Gözaltılar genellikle şiddetli gece baskınlarıyla başlıyor; İsrail güçleri uyarı vermeden evlere baskın düzenliyor, kapıları kırıyor, çocuklar alınıyor, bağlanıyor, birden fazla kontrol noktasından geçiriliyor, dayak atılıyor, uzun süre yiyecek ve su verilmeden tutuluyor. Amaç Filistinli Müslüman çocukların iradelerini kırmak, psikolojilerini bozmak, yıldırmak…
Filistinli esir dernekleri tarafından yayınlanan rapor, Filistinli çocukların uzun zamandır İsrail’in baskı ve kontrol politikalarının doğrudan hedefi olduklarını, bunlardan muaf tutulmadıklarını belirtti.
Filistin Çocukları Günü vesilesiyle yayınlanan bir raporda, Tutuklular İşleri Komisyonu, Filistinli Esirler Derneği ve Addameer Esir Destek ve İnsan Hakları Derneği, soykırım savaşının ardından gelen dönemin tutuklu çocuklar için en zorlu dönem olduğunu belirtti. Şu anda İsrail hapishanelerinde yaklaşık 350 çocuk tutulurken, Gazze Şeridi’nden getirilen onlarca çocuk da son derece tehlikeli koşullar altında gözaltında tutuluyor.
Kurumlar, zorla kaybetme, aile ziyaretlerinin engellenmesi ve iletişimin kesilmesi gibi uygulamaların yanı sıra sistematik işkencenin de gözaltı uygulamalarının temel bir özelliği haline geldiğini ve bu durumun birçok tutuklunun kesin sayısını veya akıbetini belirlemeyi zorlaştırdığını belirtti.
Çocukların tutuklanmasının istisnai bir önlem olmadığını, aksine yıllar içinde on binlerce çocuğu etkileyen, örgütlü baskı yoluyla tüm bir nesli boyunduruk altına almayı amaçlayan uzun soluklu ve sistematik bir politika olduğunu vurguladılar.
İsrail soykırımının başlamasından bu yana, İsrail güçleri işgal altındaki Filistin topraklarında geniş çaplı tutuklama kampanyaları yürütmüş ve yalnızca Batı Şeria’da 1.700’den fazla çocuğu gözaltına almıştır. Bu rakam, daha sonra serbest bırakılanların yanı sıra halen gözaltında bulunanları da içermektedir.
Rapora göre, gözaltılar genellikle şiddetli gece baskınlarıyla başlıyor; İsrail güçleri uyarı vermeden evlere baskın düzenliyor, kapıları kırıyor ve aileler arasında korku ve kaos yayıyor. Ardından çocuklar alınıyor, bağlanıyor ve birden fazla kontrol noktasından geçiriliyor; burada bazılarına dayak atılıyor, sert muamele yapılıyor ve uzun süre yiyecek ve su verilmeden gözaltında tutuluyor.
Birçoğu gözleri bağlı olarak naklediliyor, bu da korku ve kafa karışıklığını derinleştiriyor ve gözaltına alındıkları ilk anlardan itibaren kalıcı psikolojik etkiler bırakıyor.
Raporda, sorgulamanın en ağır aşamalardan biri olduğu ve çocukların iradelerini kırmak ve itiraf almak için tasarlanmış koşullar altında gerçekleştirildiği belirtildi. Çocuklar uzun saatler boyunca avukatlarına veya aile üyelerine erişimleri olmadan tutuluyor ve ifadeler psikolojik baskı, tecrit ve yıldırma yöntemlerinin kullanıldığını gösteriyor.
Açıklamada, devam eden savaş sırasında ihlallerin önemli ölçüde arttığı, gözaltı koşullarının daha da ağırlaştığı, uyku yoksunluğunun arttığı ve fiziksel ve psikolojik istismarın yoğunlaştığı belirtildi.
Kurumlar, yasal bir süreç olması gereken şeyin sistematik bir istismar modeline dönüştüğü ve bunun çocukların ruh sağlığı ve geleceği üzerinde derin ve kalıcı etkiler bıraktığı konusunda uyarılarda bulundu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *