İngiltere ve Fransa, Ukrayna üzerinden birlik arıyor

İngiltere ve Fransa, Ukrayna üzerinden birlik arıyor

Macron, çok uluslu gücün Rusya’nın Ukrayna’ya tekrar saldırmaması için gerekli ‘güvenceyi’ sağlamak üzere havada, denizde ve karada ‘temas hattından uzakta’ konuşlandırılacağını açıkladı. Türkiye’nin de operasyona deniz desteği ile katılacağını belirtti. Çekilen aile fotoğrafında, Kushner ve Witkoff da yer aldı.

Fransa ve İngiltere, Kiev’e yönelik daha geniş bir güvenlik garantileri paketinin bir parçası olarak nihai bir ateşkesin imzalanması halinde Ukrayna’ya asker gönderileceğini doğruladı.

Söz konusu taahhüt Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy tarafından aalı günü Paris’te düzenlenen “Gönüllüler Koalisyonu” toplantısının sonunda resmî bir deklarasyonla imzalandı.

Euronews’un aktardığına göre, Starmer toplantının sonunda şunları söyledi:

“Ateşkesin ardından İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna genelinde askerî merkezler kuracağını ve Ukrayna’nın savunma ihtiyaçlarını desteklemek üzere silah ve askerî teçhizat için korunaklı tesisler inşa edeceğini söyleyebilirim.”

Macron, çok uluslu gücün Rusya’nın Ukrayna’ya tekrar saldırmaması için gerekli “güvenceyi” sağlamak üzere havada, denizde ve karada “temas hattından uzakta” konuşlandırılacağını söyledi. Türkiye’nin de operasyona deniz desteği ile katılacağını belirtti.

Macron, “Güvenlik garantileri, bir barış anlaşmasının asla Ukrayna’nın teslim olması ya da Ukrayna’ya yönelik yeni bir tehdit anlamına gelmemesini sağlamanın anahtarıdır,” dedi.

Salı günü müttefikler tarafından tartışılan garantiler, ABD’nin öncülüğünde ateşkesi izlemek için yüksek teknolojili bir mekanizmayı ve yeni bir Rus saldırısı durumunda Ukrayna’ya yardım etmek için yasal olarak bağlayıcı bir yükümlülüğü de içeriyor.

NATO’nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. Maddesinden esinlenilmiş gibi görünen bu yükümlülük askerî yardımın yanı sıra lojistik, ekonomik ve diplomatik yardım anlamına da gelebilir.

Kritik olarak, ulusal parlamentolar tarafından onaylanması gerekecektir ki bu da Ukrayna’ya desteğin azaldığı ülkelerde geçilmesi zor bir adım olabilir.

Koalisyonun her bir üyesinin hem çok uluslu güce hem de Madde 5 benzeri yükümlülüğe ne kadar katkıda bulunacağı belirsizliğini koruyor.

Salı günkü toplantının ardından Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin katkısının Federal Meclis’in onayını gerektireceğini ve Ukrayna’ya komşu ülkelere askerî birlik konuşlandırılmasını sınırlandıracağını söyledi.

Ancak Merz şunları da söyledi: “Temelde hiçbir şeyi göz ardı etmiyoruz.”

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya’nın katkısını görüşmek üzere ana partilerle görüşmelere başlayacağını açıkladı ve bunun bir asker bileşeni olabileceğini söyledi.

“2026 yılının savaşın sona erdiği yıl olması için açık bir kapı var. Bu çok iyi bir haber,” dedi Sanchez. “Avrupa bu savaşı asla istemedi.”

‘İleriye doğru büyük bir adım’

Salı günkü toplantıda 30’a yakın Batılı ülkelerin liderlerinin yanı sıra Türkiye, Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda’dan temsilciler bir araya geldi.

ABD heyetine Başkan Donald Trump tarafından atanan iki baş müzakereci Steve Witkoff ve Jared Kushner liderlik etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da katılması planlanıyordu ancak Venezuela’da yaşanan son olaylar programında değişikliğe gitmesine neden oldu.

Witkoff, “Başkan Trump Ukrayna’da barış istiyor ve biz de onun adına mümkün olan her şeyi yapmaya kararlıyız,” dedi.

Paris’te ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Antonio Costa, Yüksek Temsilci Kaja Kallas ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de hazır bulundu. NATO’nun en üst düzey askerî yetkilisi olan Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich de toplantıya katıldı.

“Hep birlikte Ukrayna’nın yanındayız ve önümüzde güvenli, müreffeh bir gelecek var” diyen von der Leyen toplantıyı “güçlü bir birlik gösterisi” olarak nitelendirdi.

Liderler beş ana madde üzerinde yapılandırılan güvenlik garantilerini somutlaştırmaya ve netleştirmeye çalıştılar: ABD liderliğindeki doğrulama mekanizması, Ukrayna ordusuna askerî destek, Fransa ve İngiltere liderliğindeki çok uluslu güç, yeni bir saldırı durumunda yasal olarak bağlayıcı yardım yükümlülüğü ve Ukrayna ile uzun vadeli savunma işbirliği.

Ukrayna’ya yardım etme yükümlülüğü ilk kez geçen ay Berlin’de yapılan ve liderler bu terimi açıkça kullanmasa da transatlantik ittifakın temel dayanağı olan kolektif savunmanın 5. Maddesi ile karşılaştırmalara neden olan bir toplantı sonrasında gündeme geldi.

Kiev için inandırıcı bir caydırıcılık, Moskova’nın şiddetle karşı çıktığı ve Washington’un Başkan Donald Trump döneminde desteklemediği NATO’ya katılma isteğinden vazgeçmek için vazgeçilmez bir koşul. Yine de Madde 5 benzeri bir garantinin yolu soru işaretleriyle dolu.

Avrupa hükümetlerinin, birçoğu siyasi çıkmaz nedeniyle felç olmuş olan parlamentolarını son derece önemli bir taahhüdü kabul etmeye ikna etmeleri gerekecek.

Bir saldırı durumunda Ukrayna’ya yardım etme yükümlülüğü, düşmanlıkların nihai olarak durdurulmasını izleyecek bir mekanizmaya dayanacak. Temas hattı boyunca yüksek teknolojili sensörlerden oluşan bir sistem olarak tasarlanan bu mekanizma, olası ihlalleri doğrulamaya ve sorumluluğu paylaştırmaya hizmet edeceği için kritik öneme sahip olacak.

Eğer müttefikler Rusya’nın suçlu olduğu sonucuna varırlarsa, Madde 5 benzeri yardım devreye girecek. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi Avrupalı yetkililere göre bu hükmün devreye girmesi otomatik değil siyasi bir karar olacak.

Zelenskiy salı günkü toplantıyı “ileriye doğru atılmış büyük bir adım” olarak selamladı ancak çabaların hala yeterli olmadığını belirtti. “Ukrayna’daki savaş sona erdiğinde yeterli olacaktır,” dedi.

Bu aşamada Rusya, bir barış anlaşması üzerinde uzlaşmaya ve savaşı sona erdirmeye istekli olduğuna dair işaretler vermedi ve Ukrayna şehirlerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını sürdürerek çok sayıda sivilin ve altyapının ölümüne neden oldu.

Starmer, “Bir barış anlaşmasına ancak Putin’in taviz vermeye hazır olması halinde varabiliriz,” dedi. “Rusya’nın tüm sözlerine rağmen Putin barışa hazır olduğunu göstermiyor.”

Ortak bildiri yayınlandı

Elysee Sarayı, Paris’te düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Zirvesi’nin ardından Ukrayna’ya ilişkin ortak bildiri yayımladı. Bildiride, Avrupalı ortaklar, ABD ve Ukrayna arasındaki görüşmelerde kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyulduğu belirtildi.

Ukrayna’nın kendini savunma kapasitesinin, Ukrayna’nın gelecekteki güvenliği ve Avrupa-Atlantik kolektif güvenliği için son derece önemli olduğu vurgulanan bildiride, Ukrayna’nın kalıcı egemenlik ve güvenlik garantilerinin imzalanacak her türlü barış anlaşmasının “ayrılmaz bir parçası” olması gerektiğinin altı çizildi.

Bildiride, Gönüllüler Koalisyonu’nun, Ukrayna’ya ateşkes sağlandıktan sonra yürürlüğe girecek siyasi ve yasal garantiler sağlama konusunda hazır olduğu vurgulandı.

Bu güvenlik garantilerinin içerdiği hususlardan birinin “ABD liderliğindeki ateşkes izleme ve teyit mekanizmasına katılım” olduğu kaydedilen bildiride, Gönüllüler Koalisyonu’nun her türlü ateşkes ihlalini araştırmak üzere kurulacak Özel Komisyon’da da temsil edileceği belirtildi.

Bildiride, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine destek verilmesi güvenlik garantileri kapsamında ele alınırken, Koalisyonun bu ülkeye uzun vadeli askeri yardım ve savunma kapasitesini koruması için gerekli silahları sağlamaya devam etme kararı aldığı kaydedildi.

Bu kapsamda Ukrayna’ya yapılacak yardımların uzun vadeli savunma paketleri, silah alım finansmanına destek, Ukrayna’nın silahlı kuvvetlerini desteklemeye yönelik ulusal bütçesi konusunda işbirliği, silahlı saldırı durumunda hızlı ek destek sağlayacak savunma depolarına erişim, Ukrayna’ya savunma tahkimatlarının inşasında teknik destek sağlanması gibi hususlar içerdiği ancak sadece bunlarla sınırlı kalmadığı belirtildi.

Ayrıca bildiride, Gönüllüler Koalisyonu ülkelerinin katkıları ile Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin yeniden inşası ve caydırıcılığının desteklenmesi için çok uluslu gücün kurulduğu ifade edildi.

Hava, deniz ve karada Ukrayna’ya sağlanacak güvence önlemleri ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılanmasına hazırlık için koordineli askeri planlama yapıldığı vurgulanan bildiride, bu unsurların Avrupa öncülüğünde, Koalisyonun Avrupa dışı üyelerinin de katılımıyla ve ABD’nin destek önerileriyle gerçekleşeceğinin altı çizildi.​​​​​

Bildiride, güvenlik garantilerinin ayrıca Rusya’nın yeni bir saldırısı halinde Ukrayna’ya destek vermek için bağlayıcı taahhütleri de kapsadığı kaydedilirken, bu taahhütlerin askeri kapasite, istihbarat ve lojistik alanında destek, diplomatik girişimler ve ek yaptırımların kabul edilmesini kapsadığı belirtildi.

Bir diğer güvenlik garantisinin, Ukrayna ile uzun vadeli savunma işbirliğinin güçlendirilmesini de kapsadığı ifade edilen bildiride, Ukrayna’nın yararına askeri alanda eğitim, savunma alanında ortak üretim gibi konularda savunma işbirliğinin artırılması konusunda mutabık kalındığı aktarıldı.

Bildiride ayrıca, ABD, Ukrayna ve Gönüllüler Koalisyonu arasında Paris’te bir koordinasyon birimi kurulmasına karar verildiği belirtildi.

“Ukrayna’da ateşkes sağlandıktan sonra Fransız askerleri konuşlanabilir”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, France 2 kanalına yaptığı açıklamada, Ukrayna’da ateşkes sağlandıktan sonra Fransız ordusunun Rusya-Ukrayna sınırındaki kontrol operasyonlarına katılacağını kaydetti.

Macron, Ukrayna ordusunun yenilenmesine katkı sağlayacaklarını belirterek, savaş son bulduktan sonra Ukrayna’da barışın muhafaza edilmesi için binlerce Fransız askerinin konuşlandırılabileceğini belirtti.

Söz konusu askerlerin hangi ülkeye konuşlandırılacağına dair net bir açıklama yapmayan Macron, Kiev hükümeti, Gönüllüler Koalisyonu ve ABD’nin, Ukrayna ve Rusya arasındaki sınır alanının ihlal edilip edilmediği konusunda çalışmalar yürüteceğini kaydetti.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *