Mısır’da sufilerin yılbaşı yürüyüşünde Sisi pankartı da taşındı

Mısır’da sufilerin yılbaşı yürüyüşünde Sisi pankartı da taşındı

Başkent Kahire’nin tarihi El-Ezher caddesi, Hicri yılbaşı için Sufi gruplar zikir, ilahi ve bayraklarla yürüyüş yaptı. Gazze’de savaş sürmesine rağmen, İran-İsrail savaşının bitiminden sonra yılbaşının gelmesi de bir tevafuk oldu.

Etkinlik boyunca Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini anımsatan konuşmalar yapılırken, yüzlerce kişi beyazlar içinde zikir ve ilahiler eşliğinde kentin en önemli merkezlerinden El-Caferi es-Sufi Camii’nden Hüseyin Camii’ne doğru yürüdü.

Tasavvuf geleneğinin güçlü olduğu Mısır’da hicret yıldönümü, dini bir anmadan öte toplumsal bir buluşmaya dönüşüyor. Bu yılki yürüyüş, beyaz giysili katılımcıların Hz. Muhammed’e sevgilerini salavat ve zikirlerle dile getirmesiyle gerçekleşti. Mevcut Mısır rejiminin de onayı ile yapılan etkinlikte Sisi’nin gülümseyen bir resminin bulunduğu bir pankart da sufiler eliyle taşındı.

Kimileri dualara eşlik etti, kimileri cep telefonlarıyla yürüyüşü videoya çekti. Her biri farklı tarikatlara mensup olan katılımcılar, Hicri 1447 yılının gelişini bir arada kutlamış oldu.

Mısır’da tasavvuf tarikatlarının yüzyıllara dayanan bir geçmişi bulunuyor. Bu grupların rejimle ilişkileri de, güce tabi olma şeklinde sürüyor.

Söz konusu ülkede bulunan tarikatlar, özellikle Hz. Muhammed’in doğumu (Mevlid Kandili), hicret yıldönümü ve Ramazan ayının gelişi gibi üç önemli günde büyük katılımlı etkinlikler düzenliyor.

Mısır Müftülüğü (Dârü’l-İftâ) ve Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi, 26 Haziran’ın 1447 Hicri yılının ilk günü olduğunu duyurmuştu.

Böylece özellikle Mısır gibi tasavvufi geleneklerin canlı olduğu ülkelerde yılbaşı, ilahiler, dualar ve yürüyüşlerle karşılandı.

Öte yandan Gazze’de süren savaş ve henüz bitmiş olan İran-İsrail savaşı bu grupları harekete geçmeye sevk edemezken, kimseye bir fayda sağlamayacak bir yılbaşı kutlaması için bunca hazırlık içine girmeleri ciddi bir tezat oluşturdu. İslam’da herhangi bir yıldönümünü kutlama anlayışı bulunmadığı halde, bu kutlamalar dine sonradan sokulmuş bidatlardan olarak görülüyor.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *