriş izni vermeyi veya yenilemeyi reddettiğini ve bunun da onların okullarına ve iş yerlerine ulaşmalarını engellediğini belirtti.
Yapılan açıklamada, “Bu önlemler, Hristiyan eğitim kurumlarını süresiz grev ilan etmeye zorladı, 2026-2027 akademik yılını riske attı ve öğrencilerin sınıflarına dönmesini engelledi” denildi.
Yapılan uyarıda, bu önlemlerin “Kudüs’teki Filistin eğitimine yönelik kısıtlamaların daha geniş ve giderek yoğunlaşan bir tırmanışının parçası” olduğu belirtildi.
Komite, İsrail’in Filistin okullarına kendi müfredatını dayatmasını ve Knesset’in Ocak ayında Filistin yükseköğretim kurumlarından mezun olanların istihdamına ilişkin olarak çıkardığı yasayı gerekçe gösterdi.
Açıklamada, söz konusu politikaların “Kudüs’ün kimliğini zayıflattığı” ve Doğu Kudüs’ün işgal altındaki toprak olduğunu teyit eden uluslararası hukuk ve BM kararlarına, ayrıca Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin hükümlerine aykırı olduğu belirtildi.
Komite, “Eğitim bir ayrıcalık değil, bir haktır” diyerek, “Hristiyan eğitim kurumları Kudüs tarihinin ve Kilise’nin şehirdeki misyonunun ve varlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Filistin halkının, Hristiyanların ve Müslümanların nesillerine hizmet etmiş olan bu kurumların korunması gereken tarihi bir rolü vardır” diye vurguladı.
Dünya genelindeki kiliseleri, etkilenen personel için izinlerin verilmesi ve yenilenmesini talep etmek ve okulların yeniden açılmasını, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli bir şekilde sınıflarına dönebilmelerini sağlamak için “konumlarını ve uluslararası ilişkilerini kullanmaya” çağırdı.
Komite ayrıca Kudüs’teki eğitim ve kilise kurumlarına desteğin devam etmesi ve “süregelen İsrail ihlallerini” durdurmak için uluslararası harekete geçilmesi çağrısında bulundu.
İsrail, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin işgal altındaki Doğu Kudüs’e çalışma, eğitim, tıbbi tedavi ve ibadet için girebilmeleri için özel izin almaları gerektiğini şart koşuyor.
Ocak ayında Knesset, Filistin Yönetimi’ne bağlı kurumlardan mezun öğretmenlerin İsrail eğitim sisteminde istihdam edilmesini yasaklayan bir yasayı kabul etti.
Haaretz gazetesinin önceki bir raporuna göre, bu yasa özellikle Doğu Kudüs’teki Arap eğitim sistemini etkiliyor; burada 6.700 öğretmen çalışıyor ve bunların en az %60’ı Filistin akademik kurumlarından lisans derecesine sahip.
Siyonist rejim, 1967’den beri Doğu Kudüs’ü işgal altında tutuyor ve burayı başkentinin bir parçası olarak görüyor; bu durum uluslararası alanda geniş bir kabul görmedi. Abbas yönetimi ise Doğu Kudüs’ü gelecekteki devletlerinin başkenti olarak istiyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *