Kraliçe Elizabeth’in, Epstein çetesinin sunduğu ve oğlunun mağdur ettiği bir kıza verilecek “sus payını”, kraliyet ailesi üyeleri ile ortaklaşa ödediğini İngiliz gazetesi The Sun yazdı. Elizabeth’in, oğlunun ‘istismar’ ile suçlanmasını engellemeye çalıştığı belirtilirken, oğlunun mağdur ettiği kızın da geçen yıl intihar ettiği öğrenildi.
Kraliçe, ortanca oğlu Andrew Mountbatten-Windsor hakkında yapılacak şikayetlerin önüne geçmek için, oğlunun ilişki kurduğu Virginia Giuffre’ye para ödeyerek susturmak istemiş.
İngiliz The Sun gazetesinde yer alan haberdeki iddiaya göre, Mountbatten-Windsor, Giuffre’ye ödeyeceği 12 milyon sterlinlik sus payı için Kraliyet Ailesi üyelerinden borç aldı.
Sus payının 7 milyon sterlinlik kısmı Kraliçe Elizabeth’ten, 3 milyon sterlinlik kısmı Kraliçe’nin ölen eşi Prens Philip’e ait mülklerden, 1,5 milyon sterlinlik kısmı o zaman Galler Prensi olan Kral 3. Charles’tan borç alındı.
Saray kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 4 yıl önce alınan borç henüz geri ödenmezken Mountbatten-Windsor’un sahibi olduğu İsviçre’deki şale tipi bir dağ evini satarak borcunu ödemek istediği ancak evin borcu karşılamadığı belirtildi.
Gazeteye konuşan Buckingham Sarayı’ndan bir kaynağı, “Andrew, Epstein’le ilişkisinin boyutuna dair kendi ailesine yalan söyledi. Andrew’ü suçlayan Giuffre’ye verilecek parayı ödediler. Yalanları satın aldılar ve problemden kurtulması için yardım ettiler. Andrew’ün içinde olduğu skandal nedeniyle kalbi kırık olan Kraliçe, oğlunu çok sevdiği için onun Kraliyet Ailesi’nden uzaklaştırılmasıyla yüzleşmek istemedi.” ifadelerini kullandı.
Saray kaynağı, Prens Philip’ten gelen parayla ilgili “Edinburgh Dükü, biriktirdiği paranın sus payı olarak ödeneceğini tahmin edemezdi.” dedi.
Kraliçe’nin ortanca oğlu Andrew ile Epstein ilişkisi
Andrew Mountbatten-Windsor’un Epstein’le yakın ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı belgelerde yer almış, Epstein mağduru Virginia Giuffre, henüz 17 yaşındayken o dönemde Prens olan Andrew’la ilişkiye girdiğini iddia etmişti.
İddiaları reddeden Mountbatten-Windsor, Kraliyet Ailesi’ne zarar vermemek gerekçesiyle York Dükü dahil tüm unvanlarından feragat etmişti. Ancak geçen yılın son aylarında artan baskılar ve yeni açıklanan belgeler neticesinde Kral Charles tarafından “Prens” unvanı da elinden alınmıştı.
Andrew Mountbatten-Windsor’un 2003’ten bu yana kaldığı malikaneye cüzi bir yıllık kira ödemesi ve 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterline alması da bu dönemde gündeme gelmişti.
Royal Lodge malikanesini kiralaması, Kraliyet gelirleri ve Mountbatten-Windsor’un masraflarının halk tarafından vergiler yoluyla karşılanmasına gelen tepkilerin ardından konu parlamentoda da ele alınmıştı.
Liberal Demokratlar’ın lideri Ed Davey’nin, “Royal Lodge’la ilgili ifşaat göz önüne alındığında vergi mükelleflerinin çıkarlarını korumak için Kraliyet Mülkleri’ni inceleme konusunda hemfikir misiniz? Mevcut Royal Lodge sakini de dahil herkesin ifadeye çağırılacağı bir soruşturma komisyonu oluşturulmasını destekliyor musunuz?” sorusuna, Başbakan Keir Starmer, “Kraliyet Mülkleri söz konusu olduğunda uygun bir inceleme yapılması önemlidir. Kesinlikle destekliyorum.” yanıtını vermişti.
Baskıların üzerine dün Windsor Kalesi’ndeki evini boşaltan Andrew Mountbatten-Windsor, Kral Charles’ın şahsi mülkü olan Sandringham Sarayı arazisindeki bir çiftlik evine taşınmıştı.
Andrew Mountbatten-Windsor’un eski eşi Sarah Ferguson’un da Epstein’le arkadaşlığı ortaya çıkmış, Ferguson’un onursal başkanı olduğu pek çok vakıf, eski York Düşesi’yle ilişkisine son vermişti.
Kendi kız çocuklarını Epstein adasına götürdüğü ortaya çıkan Ferguson’un adını taşıyan Sarah Vakfı ise kapanma kararı almıştı.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *