Şam’daki Halk sarayında Amerikan Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve eşi ile, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack ve beraberindekiler cumhurbaşkanı eş Şara ve eşi Latife El Derubi tarafından ağırlandı. Şara devlet televizyonuna yaptığı açıklamada ise İsrail’le görüştüklerini, Suriye’nin “doğru bir şekilde inşa edildiğini” ve sabır gerektiğini söyledi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ve eşi Latife El Derubi, Şam’daki Halk Sarayı’nda bugün ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve eşi Susan Cooper’ı, ayrıca ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmeye çok sayıda bakan ve üst düzey yetkili de katıldı.
Görüşmede, Suriye ve bölgedeki güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi doğrultusunda, siyasi ve askeri alanlarda iş birliği olanakları ele alındı.
Görüşme, Şam ile Vaşington arasındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesine ve iki başkent arasında farklı düzeylerde iletişim kanallarının genişletilmesine yönelik ortak isteği ve olumlu atmosferi yansıttı.
Şara devlet kanalına konuştu
El Şara, Suriye Resmi Haber Kanalı (El İhbariye) ile yaptığı röportajda, “Her yönetimin iki temel görevi vardır: insanları korumak ve onların rızkını sağlamak. Suriye siyaseti bu ilke üzerine ilk andan itibaren inşa edilmiştir” ifadelerini kullanırken, ekonominin yalnızca ticaret ve yatırım olmadığını; üretimin artırılması, tarım ve sanayinin kalkındırılması için düzenlemeler yapılması ve dengeli bir ekonomik ortam tesis edilmesinin şart olduğunu ifade etti.
El Şara, devrik rejimin dış ve iç yatırımlardan çekindiğini; Oysa yatırımın korkulacak bir şey olmadığını, aksine ülkenin istikrarını sağladığını, politikalara ve uluslararası ilişkilere olumlu yansıdığını söyledi.
Suriye’nin çok önemli bir ülke olduğunu, dünyada pek çok ülkenin yatırımlarını Suriye’ye yöneltmek istediğini, çünkü Suriye son 45 yıl boyunca izolasyon ve sürekli karışıklıklarla kayıplar vermiş; 8 Aralık’ta gerçekleşen kurtuluşun bölge için yeni, tarihi bir fırsat yarattığını, kimsenin Suriye’yi eski günlerine döndürmek istemediğini vurguladı.
İsrail’in Politikaları devrik Rejimin Çöküşüne Üzüldüğünü Gösteriyor
El Şara, İsrail’in bazı politikalarının devrik rejimin çöküşünden dolayı üzüntü duyduğunu gösterdiğini söyledi; İsrail’in Suriye’yi bölgesel bir devletle çatışma sahası haline getirmek istediğini, bazı ülkelerin bu hızlı rejim değişikliğinden dolayı önceki stratejilerini yitirdiğini ifade etti.
İsrail’in Suriye’yi bölme planları olduğunu; fakat rejimin devrilmesiyle bu planları şaşırttığını; istihbarat ve güvenlik alanlarındaki bazı sorunlarını ‘kasıtlı güç gösterileri’ ile örtmeye çalıştığını söyledi. Bu tür yaklaşımların sağlıklı politika olmadığını; çünkü aşırı korkuların savaşa yol açabileceğini belirtti.
El Şara, “Şu anda İsrail ile görüşmeler içindeyiz. İsrail, rejimin çöküşünü 1974 anlaşmasından çıkış olarak gördü, halbuki Suriye başından beri bu anlaşmaya bağlı kaldığını Birleşmiş Milletler’e bildirdi ve Birleşmiş Milletler’e, Ürdünlülük Anlaşması’na (1974) dönülmesini istedi.” dedi. Görüşmelerin, 8 Aralık öncesi duruma dönülmesini öngören bir güvenlik anlaşması çerçevesinde sürdüğünü; bu görüşmelerin henüz sonuçlanmadığını ilave etti.
Suriye Herhangi Bir Ülkeyle Gerilim İstemiyor
Cumhurbaşkanı El Şara, Suriye’nin dünyadaki tüm ülkelerle ilişkilerinde tam huzur ve sükûnet aradığını; bu politikanın ilk andan itibaren net olduğunu; gerilim çıkarmak isteyen ülkelerin sorumluluğunun büyük olduğunu söyledi.
Rusya’nın çok önemli bir ülke olduğunu, neredeyse dünyanın ikinci güçlü devleti olduğunu; Güvenlik Konseyi üyesi olduğunu; Suriye ile Osmanlıdan bu yana içiçeli ilişkileri bulunduğunu; eğer devlet yapısında bazı yollar değiştirilecekse bunların hedef odaklı stratejiler çerçevesinde olması gerektiğini; Suriye’nin çıkarının Rusya ile sakin ilişkiler sürdürmek olduğunun altını çizdi.
Geçmişten gelen bağların birçok alanda (sektörlerde) bulunduğunu; bunların korunup dikkatli ve ölçülü bir yöntemle yönetilmesi gerektiğini söyledi. “Eğer geçmişe takılı kalırsak, ileriye gidemeyiz. Geçmişin engellerini aşmalı, geniş bir dinamizmle hareket etmeli; önemli olan ilişkilerin Suriye egemenliği, kararların bağımsızlığı ve ülke çıkarı önceliği üzerine kurulmasıdır.” diye konuştu.
ABD ve Batı ile İyi İlişkiler Kuruldu
El Şara, Suriye’nin ABD ve Batı ile iyi bir ilişki kurmayı başardığını, Rusya ile sakin bir ilişki sürdürdüğünü; Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, Lübnan ve Irak gibi bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurduğunu; Mısır ile ilişkilerin de gelişme eğiliminde olduğunu söyledi. İran meselesinin daha derin yarası olduğunu; ama kalıcı bir kopuştan söz etmediklerini belirtti.
Suriye, küresel çelişkilerin ortasında bile – yapılan büyük olaydan dolayı – halkın sevgisi, dünyanın Suriye’ye olan çıkarları sayesinde, güçlü bir diplomasi ile dokusunu kurmayı başardı.
Suriye Geçici ve Dönüşüm Sürecinde
El Şara, kurtuluş sonrası döneme giren Suriye’nin çeşitli aşamalardan geçtiğini; önce başkanlık boşluğunun doldurulması, sonra tüm halkın katıldığı ulusal bir konferans yapılması, sonra hükümetin kurulması, ardından parlamento seçimlerine gidilmesinin planlandığını; ancak bunun yeterli olmadığını, birçok adımın çok aşamalı süreçler gerektirdiğini söyledi.
Geçici ve geçiş döneminde olunduğunu, devrimlerde iktidar sistemi değiştikten sonra yeni sistemin oturmasının zaman alacağını; seçimleri takiben anayasayı hazırlamanın gerektiğini söyledi. Aynı anda her alanda çalışılmasının politikası olduğunu.
Parlamentonun geçici bir dönem için kabul edilebilir şekilde düzenlendiğini; eyalet temsilciliği açısından seçimli meclis yapısına gidildiğini belirtti.
Süveyda Toplumu Suriye’nin Özgün Bir Parçası
El Şara, Süveyda’da Bedevi aşiretleri ile Dürzî topluluğu arasında bir anlaşmazlık çıktığını; bu süreçte herkesin – Dürzîlerden, bedevilerden ve devlet kurumlarından – hataları olduğunu; ilk işin kan akışını durdurmak, sonra gerçekleri araştırma komisyonları kurmak ve hatası olanların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Bazı tarafların, ya Süveyda içinde ya da dışarıdan – özellikle İsrail içinden – durumu fırsata çevirmeye çalıştığını; Suriye’nin bölünmeyi kabul etmeyecek olduğunu, bölünmenin bulaşıcı bir etki yaratacağını, örneğin kuzeydoğu’nun bölünme eğilimine girmesi halinde bunun Türkiye ve Irak’ı büyük ölçüde etkileyeceğini; dünya genelinde de yankılar yaratacağını kaydetti.
Süveyda halkının Suriye toplumunun temel ve özgün bir bileşeni olduğunu; “Süveyda halkıyla Şam’da ilk toplum buluşmam bu şehrin halkıyla olmuştu; onlarda vatan sevgisi, bağlılık gördüm” dedi; ayrıca özgürlük mücadelesinden önceki dönemde Süveyda’nın durumunu uzun süre takip ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı El Şara şöyle devam etti: “Kuzeydoğu Suriye’de ademi merkeziyetçilik veya bölünme meselesine öncülük edenler var ve onlar SDG. Bölgedeki Arap unsur, nüfusun %70’inden fazlasını temsil ediyor. SDG, Kürt unsurunun tamamını temsil etmiyor, bu yüzden bölgenin sesi olduğunu söyleyemeyiz. Kürt unsuru geniş bir alana yayılmış durumda.”
Cumhurbaşkanı ayrıca şunları ekledi: ”Süveyda ve kuzeydoğu Suriye’nin çıkarları Şam’da ve bu, Suriye’nin yaralarını sarması ve yeni bir yola girmesi için bir fırsat. Aksini düşünmek, bu fikirlerin savunucularına zarar verir.”
El Şara, bu sorunun savaşla ya da çatışmayla çözülmesinin değil, barışçıl yollarla ve müzakerelerle ele alınmasına hazır olduklarını; örneğin SDG unsurlarının Suriye Arap Ordusu’na katılması konusunda anlaşıldığını; Kürt bölgelerine ilişkin bazı özel statüler üzerinde durulduğunu; bazı yerel liderlik pozisyonlarının verilebileceğini; ancak devletin halktan süreklilik talep etmesinin de anlaşılır olduğunu.
Sonuç olarak, Suriye’nin tek bir zerre toprak bile vermeyeceğini; halkın huzuru ve ülkenin birliği için her türlü tedbiri alacaklarını; bu konuda verdikleri “and”ın, yani halk önündeki yeminlerinin sağlam olduğunu söyledi.
Suriye’de Özgürlük Alanı Geniş
Cumhurbaşkanı El Şara, medya ve başka kurumlarla hükümet arasındaki ilişkide hukukun üstünlüğünün esas olduğunu; devlet otoritesinin, halkın ve medya kurumlarının haklarının korunması gerektiğini; özgür eleştirinin, sağlıklı olması şartıyla yapılması gerektiğini; eleştirilerin doğru, uyarıcı olması gerektiğini, hatta zamanla sert olabilse de gerçeğe dayanmalı olduğunu ifade etti.
Siyasi Çoğulculuk Er ya da Geç Gerçekleşecek
El Şara, “Her şeyi Cumhurbaşkanın karar verdiği bir dönem artık sona eriyor; Suriye böyle olmamalı ve halk bunu kabul etmemeli.” dedi. Medyanın özgürlüğünün geniş, kontrol mekanizmalarının sınırlı olması gerektiğini söyledi. Siyasi alanda da yasalar, düzenlemeler ve anayasanın net olması gerektiğini; siyasi faaliyetin sınırlarının belli olması gerektiğini; sonuç olarak Suriye’de mutlaka siyasi çoğulculuğun, farklı görüşlerin olacağını, bunun ülkenin doğasına uygun olduğunu belirtti.
Suriye Doğru İnşa Ediliyor: Sabır ve Güven Gerekli
Cumhurbaşkanı El Şara, Suriyeliler’e karşı güçlü bir sevgi beslediğini; ülkenin altyapısının doğru biçimde inşa edilmesi gerektiğini; halkın her ay ilerleme göreceğini; gerekenin sabır ve güven olduğunu; sorunları nesnelce ve aşamalı biçimde ele almanın önemini söyledi.
Cumhurbaşkanı El Şara röportajını şöyle sonlandırdı: “Halkın düşündüğü bütün hayalleri birden gerçekleştiremeyiz; özellikle altmış yılı aşkın süren bir mahrumiyetten sonra. Ama şimdiye kadar gerçekleştirilenler çok büyük şeyler. Allah’ın yardımıyla kurtuluşu bize bahşetmesi gibi, sorunlarımızı da etkili ve adım adım bir biçimde çözecek, her eve değecek şekilde adımlar atacağız.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *