Hizbullah’tan Suudi Arabistan’a, İsrail’e karşı birleşelim çağrısı

Hizbullah’tan Suudi Arabistan’a, İsrail’e karşı birleşelim çağrısı

Naim Kasım, Suudi Arabistan’ın ilişkilerde ‘yeni bir sayfa’ açması gerektiğini, Hizbullah’a yönelik baskısının ‘sadece İsrail’e yaradığını’ söyledi. Kasım, İsrail’i “önce İngiltere, şimdi de ABD tarafından desteklenen” bir sömürge karakolu olarak tanımladı. Kasım’ın çağrısı, Suudi-Pakistan savunma anlaşması sonrası geldi.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Suudi Arabistan’a Lübnanlı silahlı grupla ilişkileri düzeltme ve İsrail’e karşı ortak bir cephe oluşturma çağrısında bulundu.

Kasım’ın Suudi Arabistan’a çağrısı, Riyad ile nükleer silahlı Pakistan’ın, İsrail’in Katar’a saldırısının ardından karşılıklı savunma anlaşması imzalamasından iki gün sonra geldi.

Lübnan merkezli Hizbullah örgütü, Cuma günü Suudi Arabistan’ı partiyle “yeni bir sayfa açmaya” çağırdı ve geçmişteki anlaşmazlıkları ele alan ve gelecekteki çıkarları güvence altına alan bir diyaloğu savundu.

Hizbullah lideri Naim Kasım, İsrail’in 20 Eylül 2024’te Hizbullah askeri komutanı İbrahim Aqil ve diğer Rıdvan birliği liderlerini öldürmesinin birinci yıldönümü dolayısıyla televizyonda yaptığı konuşmada, diyalog için üç ilkeyi özetledi: Anlaşmazlıkları ve endişeleri çözmek, İsrail’i direniş değil düşman olarak tanımak ve geçmişteki anlaşmazlıkları şimdilik dondurarak İsrail’le yüzleşmeye odaklanmak.

El Cezire’nin aktardığına göre, Kasım, Suudi Arabistan’ı Hizbullah ile üç ilkeye dayalı “yeni bir sayfa” açmaya çağırdı:

Anlaşmazlıkları çözmek ve endişeleri gidermek için diyalog, düşmanın “direniş” değil İsrail olduğunun kabulü ve “geçmiş anlaşmazlıkların dondurulması”.

Kasım, direnişin silahlarının yalnızca İsrail’e yönelik olduğunu, “Lübnan’a, Suudi Arabistan’a ya da dünyanın herhangi bir yerine veya partisine değil” vurgusu yaptı.

Kasım, direnişe baskı yapmanın yalnızca İsrail’e yarayacağını, eğer direniş ortadan kaldırılırsa “sıranın diğer devletlere de geleceğini” söyledi.

Suudi Arabistan ile Hizbullah arasındaki gerginlik yıllardır varlığını sürdürüyor ve Hizbullah’ın başlıca destekçisi olan Riyad ile İran arasındaki uzun yıllardır devam eden daha geniş kapsamlı rekabetin bir parçası.

Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), 2016 yılında Hizbullah’ı, Suriye iç savaşına Beşşar Esad saflarında dahil olması ve Yemen’deki Husilere destek vermesi nedeniyle “terörist” örgüt olarak nitelendirmişti.

‘Soykırım çözüm oldu’

Kasım, İsrail’i “önce İngiltere, şimdi de ABD tarafından desteklenen” bir sömürge karakolu olarak tanımladı ve İsrail’i “barbarlığın zirvesine” ulaşmakla, ABD’nin tam desteğiyle ve uluslararası hukuku hiçe sayarak suç işlemekle suçladı.

Kasım, “Yumuşak savaş, yaptırımlar ve İbrahim Anlaşmaları”nın ABD ve İsrail’in aradığı hızlı ve kesin zaferi getirmede başarısız olduğunu ve “bu nedenle onlar için çözüm soykırım oldu” dedi.

İsrail’in 9 Eylül’de Katar’a düzenlediği saldırının bir dönüm noktası olduğunu ve “Katar’a düzenlenen saldırıdan sonra olanların öncekinden farklı olduğunu” da sözlerine ekledi.

“ABD, İsrail’in çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini açıkça ilan ederken, Amerikalı veya Amerikalı olmayan herhangi bir teklife nasıl güvenebiliriz, nasıl taviz üstüne taviz vermeyi kabul edebiliriz?” diye ekledi.

ABD, Kasım 2024’te varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca Lübnan’ı Hizbullah’ı silahsızlandırmaya zorluyor.

Kasım, grubun “güçlü bir konumdan” diyaloğa açık olduğunu belirterek, İsrail işgaline karşı direnme kararlılığının “sarsılmaz” olduğunu ve İsrail güçlerini kovup toprakları kurtarmayı amaçladığını söyledi.

Tüm bölgenin “tehlikeli bir dönüm noktasında” olduğunu ve Katar’ın kınadığı İsrail’in Doha’daki Hamas liderliğine yönelik hava saldırısının bölgesel bağlamı değiştirdiğini belirten Kasım, İsrail’in hedeflerinin Filistin, Lübnan, Ürdün, Mısır, Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Yemen ve İran’ı kapsadığını söyledi.

Hizbullah’ın silahlarının “sadece İsrail düşmanına, Suudi Arabistan’a veya dünyadaki herhangi bir tarafa yönelik olmadığını” vurgulayan Kasım, direnişe baskı yapmanın “İsrail için net bir kazanç” olduğunu ve direnişin yokluğunun diğer devletleri tehlikeye attığını söyledi.

Hizbullah’ın düşmanlık noktasına geldiği rakipleri de dahil olmak üzere tüm Lübnanlı aktörleri İsrail çıkarlarına hizmet etmekten kaçınmaya çağıran Kasım, İsrail’e karşı koymak için hükümet ve parlamentoda birlik sağlanması, seçimlerin zamanında yapılması, yeniden yapılanmaya öncelik verilmesi, mali ve ekonomik reformların hızlandırılması, yolsuzlukla mücadele edilmesi ve ulusal güvenlik stratejisi üzerinde uzlaşılması gerektiğini vurguladı.

Hizbullah’ın “güçlü bir konumdan” diyalog önerdiğini söyleyen lider, partinin silahlarının teslim edilmeyeceğini yineledi.

Kasım, Lübnan hükümetinin İsrail saldırılarına karşı koymaktan sorumlu olduğunu, önceliklerinin saldırganlığı durdurmak, İsrail’le yüzleşmek, işgalci güçleri kovmak ve yeniden yapılanmaya başlamak olduğunu söyledi.

Hizbullah’ın Lübnan ordusuyla birlikte hareket etmeye hazır olduğunu doğrulayan Kasım, Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevaf Selam’ın, İsrail’in güney Lübnan’daki son saldırılarına karşı sergiledikleri duruştan dolayı övgüde bulundu.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *