İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin, bölgedeki saldırganlığını sürdüren İsrail’e karşı birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirten İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “Doha, Beyrut, Tahran, Şam ve Sana’daki yıkılan binaların enkazından yeni bir düzen doğacak.” dedi.
Pezeşkiyan, İsrail’in Doha’da Hamas üyelerini hedef alan saldırısının ardından düzenlenen İİT ve Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, İsrail’in Katar’a saldırı düzenleyerek Müslüman dünyasını “uyandırdığını” iddia etti.
İsrail’in bölge ülkelerine yönelik saldırılarını sürdürmesi ve hesap vermekten kaçınmasının ABD başta olmak üzere bazı Batılı ülkelerin İsrail’e koşulsuz desteğinin bir sonucu olduğunu belirten Pezeşkiyan, İsrail’in devam eden saldırılarının bu ülkenin politikasının ve Batı’nın sağladığı “dokunulmazlığın” parçaları olduğunu belirtti.
İsrail’in Doha’daki saldırısının diplomasiyi hedef aldığını vurgulayan Pezeşkiyan,”İsrail rejiminin geçen hafta Doha’ya yönelik saldırılarının salt terörizm olduğuna şüphe yok. Ne yazık ki Tel Aviv’i yöneten teröristler, Haziran 2025’te ülkemin halkına karşı savaş başlattıklarında da diplomasiye karşı benzer bir ihanet sergilediler. Hissettikleri dokunulmazlık duygusuyla daha da cesaretlendiler. Karşı karşıya olduğumuz tehlikeli yolun farkına varmalıyız. Siyonist rejim, 2025 yılında birçok Müslüman ülkeyi bombaladı. Bu rejimin her saldırı ve saldırganlığı meşru müdafaa olarak meşrulaştırılıyor ve her seferinde Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğüne ve en fazla boş kınamalarına yol açıyor. Bu suçları mümkün kılan suç ortaklığına da değinmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, ”Bu yıl sözde meşru müdafaa bahanesiyle birçok Arap ve İslam ülkesine saldıran İsrail saldırganlığını sürdürüyor. Bu rejim Batı’dan aldığı destek için cezadan kaçmaya devam ediyor. Siyonist liderlerin hesap vermesi lazım ve bu rejime karşı saflarımızı birleştirmemiz gerek. Hiçbir Arap veya İslam ülkesi İsrail saldırılarından muaf tutulmayacak. Yarın sıra herhangi bir Arap ve İslam başkentine gelebilir. Birleşmekten başka çaremiz yok.” dedi.
Pezeşkiyan, ”Bu saldırı, hukukun üstünlüğü değil askeri gücün artık belirleyici faktör olduğunun aleni ve utanmaz bir ilanıdır Ne yazık ki Tel Aviv’i yöneten teröristler, Haziran 2025’te diplomasiye benzer bir ihanetin ve ülkemize dayatılan bir savaşın başlatılmasının ardından hissettikleri masumiyetten sonra giderek daha küstahlaştı.” değerlendirmesinde bulundu.
Pezeşkiyan, “tarihin soykırım destekçisi ülkeleri hatırlayacağını” belirterek, şöyle devam etti:
“Filistin halkına söz ve eylem netliği borçluyuz ancak eylem açısından, sözler soykırımı sona erdirmeyecektir. Saldırganı tecrit etmeli, silahlarını ve finansmanını kesmeli ve liderlerini mahkemelerde hesap vermeye zorlamalıyız. Doha saldırısı birçok yanlış denklemi ve düşünceyi değiştirdi ve hiçbir Arap veya Müslüman ülkenin Tel Aviv rejiminin saldırılarından güvende olmadığını gösterdi. Yarın sıra herhangi bir Arap veya İslam başkentine gelebilir. Seçim açık, birleşmeliyiz.”
İslam ülkelerinin İsrail’in saldırılarına karşı ayağa kalkmanın yollarını araması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, “Siyonist rejim egemenliğimize, onurumuza ve geleceğimize savaş açtı. Buna karşılık, sindirilmeyeceğimizi, bölünmeyeceğimizi ve sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Adalet, Gazze’nin küllerinden doğacaktır. Doha, Beyrut, Tahran, Şam ve Sana’daki yıkılan binaların enkazından yeni bir düzen doğacaktır. İkiyüzlülüğe değil, İslam birliğine, insan eşitliğine dayalı bir düzen.” diye konuştu.
Siyonist rejim ve destekçilerine seslenen Pezeşkiyan, ”Doha’ya yapılan saldırı bir güç göstergesi değil, Bunun nedeni çaresizliktir. Tüm kırmızı çizgileri aştınız, tüm mantık ve yasaları hiçe saydınız, tüm medeni davranış ilkelerini ihlal ettiniz; Ancak istemeden de olsa önemli bir şey daha yaptınız: İslam ümmetinin kolektif iradesini uyandırdınız. Oynadığınız mağdur rolü anlamsız ve etkisiz hale geldi. Dünya görüyor, kaydediyor ve hatırlıyor.’’ diye konuştu.
Pezeşkiyan konuşmasının sonunda ”Siyonist rejim egemenliğimize, onurumuza ve geleceğimize savaş açtı. Biz de buna cevaben şunu ilan ediyoruz: Korkmayacağız, bölünmeyeceğiz, sessiz kalmayacağız. Gazze’nin küllerinden adalet yükselecek. Doha, Beyrut, Tahran, Şam ve Sana’daki yıkılmış binaların enkazından İslam birliğine, insan kardeşliğine ve eşitliğe dayalı yeni bir düzen doğacaktır. Saldırganların cezalandırılması ve hesap vermesinin başlaması gerekir.’’ dedi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *