‘Lübnan’ın pazarlık gücü yok, Hizbullah zayıfladı, Türkiye devreye girsin!’

‘Lübnan’ın pazarlık gücü yok, Hizbullah zayıfladı, Türkiye devreye girsin!’

Beyrut Amerikan Üniversitesi bünyesindeki enstitüyle ilişkili akademisyenlerden Dr. Danya Kulaylat Hatib, Hizbullah’ın silahlarının artık İsrail için caydırıcı olmadığını ileri sürerken, “Türkiye, Lübnan’da daha fazla rol üstlenmeli” teklifi getirdi. Şara’nın Suriye için Türkiye ile savunma anlaşması yapmasını ‘akıllıca’ olarak nitelendiren Hatib, Lübnan’ın pazarlık gücü olmadığını savundu. Hatib, Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi Hoover Institution’ın Ortadoğu çalışma grubunda yer alıyor.

Lübnan’daki İş Birliği ve Barış İnşası Araştırma Merkezi kurucularından ve ABD üniversiteleri ile ilişkili araştırmacılardan Danya Kulaylat Hatib, Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığına, Lübnan hükümetinin yeni dönemde Hizbullah’a yaklaşımı ve Türkiye’nin Lübnan’daki rolüne ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmelerde, ABD’nin yaklaşımına paralel söylemlerde bulundu.

Hatib, “Hizbullah’ın silahları iki ucu keskin bir kılıçtı. İsrail’in Lübnan’ı vurması için bir bahaneydi, aynı zamanda da İsrail’e karşı bir ölçüde caydırıcıydı. Ancak bu durum geçen yılki çağrı cihazı saldırısıyla Hizbullah’ın kapasitesinin ciddi biçimde zayıflamasıyla değişti. (Hizbullah’ın) silahları artık caydırıcı değil.” dedi.

Hizbullah’ın silahsızlanması konusunda ise bir çeşit anlaşma gerektiğine dikkati çeken Hatib, Türkiye’de terör örgütü PKK’nın ve İrlanda’da İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) silahsızlandırılmasını örnek gösterdi.

Hatib, “Devlet dışı grupların silahsızlandırılması genellikle garanti verildikten sonra olur. Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını istiyorsunuz ama garanti vermiyorsunuz. Lübnan devleti garanti verebilecek bir durumda değil.” diye konuştu.

İran’ın Lübnan ile ilişkileri ve bölgesel etkisi konusunda Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin önemini vurgulayan Hatib, şunları ifade etti:

“İran’ın vekil güçleri, Esed rejiminin düşmesiyle büyük ölçüde zayıfladı. Çünkü İran’ın doğuya yönelik tüm operasyonları Şam üzerinden yürütülüyordu. (Hizbullah lideri) Naim Kasım bile Esed’in düşmesinin kendileri için Hasan Nasrallah’ın öldürülmesinden daha büyük bir darbe olduğunu söyledi.”

Hatib, İran’ın bu süreçte “düşük profil hareket ettiğine” ve “geri planda kalmayı tercih ettiğine” dikkati çekerek İran’ın ayrıca bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler geliştirmeye çalışarak “iç meselelerine odaklandığını” belirtti.

“Türkiye, Lübnan’da daha fazla rol üstlenmeli”

Türkiye’nin Suriye’ye odaklandığını ve bölgede “daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini” savunan Hatib, Türkiye’nin Lübnan’da rolünün istikrar sağlayıcı olacağını öne sürdü.

Hatib, Lübnan’ın İsrail karşısında caydırıcı bir gücünün olmadığını ve buna ihtiyaç duyduğunu iddia ederek Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın bu bakımdan Türkiye ile savunma anlaşması yaparak akıllıca bir politika izlediğini söyledi.

Hatib, pazarlık esnasında elinin zayıf olmasının Lübnan için dezavantaj olduğunu savunarak “Lübnan İsrail ile müzakere ediyor ama elinde bir şey yok. Zayıf olan müzakere edemez, çünkü elinde pazarlık gücü yok.” dedi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *