İran’ın önemli yönetmen ve yapımcılarından Mecid Mecidi yaptığı yazılı açıklamada, İran’ın, ABD ve İsrail’e karşı verdiği mücadelenin önemine değinerek, “Bugün büyük İran, çocukları öldüren İsrail’e ve ABD hükümetinin hegemonik politikalarına karşı, dünyanın tüm ezilmiş ve acı çeken insanları adına dimdik duruyor ve direniyor.” ifadelerini kullandı.
Yaşananların “iyilik ve kötülük arasındaki bir savaş” olduğunu belirten Mecid Mecidi mesajında şunları kaydetti:
“Bu mücadelede ön cephe sadece askeri savaş alanları değil, aynı zamanda sıradan insanların savunmasız evleri, hastaneler ve umuttan başka sığınağı olmayan çocukların okullarıdır. Tüm şiddet ve baskıya rağmen, İran halkı dimdik duruyor. Bu yolun liderlerinden ve öncülerinden masum ilkokul çocuklarına kadar herkes, baskıya boyun eğmeyen bir milletin direniş öyküsünün bir parçasıdır. Büyük küresel güçler, Orta Doğu haritasını yeniden şekillendirmek, bu bölgenin kaynaklarını ve zenginliğini ele geçirmek ve egemenliklerini genişletmek için tüm güçleriyle geldi.”
Başarılı yönetmen, saldırılar karşısında İran halkının verdiği mücadeleye dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bununla birlikte, tam da bugünlerde, İran halkının ve savaşçılarının direnişi, bir ulusun iradesinin en büyük güçlere bile karşı koyabileceğini göstermiştir. Tarih, kararlılık, birlik ve dayanışma içindeki bir ulusun, muazzam küresel baskılara karşı koyabildiğine şahitlik edecektir. Bu nedenle, dünyanın dört bir yanındaki düşünürlerin, özgür ruhlu bireylerin, yazarların ve sanatçıların, insan acıları karşısında sessiz kalmamaları ve kalemleri, düşünceleri ve sanatlarıyla gerçeği, adaleti ve insan onurunu savunmaları en büyük sorumluluklarındandır. Bugün, baskı ve adaletsizlik karşısında ahlaki ve insani sorumlulukları her zamankinden daha açık hale gelmiştir.”
ABD’nin ve ortağı İsrail’in, İran’a yönelik saldırılarının dünyanın çeşitli devletleri tarafından desteklendiğinin altını çizen Mecidi şöyle dedi:
“Eminim ki, dünyanın dört bir yanındaki birçok kalp, farklı ülkelerden insanlar arasında, İran halkıyla dayanışma içindedir çünkü bu ulusun aradığı tek şey, onur ve baskıya karşı duruştur. Bugün, dünyanın dört bir yanında özgür vicdanların uyanış ve yükseliş günüdür, bağımsız insanların insan onurunu güvence altına almak için adaletsizliğe karşı durduğu bir gündür.”
Usta yönetmen Mecid Mecidi
Mecid Mecidi, 1959’da Tahran’da doğmuş, İran sinemasının uluslararası üne sahip önemli isimlerinden biridir. 14 yaşında tiyatroya adım atarak oyunculuğa başlayan Mecidi, genç yaşta sanat dünyasına yönelmiş ve 1979’da Tahran Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimine başlamış ancak ülkesindeki kültürel devrim nedeniyle eğitimini tamamlayamamıştır. Sinema yolculuğuna oyun yazarlığı, oyunculuk ve kısa film yapımı ile başlamış; 1980’lerde İslami değerler etrafında şekillenen sanat projelerinde aktif rol almıştır.
1997 yapımı “Cennet’in Çocukları” filmi, Mecid Mecidi’nin en bilinen ve takdir edilen eseridir. Film, maddi zorluklar içinde yaşayan iki kardeşin, küçük kız kardeşin ayakkabısını bulma çabalarını naif bir dille anlatır. Sade ama derinliği olan bu yapım, 1998 yılında Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film dalında aday gösterilmiş ve dünya çapında birçok film festivalinde ödüller kazanmıştır. Film; Amerika, Japonya, Fransa, Almanya, Hindistan gibi ülkelerde gösterilmiş, eğitim müfredatlarında bile yer almıştır. Eleştirmen Roger Ebert, filmi “öğretici ve etkileyici” olarak tanımlamıştır.
Mecid Mecidi, 1997 yılında yönettiği Cennet’in Çocukları filmiyle uluslararası alanda büyük ses getirdi. Film, Kanada’daki Montreal Dünya Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazandı ve ertesi yıl En İyi Yabancı Film Oscarı için aday gösterildi.
İki yıl sonra, 1999 yapımı Cennetin Rengi filmiyle bir kez daha Montreal’de büyük beğeni topladı ve Asya yapımı bir film olarak gişe rekoru kırdı.
2008 yılında, Çin hükümeti tarafından 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’nın tanıtımı için davet edilen beş dünya çapında yönetmenden biri oldu. Mecidi, bu proje kapsamında Renkler Uçuyor (The Colors Fly) adlı kısa filmi yönetti. Film, İtalya’dan Giuseppe Tornatore, Fransa’dan Patrice Leconte, İngiltere’den Daryl Goodrich ve Hong Kong’tan Andrew Lau gibi önemli yönetmenlerin yapımları arasından sıyrılarak en iyi tanıtım filmi seçildi. (Mehr)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *