Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Netanyahu’nun kendisine yönelik suikast tehditi üzerine, “Beni öldürme tehdidinizin hiçbir anlamı ve değeri yok. Kendi güvenliğinizden korkmanız gereken sizsiniz” dedi. Konuşmasında, “Direnişten başka çözüm yok, aksi takdirde Lübnan yok olmaya doğru gidiyor” diyen Şeyh Kasım, bütün Arap ve İslam halklarının ve bütün hür insanların zalimlere karşı durmakla yükümlü olduğunu söyledi.
Şeyh Naim Kasım, Uluslararası Kudüs Günü vesilesiyle Cuma günü yaptığı konuşmada, Hizbullah’ın kararlılığını yeniden teyit etti. Kasım, “Bizim sözlüğümüzde yenilgi veya teslimiyet diye bir şey yok. Ne kadar fedakarlık ve adak olursa olsun, sahada güçlü kalacağız. Geri çekilmeyeceğiz, çünkü bu bizim varlığımızı ilgilendiriyor; bu varoluşsal bir savaş, sınırlı veya basit bir savaş değil.” dedi.
Kasım, “Uzun bir çatışmaya kendimizi hazırladık, savaş alanında şaşıracaklar, düşman gücümüzü görecek ve tehditleri bizi korkutmayacak” diye güvence verdi.
Lübnan’ın direniş göstermemesi durumunda başına gelecekler konusunda uyarıda bulunan Kasım, “Direnişten başka çözüm yok, aksi takdirde Lübnan yok olmaya doğru gidiyor” dedi.
Kasım, ülkenin İsrail saldırganlığından kaynaklanan varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, bunu “tehlikeli, acımasız bir saldırganlık” olarak nitelendirdi. “Sağlam bir durumda değildik; aksine, 15 aydır devam eden barbarca eylemlerle karşı karşıyaydık” diye belirtti.
Kasım, rejimin Tel Aviv’in Lübnan’a yönelik ölümcül tırmanışını sona erdirmesi gereken 2024 ateşkes anlaşmasının tekrar tekrar ihlal edilmesine işaret etti. İran’a yönelik saldırıların ardından, Lübnan’a yönelik ihlallerini aylardır sürdüren İsrail’e karşı cephe açmak için koşulların olgunlaştığına işaret eden Kasım, ülkelerini ve topraklarını savunmak için İsrail’e karşı çatışmalara girdiklerini ifade etti.
İsrail’in Lübnan’a yönelik ihlalleri durdurmak için diplomatik çabaların sonuç vermediğini belirten Kasım, “Verdiğimiz savaş Lübnan savaşıdır, başkası için değil ve herkes bu savaşa katılmalıdır.” dedi.
Kasım, Lübnan hükümetini “Hükümet ne egemenliğini ne de vatandaşlarını koruyabildi.” sözleriyle eleştirerek, daha fazla taviz vermemesi çağrısında bulundu.
Hizbullah’ın, saldırıya karşı koyma kararı almadan önce üç farklı liderlik kademesinde istişarelerde bulunduğunu açıkladı.
Hizbullah lideri, merhum İslam Cumhuriyeti kurucusu İmam Humeyni tarafından Filistin’in İsrail işgali ve saldırganlığından kurtuluş davasına uluslararası destek sağlamak amacıyla belirlenen Uluslararası Kudüs Günü konusuna değindi.
Şeyh Kasım, İmam Humeyni’nin sözlerini hatırlatarak, Kudüs Günü’nün “sadece Kudüs’e özgü olmayan, uluslararası bir gün olduğunu, ezilenlerin zalimlerle yüzleşmesi için bir gün olduğunu” belirtti.
“Bu gün, Filistin’in özgürleşmesi çağrısında sembolik bir anlam taşıyor ve aynı zamanda dünyadaki tüm ezilenlerin kölelik ve adaletsizlik boyunduruğundan kurtulması için onlara ulaşmayı sembolize ediyor” diye ekledi.
İsrail rejiminin Batı destekli Filistin işgalini kınayan yetkili, işgalin “bugün dünyadaki en büyük adaletsizlik” olduğunu söyledi.
Kasım, 1948’deki işgali destekleyip meşrulaştırdıkları için Amerika Birleşik Devletleri ve diğer büyük güçleri kınayarak, İsrail’i “kanserli bir ur” olarak nitelendirdi.
Rejimin Batı destekli suçlarına dair örnek olarak, Tel Aviv’in Gazze Şeridi’ne karşı sürdürdüğü ve bugüne kadar yaklaşık 260.000 kişinin ölümüne veya yaralanmasına yol açan soykırım savaşını gösteren Şeyh Kasım, Hizbullah’ın Filistin’e desteğini yineleyerek, “Biz, Hizbullah ve İslami Direniş olarak, Filistin’in yanında olacağız; tam özgürlük için onu destekliyor ve arkasında duruyoruz” dedi.
Direniş lideri, kolektif sorumluluğun altını çizerek, “Bütün Arap ve İslam halkları, Kudüs ve Filistin’in yanında durmakla yükümlüdür; tıpkı dünyadaki bütün hür insanların da aynı şekilde yükümlü olması gibi, çünkü bunu yaparak zalimlere karşı kendilerini savunmuş olurlar” dedi.
(Press Tv)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *