İrlanda’da yayımlanan bir rapor, Müslüman karşıtı çevrim içi söylemlerin yaklaşık yüzde 90’ının ülke dışı kaynaklı olduğunu ve sosyal medya aracılığıyla yerel bir olayın kısa sürede algoritmalar sayesinde küresel ölçekte nefret söylemine dönüştürülebildiğini ortaya koydu.
İrlanda merkezli Hope and Courage Collective tarafından hazırlanan The Islamophobia Playbook: A Project of Hate başlıklı raporda, ülkede Müslümanlara ve İslam’a yönelik çevrim içi nefret söylemleri ile bunların gerçek hayattaki saldırılarla ilişkisi incelendi.
Raporda, Müslüman karşıtı nefret söylemlerinin sosyal medya platformlarında hızla yayıldığı ve bazı içeriklerin doğrudan camilere ve Müslümanlara yönelik şiddet çağrılarına dönüştüğü belirtildi.
Raporda özellikle Dublin’de bir camiye yönelik kundaklama saldırısının ardından sosyal medya platformlarında yaşanan hareketlilik mercek altına alındı.
Araştırmacılar, saldırının ardından Facebook’ta yayımlanan bir videonun yaklaşık 1,9 milyon kez izlendiğini belirledi. Rapora göre bu rakam, şiddet içerikli bir olayın sosyal medya aracılığıyla kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini gösterdi.
Bununla birlikte, videonun altındaki 10 bin 600’den fazla yorum ve emoji etkileşimi, sosyal medyanın şiddetin yanı sıra farklı kesimler arasındaki çatışmaları da tetikleyebildiğini ortaya koydu.
Araştırmada, bu etkileşimlerin yaklaşık beşte birinde Müslüman karşıtı nefret söylemi, saldırıyı destekleyen ifadeler veya şiddete teşvik tespit edildi.
Raporda yüzlerce yorumda camilere yönelik yeni saldırılar yapılması çağrısında bulunulduğu, 300’den fazla yorumda ise İrlanda’daki camilerin yakılması veya kundaklanmasının açıkça istendiği kaydedildi.
Araştırmacılar, bu tür içeriklerin yalnızca çevrim içi hakaretlerden ibaret olmadığına, gerçek dünyadaki saldırılar açısından da risk oluşturabileceğine işaret etti.
Raporda X platformundaki paylaşımlar da incelendi. Araştırmacılar, olayla bağlantılı olarak 112 binden fazla paylaşım ve yaklaşık 70 bin farklı hesap tespit etti. Bu içeriklerin yalnızca altı günlük süreçte tahminen 243 milyon hesaba ulaştığı belirtildi.
Etkileşimin yüzde 90’ı İrlanda dışından
Raporda öne çıkan en önemli bulgulardan biri, paylaşımların yaklaşık yüzde 90’ının İrlanda dışından kaynaklanmasıydı.
Rapora göre bu durum, İrlanda’daki Müslüman karşıtı çevrim içi söylemin yalnızca yerel aktörlerle sınırlı kalmadığını, uluslararası hesaplar ve ağlar tarafından da yaygınlaştırıldığını ortaya koydu.
Rakamlar, Müslüman karşıtlığının yerel bir olaydan nasıl küresel bir söyleme dönüşebildiğini de gözler önüne serdi.
Algoritmalar nefret söylemini küresel ölçekte yayabiliyor
Rapora göre, İrlanda’da küçük bir bölgede gerçekleşen saldırı, birkaç gün içinde uluslararası ölçekte yayılan Müslüman karşıtı bir söyleme dönüştü.
HCC araştırma sorumlusu Mark Malone, raporun nefret söyleminin sosyal medya aracılığıyla nasıl küresel ölçekte yayıldığını ortaya koyan önemli bir kanıt niteliğinde olduğunu belirterek, “Uluslararası ölçekteki bu yayılım, çevrim içi ortamların güvenliğinden sorumlu herkes için endişe verici olmalı. İrlanda artık uluslararası aşırı sağ etkileyiciler için içerik kaynağı haline geliyor.” ifadelerini kullandı.
Rapordaki bulgular, sosyal medya platformlarının kendi topluluk kurallarını uygulamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.
Malone, Meta’nın platformlarında nefret söylemine izin vermediğine ilişkin açıklamalarının sorunu çözmediğini belirterek, şunları kaydetti:
“Meta’nın platformlarında nefret söylemine izin vermediğine ilişkin kopyala-yapıştır açıklamalar, bunun gerçekte yaşandığı gerçeğini değiştirmiyor. Meta ayrıca camilere yönelik yeni saldırı çağrılarının ve Müslüman topluma yönelik şiddet çağrılarının neden halen platformlarında yer aldığını açıkça açıklamalı.”
Raporda, söz konusu içeriklerin halen sosyal medya platformlarında yer aldığı ve etkileşim almaya devam ettiği belirtildi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *