İktibas’ın Şubat sayısı çıktı

İktibas’ın Şubat sayısı çıktı

İktibas Dergisi’nin 566. sayısı “İran Batı’nın Gözüne Neden Batmaktadır?” manşeti ile çıktı. Derginin yorumunda, devrimin yaşandığı 1979 yılından bu yana İran’ın, Batı’nın ağır baskıları ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.

İktibas Dergisi, 46. yılının ikinci sayısını İran konusuna ayırdı. 2025 yılının Aralık ayında, Tahran’daki esnaflar arasında başlayan protesto gösterilerinin ülkenin birçok şehrine yayılması ile dünyanın en önemli gündem maddesi haline gelen İran’da ABD ve İsrail’den gelen kışkırtma hamleleri ile gösteriler yaklaşık bir ay yoğun bir şekilde devam etti ve geride binlerce ölüm bıraktı. ABD’nin İran’ı görüşmeye çağırması ve İran’ın da buna olumlu yaklaşması ile protestolar yatışmış görünmektedir.

İktibas’ın bu ayki yorumunda, İran’a baskı sürecinin, Batı ile uyumluluk çizgisinden ayrıldığı İran İslam Devrimi ile başladığı belirtildi. İran halkının 1979 yılı Şubat ayında -siyasi deyişle- kendi kaderine el koyduğu ve şahlık rejiminin devrilmesiyle Batının İran’dan okkalı bir şamar yediği vurgulandı. Yorum’da, “İran’ın en büyük suçu, ABD’nin köle pazarına gitmekten kendini müstağni görmesidir” denilirken, son yaşananlara ilişkin, “Türkiye’ye güllerin, İran’a kurşunların, Ahmet Şara’ya cumhurbaşkanlığının, Netanyahu’ya sükûtun düşmesi, bu planın birer parçası değil midir?” sorusu yöneltildi.

Derginin yeni sayısında Şükrü Hüseyinoğlu, Mustafa Bozacıoğlu, Yakup Döğer, Hüseyin Alan, Ali Göçmez, Ali Durmuş ve Zafer Çam yazıları ile katkı verirken, Sanat Edebiyat sayfalarında M. Akif Coşkun’un bir çalışması ile birlikte, Gazze’den bir genç kızın 2025 Ocak ayındaki ilk ateşkes anlaşması sonrası yazdığı bir mektubu yer aldı. Dergide ayrıca geniş bir yelpazede seçilen alıntılar da okuyucunun dikkatine sunuldu.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

1 Comment

  • Vedat Demiralay
    4 Şubat 2026, 10:57

    İran batının gözüne neden batıyor ayrı bir meselede ,ki bunu güzel bir şekilde anlatmışsınız,İran nasıl devrimin ilkelerinden! saparak ulusalcı cahili bir siyasetle ,güvenlik kaygılarıyla! Suriye özelinde ,Esad zalimi ve Rus kafiriyle birlikte hareket ederek ümmetin yüzbinlerce evladının katlinden,milyonlarcasının göç etmesine sürülmesine sebep olarak yurdundan vatanından,ailelerinden koparılmasına ortak olmasından ….vs zulümlerinden söz edilmemesi adalet ilkesi gereğince eksik kalmıstır,diye düşünüyorum.

    REPLY