Şara: Fikrî tartışmalara girecek lüksümüz yok

Şara: Fikrî tartışmalara girecek lüksümüz yok

Suriye Cumhurbaşkanı el-Şara, yayınladıkları “İslami Söylem Birliği” tüzüğünün ulusal birliği korumak adına atılmış kritik bir adım olduğunu savunurken, “din adamları”na da uyarıda bulunarak, “devlet inşası önceliklerini” dikkate almaları, ağızlarından çıkana dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi.

Suriye Evkaf Bakanlığı tarafından düzenlenen ve “İslami Söylem Birliği” başlığını taşıyan birinci konferans, Cumhurbaşkanlığı ve Yüksek Fetva Konseyi’nin himayesinde, Şam’daki Kongre Sarayı’nda başladı.

Konferansın amacı, dinin Suriye halkının farklı bileşenleri arasında ortak yaşamın güçlendirilmesindeki rolünü vurgulamak olarak açıklandı. Etkinlik kapsamında, Suriye toplumsal yapısının özgünlüğüne saygı gösteren, ılımlı, dengeli ve kapsayıcı bir İslami söylemin geliştirilmesine yönelik çalışmalar ele alınıyor.

Hedef, ılımlılığı pekiştirmek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, konferansın ikinci gününe katıldı. Çok sayıda yetkili, alim ve ‘din adamı’nın yer aldığı etkinlikte El-Şara, toplumsal bilinçlendirme sürecinde vaizler, eğitim kurumları ve medyanın ortak sorumluluk taşıdığına dikkati çekti.

El-Şara, konferans kapsamında düzenlenen diyalog oturumunda, “İslami Söylem Birliği” Tüzüğü’nü değerlendirdi. Tüzüğün, söz birliğini teşvik etmek, ılımlılığı pekiştirmek ve dini söylemde dengeyi sağlamak için önemli bir dayanak olduğunu belirten El-Şara, bu adımın Suriye toplumunun çeşitliliğini gözeterek toplumsal uyumu artıracağını ve mezhepsel çatışmaları teşvik eden kışkırtıcı söylemleri engelleyeceğini ifade etti.

Suriye devleti bu temel üzerine yükseltilecek

Suriye’nin mevcut dönemde net önceliklere ve bilimsel planlara dayalı bir çalışma disiplinine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan El-Şara, devlet inşasının bu temeller üzerine yükselmesi gerektiğini dile getirdi.

Ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklara değinen El-Şara, altmış yılı aşkın süredir biriken idari ve örgütsel yolsuzlukların yanı sıra, “mübarek devrim yılları” olarak adlandırdığı süreçte altyapının ve yaşam sektörlerinin büyük yıkıma uğradığını belirtti. Yaklaşık 1 milyon 200 bin evin tamamen veya kısmen yıkıldığını kaydeden El-Şara, bu durumun milyonlarca insanı etkilediğini, ülke içindeki kampların ve yurt dışındaki yerinden edilmiş kişilerin dramının sürdüğünü hatırlattı.

Geçtiğimiz yılın performansına ilişkin de açıklamalarda bulunan El-Şara, hükümet faaliyetlerinin halk tarafından denetlenmesi gerektiğini ve şeffaflığın esas olduğunu söyledi. Adalet sektörü başta olmak üzere birçok bakanlıkta reformların hayata geçirildiğini, uluslararası ilişkilerin geliştirildiğini ve sürdürülebilir bir ekonomi için stratejik planların oluşturulduğunu ifade etti.

‘Kamuoyu ikincil anlaşmazlıklarla meşgul edilmemeli’

Konferans bildirisinin doğru yönde bir ilerleme olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı El-Şara, kamuoyunun ikincil anlaşmazlıklarla meşgul edilmemesi gerektiğini vurguladı. Suriye’nin acil öncelikleri olduğunu belirten El-Şara, “Suriye, toplumsal ahlaki denetim de dahil olmak üzere acil ihtiyaçlar ışığında, tarihsel entelektüel tartışmalara dalma konumunda değildir,” dedi.

Suriyeli alimlerin, anlaşmazlıkları fitneye dönüşmeden yönetecek ahlaki birikime sahip olduğunu söyleyen El-Şara, halkın doğası gereği çatışmadan ziyade çözüme odaklı olduğunu belirtti.

‘Din adamları’nı uyardı

Alimlere ve vaizlere seslenen El-Şara, minberin ve halka hitap edilen her platformun bir “emanet” olduğunu hatırlattı. Konuşmacıların ağzından çıkan sözün ve dinleyicilerin zihninin kutsal bir sorumluluk olduğunu ifade eden el Şara, şu uyarılarda bulundu:

“Bilginin aktarılmasında dikkatli olunmalı ve doğruluğu teyit edilmelidir. Sosyal medyada dolaşan her içerik, minberde malzeme olarak kullanılmamalıdır. Söylemler, devletin inşası ve kurulması önceliklerini dikkate almalıdır.”

‘Her kurum yeni Suriye’nin inşasında rol almalı’

Cumhurbaşkanı El-Şara, dini söylemi düzenleyen tüzüğün istikrarı güçlendireceğini savunarak, bu çalışmanın artık bireysel değil; dini, eğitim ve medya kurumları arasında iş birliğine dayalı bir çaba olması gerektiğini vurguladı. Savunmadan ekonomiye, içişlerinden dini platformlara kadar her kurumun yeni Suriye’nin inşasında rol alması gerektiğini ifade eden El-Şara, devlet ile toplum arasındaki karşılıklı güvenin bu şekilde tesis edileceğini iddia ederek konuşmasını sonlandırdı.

Bildiri dün yayınlandı

Evkaf Bakanlığı tarafından Pazartesi günü yayınlanan “İslami Söylem Birliği” bildirisi, Suriye’deki farklı düşünce ekollerini bir araya getirerek genel dini konularda fikir birliği sağlamayı amaçlayan ulusal bir anlaşma niteliği taşıyor.

Cumhurbaşkanı El-Şara’nın oturum sırasında yaptığı en önemli açıklamalardan satırbaşları ise şöyle:

– Suriye’deki zorluklar, 60 yılı aşkın süredir biriken idari ve örgütsel yolsuzluklar ile altyapının ve yaşamın tüm sektörlerinin büyük ölçüde tahrip edilmesinin yanı sıra oldukça ciddi ve kapsamlıdır.

– Geçen yılın performansının değerlendirilmesi halkın görevidir, zira halk mevcut hükümetin icraatlarını denetleyen tarafdır. Bununla birlikte, benim görevim ise, halka Suriye’deki durum hakkında bilgi sunmaktır.

– Sağlam bir plana göre çalışmamız ve halkın yararına olan konulara odaklanmamız büyük önem taşımaktadır.

– Birçok bakanlıkta kapsamlı reformlar gerçekleştirildi, ayrıca Suriye’nin Arap ve uluslararası ilişkilerinde de gelişmeler kaydedildi. Dengeli bir ekonomik yapı ve sağlıklı bir kalkınma süreci inşa etmeye çalışıyoruz.

– Geçtiğimiz yıl Suriye’de önemli bir altyapı kuruldu ve adımlarımızın doğru olduğundan emin olmak için bilimsel ve hassas performans değerlendirme standartlarına başvuruyoruz.

– Yüzyıllardır süregelen düşünsel ihtilaflara girecek bir refah içinde değiliz; Suriye’de önceliklerimiz çok, bunların başında ise toplumsal ahlaki denetimi güçlendirmek geliyor.

– “İslami Söylem Birliği” Şartı doğru yönde atılmış bir adımdır; çünkü bu, dengeli bir yaklaşımı, birlik mesajını ve ayrıntılı veya kısmi ihtilaflarda parçalanmamanın sağlanmasına katkı sağlar.

– Minber ve halkla iletişim kurulan her mecra başlı başına bir emanettir; söz, söyleyenin ağzında bir emanettir ve insanların zihinleri minber vaizinin sorumluluğundaki bir emanettir.

– Camilerdeki vaizlerin rolü, halkı bilinçlendirmek ve yeni nesli yetiştirmek açısından önemlidir. Toplumu yönetme görevini vaizler, okullar ve medya ile ortak bir şekilde yürütüyoruz.

– Kamuoyu ve toplumsal davranışları etkilemek, eğitim, yükseköğretim ve camiler gibi devletin çeşitli alanlarını kapsar; bu nedenle her kurum, görevini tam anlamıyla yerine getirmelidir.

– Devlet kurumları arasındaki iş birliği son derece önemlidir ve her kurumun temel işlevini net bir şekilde bilmesi gerekmektedir.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *