Sumud aktivistleri Türkiye’ye getirildi

Sumud aktivistleri Türkiye’ye getirildi

Gazze’ye gitmek üzere İtalya’dan 26 Nisan’da yola çıktıktan 3 gün sonra Yunanistan açıklarında İsrail’in saldırısına uğrayan Sumud filosunda alıkonulan aktivistler, götürüldükleri Girit’ten özel bir uçakla İstanbul’a getirildi.

Gazze ablukasını kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda Akdeniz’de uluslararası sularda İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistleri getiren özel uçak İstanbul Havalimanı’na indi.

Girit’ten hareket eden Türk Hava Yolları (THY) ait uçakta 18 Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişi yer aldı. Aktivistleri taşıyan “TK 6934” sefer sayılı uçak saat 21.45’te İstanbul Havalimanı’nda ulaştı. Aktivistler, havalimanının VIP Salonu’nda yakınları ile bazı yetkililer tarafından karşılandı.

Karşılama töreninin ardından aktivistlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında gerekli muayene için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gitmesi bekleniyor.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, sağlık kontrolü nedeniyle bu uçağa binemeyen 2 Türk vatandaşının da yarın ülkeye dönmesi öngörülüyor.

Uçakta, Türk vatandaşlarının yanı sıra 4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya, 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 İngiltere, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşı bulunuyor.

Aktivistler İsrail saldırısını anlattı

Gazze ablukasına kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda Akdeniz’de uluslararası sularda İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistler, serbest kalmalarının ardından getirildikleri Girit Kandiye Havaalanı’nda AA muhabirine yaşadıklarını anlattı.

İngiliz Hussain, İsrail’in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

İsrail’in filoya yönelik hukuka aykırı müdahalesi sırasında uluslararası sularda olduklarının altını çizen Hussain, “İnsani yardım taşıyorduk ve Gazze’ye doğru yol alıyorduk. Bize uluslararası sularda saldırdılar. Girit’ten çok daha önce, ki orası onların toprakları değil, onların bölgesi değil.” dedi.

Hussain, İsrail’in teknelere baskın yaptığını aktararak, “Bize plastik mermiyle saldırdılar. Yaralananlar oldu. Teknelerimize baskın yaptılar. Bizi büyük bir konteyner gemisine götürdüler ve oraya yerleştirdiler. Geceleri çok soğuktu, çok rahatsızdık.” diye konuştu.

Birkaç filo üyesinin saldırıya uğradığını aktaran Hussain, birçok kişinin ise hastaneye kaldırıldığını ifade etti.

Hussain, 2 kişinin halen serbest bırakılmadığını belirterek, aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Halen bazı teknelerin denizde olduğunu kaydeden Hussain, “Filistin için sesimizi yükseltmeliyiz. İnşallah, Filistin özgür olduğunda biz de özgür olacağız.” diye konuştu.

Hussain, “Türk milletine sağladıkları her şey için teşekkür etmek istiyorum.” ifadesini kullandı.

Filoya tekrar katılmak istediğini ifade eden Hussain, “İnşallah tekrar fırsat bulurum.” dedi.

İstanbul Havalimanı’nda karşılama töreni düzenlendi

Uçakta yer alan 18’i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı. Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.

VİP Terminali’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, katılımcılara, 85 milyonu temsilen burada olduklarını söyledi. Gazze’nin, Kudüs’ün, Filistin’in yanında olduklarını ifade eden Kabaktepe, şu ifadeleri kullandı:

“Zalim İsrail’in, siyonist rejimin karşısında, tarihte gördüğümüz tüm kötülüklerin toplamını işleyen Netanyahu ve onun terörist ekibinin karşısında durup barışın, özgürlüğün yanında olmak için buradasınız. Hepinize teşekkür ediyoruz. Yıllardır Kudüs’te, Filistin’de özgürlüğü için gayret eden tüm sivil toplum kuruluşlarımız adına hepinize teşekkür ediyoruz. Türkiye’deki ve dünyadaki tüm sivil toplum kuruluşları adına da özgür Filistin için durmadan Sumud, bir daha Sumud… Olmayacak bir daha Sumud, karşı çıkacaklar yeniden Sumud… Yeni adlarla, yeni projelerle Filistin özgür olana kadar bu çalışmalar devam edecek.”

“Şu an İsrail terörü Avrupa’nın sınırlarına kadar dayanmıştır”

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail’in Filistin’in ve Orta Doğu’nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, “Şu an İsrail terörü Avrupa’nın sınırlarına kadar dayanmıştır.” dedi.

Songür, İsrail’in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, “Şimdi yine Akdeniz’in ortasında Sumud Filosu’na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail’dir.” ifadelerini kullandı. 59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları anlattı:

“Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası’nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan’a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu’na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200’den fazla katılımcıyla Sumud Filosu’na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail’in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze’ye doğru hareketine devam ediyor.”

“İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır”

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.

Filodakilerin İsrail’in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, “İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin.” şeklinde konuştu.

“Netanyahu’nun ibretlik sonunu göreceğiz”

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail’in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı. İsrail’in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti:

“Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin’i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu’nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah.”

“Birleşmiş Milletler’in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son darbedir”

Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz’in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti:

“Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa’nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler’in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa’nın göbeğinde ‘Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız’ demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük.”

Kendilerini destek veren herkese teşekkür eden Ordu, Küresel Sumud Filosu’nun yoluna devam edeceğine dikkati çekti.

“En nihayetinde İsrail’in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım”

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere’de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı. İsrail’i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:

“En nihayetinde İsrail’in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize’ Saif ve Thiago’nun ayrıldığını’ söylediler. Biz gerekirse İsrail’e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. ‘Onların zaten ayrıldığını’ söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail’in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye’den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun.”

“Filistin var, çünkü direniyor”

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, “Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar.” dedi.

Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.

“Bize hayvanmışız gibi davrandılar”

İngiliz Davidson, İsrail’in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Davidson, “Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, ‘Öne geçmezseniz ateş ederiz’ diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk.” dedi.

Askerlerce alıkonulduktan sonra “yüzen hapishane” olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi.

Davidson, “Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar.” ifadesini kullandı.

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.

Davidson, kendilerine “ülkeyi terk etmeleri ya da İsrail’de hapse gönderilmeleri” yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, “Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar.” dedi.

“Artık tüm Akdeniz’i kontrol ettiklerine inanıyor gibi görünüyorlar”

Küresel Sumud Filosu’ndan Avustralyalı doktor Webb-Pullman, filoya yapılan yasa dışı müdahale hakkında AA muhabirine konuştu. Tekneye çıkan İsrail askerlerinin kendilerine silah doğrulttuğunu anlatan Webb-Pullman, “Herkesin ellerini bağladılar ve sonra bizi tekneleriyle bir donanma gemisine götürdüler. Orada bizi stres pozisyonunda tuttular, uzun süre yerde diz çökmek gibi bir stres pozisyonu. Sonra bizi nakliye konteynerlerinin bulunduğu bir avluya koydular ve her konteynere 45 kişi sığdırdılar. Battaniyemiz yoktu.” ifadelerini kullandı.

Webb-Pullman, filonun Suriye komitesinin 2 üyesinin serbest bırakılmamasına tepki gösterdiklerini belirterek, bu sebeple askerlerin filo üyelerini “dövmeye ve tekneden dışarı sürüklemeye başladığını” aktardı. Uluslararası toplumun bu konuda harekete geçme yükümlülüğü olduğuna işaret eden Webb-Pullman, şöyle devam etti:

“İsrail, 2 yıldır bir soykırım gerçekleştirirken cezasız kalıyor ve şimdi yaptıkları ise kontrol alanlarını genişletmek. Sadece Gazze’yi kontrol ettiklerini düşünmekle kalmıyorlar, artık tüm Akdeniz’i kontrol ettiklerine inanıyor gibi görünüyorlar ve bu hoş görülemez. Türk hükümetinin ve dünya hükümetlerinin bu konuda güçlü bir tavır alması gerçekten çok önemli.”

“İsrail’i hesap vermeye zorlamalıyız”

ABD’li emekli acil servis hekimi Reuwer da yaşadıklarına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu. İnsani yardım amacıyla hareket eden kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirten Reuwer, “Bugün, başkalarının acılarına duyarlılık gösteren insanların suçlu gibi muamele gördüğüne şahit oldum.” dedi.

Kendilerine ağır şekilde müdahale edildiğini vurgulayan Reuwer, bazı kişilerin gözaltına alındığını ve İsrail’e götürüldüğünü söyledi. Reuwer, “Her gün çocukların öldürülmesine duyarlılık gösteren insanlar, neden suçlu gibi muamele görüyor ve neden çocukları öldürenler saygıyla karşılanıyor?” ifadesini kullandı.

İsrail’in yasa dışı müdahalesi sırasında yere yatırıldıklarını, diz çökmeye zorlandıklarını ve hareket ettiklerinde darbedildiklerini aktaran Reuwer, fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiklerini dile getirdi.

Reuwer, “ABD ile İsrail gibi büyük ülkelerin bu kuralları her gün ihlal etmesine izin veriyoruz. Bu da hepimizi güvende ve barış içinde tutan uluslararası kurumları zayıflatıyor. Bu nedenle ABD ve İsrail’i hesap vermeye zorlamalıyız.” dedi.

İsrail’in saldırısında 31 aktivist yaralandı

Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in yasa dışı müdahalesinde 31 aktivistin yaralandığı bildirildi.

Küresel Sumud Filosu’ndan yapılan bilgilendirmeye göre yaralı aktivistler arasında Yeni Zelanda ile Avustralya’dan 4, İtalya ve ABD’den 3, Kanada, Hollanda, İspanya, İngiltere, Kolombiya, Almanya’dan 2, Macaristan, Ukrayna, Fransa, Polonya ve Portekiz’den 1’er kişi bulunduğu belirtildi.

Yaralananlardan birinin Türkiye-Almanya çifte vatandaşlığı bulunduğu belirtilirken, 3 yolcunun kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

İsrail'in uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu'na saldırısında 31 aktivist yaralandı

Küresel Sumud Filosu aktivistleri, Girit’teki Kandiye Havalimanı’na getirildi

Yunanistan’ın Girit adasında Gazze’ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosuna İsrail’in müdahalesinin ardından, yaklaşık 173 aktivist Yerapetra’deki limana transfer edildi. Daha sonra Türkiye’ye gönderilmek üzere Girit Adası’ndaki Kandiye Havalimanı’na nakledildi.

Dışişleri Sözcüsü Keçeli’den Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin paylaşım

Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından, Küresel Sumud Filosu’nda İsrail’in alıkoyduğu Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin paylaşım yaptı.

Sözcü Keçeli, “Küresel Sumud Filosu’na, İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucu alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit’te karaya çıkmıştır. Atina Büyükelçimiz ve konsolosluk çalışanlarımız Girit’te bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın ve üçüncü ülke uyruklu bazı katılımcıların, özel bir uçak seferiyle bugün içerisinde Türkiye’ye getirilmeleri öngörülmektedir.” ifadelerini kullandı.

Aktivistler, 2’si hariç Girit Adası’na bırakıldı

Küresel Sumud Filosu Kriz Masası yetkilileri AA’ya yaptıkları açıklamada, 29 Nisan gecesi gerçekleşen saldırıda 175 aktivistin alıkonulduğunu, bunların 173’ünün İsrail güçleri tarafından Girit adasına getirilerek Yunan yetkililere teslim edildiğini ancak Filo yöneticilerinden Saif Abukeshek ve Thiago Avilia’nın İsrail’in elinde olduğunu bildirdi. Adanın Kandiye ilindeki Yerapetra bölgesi yakınlarında bulunan Aterinolakos Limanı’na ulaşan aktivistler burada otobüslere bindirildi. Aktivistlerin, Hrakleio Havaalanı’na götürülmesi bekleniyor.

 

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *