İnşaat krizini çözen Starmer’e, Çin’e ‘gelebilirsin’ izni

İnşaat krizini çözen Starmer’e, Çin’e ‘gelebilirsin’ izni

Starmer hükümeti, geçen hafta Çin’in Londra’nın merkezinde inşa etmek istediği mega büyükelçilik binasının yapımına onay verdi. İnşaata onay verilmesini Pekin’in Starmer’ın ziyaretine ön koşul olarak sunduğu iddia ediliyor. Ziyaret, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi Kanada’nın ziyaretinden sonra gerçekleşirken, muhafazakar İngiliz basınında bugün yer alan bir haberde ise Çin’in İngiliz Başbakanlığında yıllarca casusluk yaptığı öne sürüldü.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Pekin’de düzenlenen olağan basın toplantısında, Başbakan Starmer’ın Çin Başbakanı Li Çiang’ın davetiyle, 28-31 Ocak tarihlerinde Çin’i ziyaret edeceğini bildirdi. İngiltere’nin daha önce duyurduğu ziyaret, Çin’in açıklamasıyla doğrulanmış oldu.

Starmer, 8 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk İngiliz başbakan olacak. En son, eski Başbakan Theresa May, 2018’de ülkeyi ziyaret etmişti.

İngiliz Başbakan, ziyaretinde hem iki ülke arasında son yıllarda gerilimli seyir izleyen ilişkileri normalleştirerek ekonomi alanında yeniden güçlendirmeyi hem de ABD Başkanı Trump’ın Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Avrupa’yı dışlayan tutumu, Grönland’ı ilhak etme ve Kanada’yı ülkesine katma gibi revizyonist talepleriyle Batı ittifakını sarstığı bir dönemde siyasi ilişkilerini de yeni bir bağlamda değerlendirmeyi hedefliyor.

Uzun yıllardır ABD’nin Çin’e karşı ajandasını takip eden, büyük güç rekabetinde kendini Amerikan jeopolitik çıkarlarıyla birlikte konumlayan İngiltere, Trump politikalarının yeniden şekillendirdiği küresel saflaşmalarda yolunu çizmeye çalışıyor.

İngiltere’den inşaat izni

İngiltere’de Temmuz 2024’te yapılan seçimleri kazanarak iktidara gelen Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, son 10 yılda Muhafazakar Parti iktidarlarında Çin ile giderek bozulan ilişkileri normalleştirmeyi ve özellikle ekonomik alanda işbirliğini yeniden geliştirmeyi hedefliyor.

Starmer hükümeti, geçen hafta Çin’in Londra’nın merkezinde inşa etmek istediği mega büyükelçilik binasının yapımına onay verdi. Pekin’in inşaata onay verilmesini Starmer’ın ziyaretine ön koşul olarak sunduğu iddia ediliyor.

Muhalefetteki Muhafazakar Partinin Dış İlişkiler Sözcüsü Priti Patel, Starmer ve İşçi Partisi hükümetinin, Çin’in “casus limanı süper büyükelçilik” planına teslim olduğunu savundu.

Muhalefet Sözcüsü’nün yorumu, ülkede Çin’in casusluk ve siber faaliyetlerine yönelik kuşkuların sürdüğünü gösteriyor.

İngiltere’de Çin’e casusluk yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan iki parlamento araştırmacısı hakkındaki iddiaların geçen yıl yargılama yapılmadan geri çekilmesi tepkiyle karşılanmış, parlamentonun alt kanadı Avam Kamarasının Başkanı Lindsay Hoyle, bunun mecliste casusluk yapmak isteyen yabancı aktörlere kapı açılması anlamına geldiğini ifade etmişti.

Öte yandan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, daha geçen ay Çin bağlantılı “Storm 1849” adlı bir bilgisayar korsanları şebekesinin süregelen siber saldırılarının hedefi olduklarını açıklamıştı.

CEO Konseyi yeniden canlandırılacak

Starmer ve İşçi Partisi, hükümeti, bu endişelere karşın, Çin ile yakın geçmişte olduğu gibi yakın ekonomik ilişkiler kurmak istiyor.

Reuters’in geçen hafta yayımladığı haberde, iki ülkenin, 2018’de kurulan İngiltere-Çin CEO Konseyi’ni yeniden canlandırmayı hedeflediğini iddia etti.

Haberde, İngiliz ilaç firması AstraZenaca, petrol şirketi BP, bankalar HSBC ve Standart Chartered, otel gurubu Intercontinental, otomotiv üreticileri Jaguar, Land Rover, Rolls Royce ve varlık yönetim şirketi Shroaders’in Çin’in devlet şirketleri ile birlikte konseyde yer alacağı ileri sürüldü.

Starmer’a ziyaretinde Maliye Bakanı Rachel Reeves ve Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın yanı sıra geniş bir iş heyeti de eşlik edecek.

İngiltere-Çin ilişkileri

İngiltere-Çin ilişkileri, eski Başbakan David Cameron’ın liderliğindeki, George Osborne’un Maliye Bakanı olduğu, 2010-2016 yıllarındaki Muhafazakar Parti iktidarında, daha sonra “altın çağ” olarak adlandırılan dönemini yaşamıştı. Bu dönemde iki ülke arasında ticaret ve yatırımlar artarken Çin şirketleri 5G ağ altyapısından nükleer santrallere dek İngiltere’de çok sayıda alanda yatırımlar yapmış, ortaklıklar kurmuştu.

2016’da başbakanlığı devralan Theresa May’den itibaren gelen Muhafazakar Parti iktidarlarında ise ilişkiler giderek ihtilaflı bir seyre girmişti. Londra’nın, Çin’in eski İngiliz sömürgesi Hong Kong’un özerk yönetim yapısını aşındıran adımları, Sincan ile Tibet’teki insan hakları ihlallerine verdiği tepkiler anlaşmazlıkları derinleştirirken iki ülke arasında üst düzey temaslar azalmıştı.

İngiltere Parlamentosu, 2021’de “Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur azınlığa soykırım uyguladığına” dair kararı kabul etmiş ve aynı yıl İngiliz hükümeti, Çinli telekomünikasyon şirketi Huawei’in ülkede 5G hücresel iletişim altyapısı kurmasını yasaklamıştı.

Muhafazakar Partili eski Başbakan Rishi Sunak, göreve başladıktan kısa süre sonra, Kasım 2022’de yaptığı konuşmada, Çin ile ilişkilerde işbirliğinin altın çağının noktalandığını, İngiltere’nin bundan böyle ekonomik güvenliğe odaklanması gerektiğini vurgulamıştı.

Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti hükümetinin Mart 2023’te güncellediği “Güvenlik, Savunma, Kalkınma ve Dış Politika Bütünleşik Strateji Belgesi”nde Çin’in hem güvenlik hem değerler bakımından İngiltere’nin görmeyi istediği uluslararası düzene “çağı tanımlayan bir meydan okuma” oluşturduğu belirtilerek, Çin’e yönelik yaklaşımın değişerek ilerlemesi gerektiğini vurgulanmıştı.

İngiltere Parlamentosunun İstihbarat ve Güvenlik Komitesi de Temmuz 2023’te yayımladığı raporda, Çin’in İngiltere’nin ekonomisi, siyaseti, sivil altyapısı ve akademisine nüfuz ederek devlete karşı topyekun saldırıya giriştiği, İngiliz hükümetinin buna karşı koruma mekanizmaları geliştirmekte yetersiz kaldığı” uyarısında bulunmuştu.

“Çin’in gelecek güç olduğundan bahsediliyordu, artık geldi”

İşçi Partisi lideri, Muhafazakar Parti iktidarın başında altın çağını yaşayan ilişkilerin sonrası bir “buz devrine” girdiğine, üst düzey temasların koptuğuna, Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinin Çin ile bağlantılarını sürdürürken İngiltere’nin dışarıda kaldığına dikkati çekiyor.

Starmer geçen ay Londra’da katıldığı bir toplantıda, “Çin’in gelecek güç olduğundan bahsediliyordu, artık geldi ve İngiltere’nin bu gerçekliği kabul eden bir politikaya ihtiyacı var.” ifadesini kullandı.

Çin ile ilişkileri yeniden olumlu bir yönde geliştirmeyi isteyen Starmer, bunu Trump liderliğindeki ABD’ye bağımlılığın İngiliz ekonomisine verebileceği olası zararları dengelemenin aracı olarak görüyor.

Öte yandan Trump’ın ikinci iktidar döneminde izlediği politikaların Batı ittifakında yol açtığı sarsıntılar, İngiltere’yi yeni küresel saflaşmalar içinde Çin ile ilişkilerini yeniden değerlendirmeye yöneltiyor.

Çin’in İngiliz Başbakanlık Ofisinde casusluk yaptığı iddiası

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın Çin ziyareti öncesi “The Telegraph” gazetesinde yer alan haberde, 2021-2024 yıllarında Çin bağlantılı hackerların, dönemin başbakanları Boris Johnson, Liz Truss ve Rishi Sunak’a yakın bazı üst düzey danışmanların cep telefonlarını ele geçirdiği iddiasına yer verildi.

Söz konusu siber casusluk faaliyetinin, Çin istihbarat birimleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen ve “Salt Typhoon” adıyla bilinen operasyon kapsamında yürütüldüğü öne sürüldü.

Yetkililerin cep telefonlarının ele geçirilmesiyle, mesajlaşmaların okunmuş, telefon görüşmelerinin dinlenmiş ya da kimlerle ne sıklıkla temas kurulduğuna ilişkin meta verilere erişilmiş olabileceği kaydedildi. Haberde, ihlalin doğrudan başbakanların telefonlarını kapsayıp kapsamadığının ise netlik kazanmadığı ifade edildi.

ABD’li istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberde, Salt Typhoon operasyonunun küresel çapta yürütüldüğü ve ABD’nin yanı sıra “Beş Göz (Five Eyes)” adlı istihbarat ittifakına üye Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda’yı da hedef aldığı ileri sürüldü. İhlallerin en az 2021’e kadar uzandığı ancak istihbarat birimleri tarafından 2024’te tespit edildiği aktarıldı.

“Casusluk tarihindeki en başarılı kampanyalardan biri”

Gazetenin haberinde, İngiltere iç istihbarat teşkilatı MI5’in, Kasım 2024’te parlamentoya Çin kaynaklı casusluk tehdidine ilişkin “espiyonaj uyarısı” yaptığı da hatırlatıldı. Haberde, İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezinin (NCSC) de söz konusu faaliyetlere ilişkin yayımlanan uluslararası uyarılara imza atan kurumlar arasında yer aldığı belirtildi.

Çinli bilgisayar korsanlarının dünya genelinde telekomünikasyon şirketlerine sızarak milyonlarca kişinin telefon verilerine erişim sağladığı, bu sayede arama kayıtları, mesajlar ve konum bilgilerine ulaşabildiği değerlendirildi.

Üst düzey bir ABD’li yetkili, The Telegraph gazetesine verdiği demeçte, bu küresel ihlalin, “casusluk tarihinin belki de en başarılı kampanyalarından biri” olduğunu söyledi.

İngiltere hükümeti ise söz konusu iddialara ilişkin yorum yapmadı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise daha önce benzer iddiaları reddederek, suçlamaların “asılsız ve kanıtsız” olduğunu savunmuştu.

“İşçi Partisi devletimize karşı düşmanca eylemleri ödüllendiriyor”

Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti milletvekili ve Gölge Ulusal Güvenlik ve Koruma Bakanı Alicia Kearns, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, gazetenin haberini alıntılayarak paylaşımda bulundu.

Kearns, “Bu hükümet, (Çin Devlet Başkanı) Şi’ye (Cinping) karşı yapmacık tavırlarını bırakıp, büyük bir ülke olarak dik durup bizi savunmak için daha ne kadar kanıta ihtiyaç duyuyor? İşçi Partisi devletimize karşı düşmanca eylemleri ödüllendiriyor. İktidara geldiklerinden bu yana, hükümetimize, parlamentomuza ve halkımıza karşı düşmanca eylemleri kınayan tek bir eylem bile yapmadılar.” ifadelerini kullandı.

Bunun caydırıcılık olmadığını belirten Kearns, “(Starmer’ın Çin’e yapacağı) Bu ziyaret, Çin Komünist Partisine İşçi Partisinin cesaretsiz olduğunu gösteriyor.” yorumunda bulundu.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *