Tunus’ta “Hotel du Lac” yıkılsın, yıkılmasın tartışması

Tunus’ta “Hotel du Lac” yıkılsın, yıkılmasın tartışması

İtalyan mimar Raffaele Contigiani tarafından Brutalist tarzda tasarlanan ve 1973 yılında tamamlanan Hotel du Lac (Göl Oteli) binası, 25 yıldır kullanılmıyor ve yıkılmaya yüz tutmuş durumda. Kendi tarzının önemli bir örneği sayılan binanın yıkılmaması için imza kampanyaları düzenleniyor. Otelin sahibi olan Libya devlet yatırım fonu LAFICO ise bunun yerine 20 katlı bir avm ve 3 bin istihdam sözü veriyor.

Tunus’un brutalist simgesi olan Hotel du Lac -“Yıldız Savaşları” filminde çölde dolaşan bir araca ilham verdiği söylenen 1970’lerden kalma bir kartpostal simgesi- yıkılıyor ve bu durum mimarlar, tarihçiler ve aktivistlerden onu kurtarma çağrılarına yol açıyor.

İtalyan mimar Raffaele Contigiani tarafından Tunus’un merkezinde inşa edilen beton ve çelikten yapılmış ters piramit, bağımsızlık sonrası Tunus’un turizm sektörünü canlandırma çabaları sırasında 1973’te açıldı. Cüretkar silüeti o zamandan beri dünyanın dört bir yanındaki brutalizm ve modern mimari hayranlarını büyüledi.

Ancak miras anlaşmazlıkları ve kötü yönetimle boğuştuktan sonra otel 2000 yılında kapandı ve 10 katlı 416 odası o zamandan beri bakımsız bir hale geldi.

Tunuslu tarihçi Adnen El Ghali, Hotel du Lac’ı dünyanın “en iyi 10 brutalizm mücevheri”nden biri olarak görüyor. Yıkılmasının “dünya mirası için büyük bir kayıp” olacağını söylüyor.

2010 yılından beri otelin sahibi olan Libya devlet yatırım fonu LAFICO, geleceği hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak bu ayın başlarında, fonun başkanı Hadi Alfitory, AFP’ye yaptığı açıklamada, fonun “yıkım için gerekli tüm izinleri aldığını” söyledi.

Son haftalarda binanın etrafına inşaat çitleri çekildiğinde öfke yayıldı. Change.org’da Tunus’un “kentsel manzarasını kurtarma” ve “brutalist ikonu” koruma çağrısı yapan bir imza kampanyası birkaç gün içinde 6.000’den fazla imza topladı ve Eylül ayında Tunus’ta bir protesto düzenlenecek.

Alfitory, yapının yıkılması kararının “çeşitli uzman değerlendirmelerinin” “binanın bir harabe olduğunu ve yıkılması gerektiğini” belirlemesinin ardından geldiğini söyledi. Alfitory, yerine yapılacak 20 katlı lüks otel ve alışveriş merkezinin “konsept ve şeklini” koruyacağını, Libya fonunun 150 milyon dolarlık yatırım ve 3.000 istihdam sözü verdiğini söyledi.

Eleştirmenler, planın hem binanın mühendislik başarılarını hem de kültürel yankısını göz ardı ettiğini söylüyor.

Bu yıl yıkım izni konusunda ilk uyarıları yapan milletvekili ve mimar Amel Meddeb, “Yatırım yapmak ve modernize etmek, kolektif hafızayı ve mimari mirası yıkmak ve silmek anlamına gelmiyor” dedi. Birçok kişi gibi o da önerilen planın “tamamen belirsiz” olduğunu ve bu nedenle resmi olarak itiraz edilmesinin zor olduğunu söyledi.

Tunuslu koruma grubu Edifices et Memoires’ın başkanı Safa Cherif, “devam eden çalışmaların niteliğini açıklayan resmi bir işaret veya yeni proje hakkında herhangi bir gösterge olmadığını” söyledi.

Hotel du Lac, başka tehlikelerden de kıl payı kurtuldu. 2010 ve 2020 yılları arasında yıkım planları rafa kaldırıldı ve 2022’de sivil toplum öncülüğündeki bir dizi medya kampanyası, Kültür Bakanlığı’nı geçici koruma sağlamaya ikna etti. Bu koruma Nisan 2023’te sona erdi ve bakanlık, binanın gerçekten restore edilebilir olduğunu iddia eden uzmanların itirazına rağmen yenilemeyi reddetti.

Parlamento üyesi Meddeb, otelin kurtarılmaya değer kültürel bir anıt olduğunu ısrarla savunarak, bu reddin “180 derecelik bir dönüş” olduğunu söyledi.

Torino Politeknik Üniversitesi’nde mimarlık tarihi profesörü olan Gabriele Neri’ye göre, otelin kaybı çok derin olurdu, “Bu binalar 50 yaşında ve yakında 60 veya 100 olacak,” dedi. “Önemli dönemlerin tanıklarıdır.”

Hotel du Lac’ın, ülkenin ilk cumhurbaşkanı Habib Burgiba gibi liderlerin “yeni, modern ve uluslararası bir imaj yansıtmaya çalıştığı” Afrika ülkelerini kasıp kavuran bağımsızlık dalgasının “Tunus’taki ana sembolü” olduğunu ekledi.

Avusturya’dan ithal edilen çelik kullanılarak dar bir tabanın daha geniş bir tavanı desteklemesiyle bunun bir “mühendislik başarısı” olduğunu söyleyen Neri, yetkilileri “mümkün olduğunca” korumaya çağırdı.

Dünya çapında, ulusların 20. yüzyıl sonu mimarisini reddetmek yerine benimsemeyi öğrendiğine dikkat çekti, “Yeni döndüğüm Özbekistan’da yetkililer, 1970’ler ve 80’lerden kalma Sovyet anıtlarının UNESCO tarafından tanınması için çaba sarf ediyor,” dedi.

Gabriele, çıplak beton kullanımıyla karakterize edilen bir tarz olan Brütalizm’in “birçok yerde çok güçlü bir dönemi olduğunu” ekledi. Şimdi ise “giderek artan bir ilgi görüyor, neredeyse fetişist bir hal alıyor,” diye ekledi ve 2024 yapımı “Brütalist” gibi kitap, dergi ve filmlere atıfta bulundu. Bu dalganın ortasında, Hotel du Lac mevcut haliyle “üst düzey kültürel turizm için bir cazibe merkezi haline gelebilir.”

(Arab News)

Not: 1950’li yılların başında Avrupa’da çıkan Brütalizm akımı çağdaş mimarının Fransızcada kelime anlamı ‘beton’ olan ‘brutal’ kelimesinden türeyen akım tarihte sosyal ve siyasi durumların yansıması olarak yükseldi. Ekonomik, basit, ergonomik yapı sunan Brütalizm mimarisinde çelik, cam gibi malzemeler de zamanla yerini aldı. Bu yapılar, görkemli ve heybetli şekilde tasarlandı. Brüstalist binalarda beton çıplak şekilde kullanılır ve betonun üzerine herhangi bir sıva, boya veya başka bir kaplama malzemesi kullanılmaz. Birçok iç mimar ve tasarımcı tarafından soğuk ve ruhsuz bulunmaktadır. Türkiye’den Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki bazı yapıtlar Brütalizm izlerini taşıyan yapılara örnek gösterilebilir. (Kaynak: Venni)

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *