Siyonist katil Binyamin Netanyahu, ülkesinin “savaşın sonraki aşamalarına hazırlandığını” belirterek, “tüm zafer hedeflerine ulaşmadan durmayacaklarını” iddia etti. Gazze’ye yardım girişini durduran, Batı Şeria’da Müslümanların evlerini yıkmaya devam eden İsrail, Suriye’de birçok noktaya da saldırı düzenledi.
Netanyahu, 7 Ekim 2023 olaylarıyla ilgili resmi soruşturma komitesi kurulmasını tartışmak üzere 40 milletvekilinin talebiyle toplanan parlamentonun genel oturumunda konuştu.
Sözlerine, “Diriliş savaşının sonraki aşamalarına hazırlanıyoruz.” diyerek başlayan Netanyahu, “Tüm zafer hedeflerine ulaşmadan durmayacağız. Tüm rehinelerimizi geri getireceğiz, Hamas’ın gücünü yok edeceğiz ve Gazze’nin artık İsrail için bir tehdit oluşturmamasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Netanyahu, Hamas ile yapılan esir takas anlaşmalarında serbest kalan İsrailli esirlerle övünerek, “Bazıları tek bir kişiyi bile geri getireceğimize inanmıyordu.” dedi.
Muhalefet milletvekilleri, Netanyahu’nun konuşmasını sık sık keserken, İşçi Partisi’nden Gilad Kariv, Netanyahu’nun konuşmasını “Bunlar evlatlarını kaybeden aileler! Sen bunu bile bilmiyorsun!” diyerek böldü.
Netanyahu ise “Ben yas tutan ailelerin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Yazıklar olsun!” şeklinde karşılık verdi.
Netanyahu, ABD Orta Doğu Temsilcisi Steven Whitekoff’un önerisini İsrail’in kabul etmesiyle, Hamas’ın, daha olumsuz bir tutum sergilediğini iddia etti.
Hamas ile yapılan anlaşmayı İsrail’in ihlal etmediğini savunan Netanyahu, “Eğer müzakerelerin sonuç vermediğini hissedersek, 42. günden itibaren savaşa geri dönme seçeneğimiz var.” dedi ve Hamas’ı, “Eğer rehinelerimizi serbest bırakmazlarsa hayal bile edemeyecekleri bir bedel ödeyecekler.” sözleriyle tehdit etti.
Netanyahu, konuşmasını sık sık muhalefet milletvekillerinin tepkileri nedeniyle kesmek zorunda kalırken, “Siz Hamas’a baskı yapmak yerine bize baskı yapıyorsunuz ve Hamas’ın propagandasını tekrarlıyorsunuz. Bizi sürekli en kötü şekilde kışkırtıyorsunuz. Bu, rehinelerin geri getirilme ihtimaline zarar veriyor.” iddiasında bulundu.
İsrail ordusu, Suriye’de askeri tesise hava saldırısı düzenledi
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bölgedeki son gelişmeler nedeniyle, Lazkiye kentine bağlı Kırdaha ilçesinde Suriye ordusuna ait silah deposunun bulunduğu tesisin vurulduğu belirtildi.
Öte yandan Suriye basınında çıkan haberlerde ise İsrail uçaklarının yerel saatle 20.35 sularında Tartus’taki hava savunma alayına saldırı düzenlendiği aktarıldı.
Saldırıda, askeri noktadaki radar sisteminin hedef alındığı kaydedildi.
İsrail basını: İsrail, Türkiye’nin Suriye’de üs kurmasını istemiyor
Israel Hayom gazetesinin haberinde, İsrail’in ABD’den Türkiye’nin Suriye’deki etkinliğine karşı güvenceler istediği iddia edildi. Haberde, Türkiye’nin Suriye’de 3 askeri üs kurmayı planladığı iddia edildi. Türkiye’nin Suriye’de askeri üs kurmaması ve İsrail karşıtı politika üretmemesi için Tel Aviv yönetiminin, ABD’den güven verici mesajlar iletilmesi talebinde bulunduğu ileri sürüldü.
Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail’in, “Türk ordusunun Suriye’de doğrudan varlık göstereceği zamana hazırlandığı”na ilişkin iddialarının yer aldığı haberde, Erdoğan’ın sözlerine de yer verildi. Haberde Erdoğan’ın, “Suriye’deki etnik ve dini aidiyetleri kışkırtarak bu ülkenin istikrarsızlığından medet umanlar, hedeflerine ulaşamayacaklarını bilmelidir.” ifadeleri hatırlatıldı.
Batı Şeria ve Kudüs’te Filistinli Müslümanlara ait 140’tan fazla yapı yıkıldı
İşgalci İsrail ordusunun şubat ayında işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, Filistinlilere ait 140’tan fazla ev ve iş yerini yıktığı, ayrıca 93 yapı için daha yıkım tebligatı yaptığı belirtildi.
Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesinin yayımladığı aylık rapora göre, İsrail güçleri, geçen şubat ayında 79 yıkım gerçekleştirdi. Bu çerçevede 109’u ikamet edilen, 5’i boş olmak üzere 114 ev ve 34 tarımsal tesis ve müştemilatı tahrip edildi.
Yıkımların El Halil, Cenin, Kudüs ve Selfit kentlerinde yoğunlaştığı kaydedildi.
Raporda ifadelerine yer verilen Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesi Başkanı Mueyyed Şaban, İsrail makamlarının 93 Filistin yapısını yıkmak için bildirim gönderdiğini belirterek, bunun Filistinlilerin doğal genişlemesini ve inşaat faaliyetlerini kısıtlama politikasının bir parçası olduğunu vurguladı.
Yahudi yerleşim faaliyetleri hız kesmiyor
Şaban, İsrail’in ilgili birimlerinin şubat ayında Batı Şeria ve Kudüs’teki yerleşim birimleri için 27 yeni yahudi yerleşim imar planını değerlendirdiğini aktardı. Bu planların Filistinlilere ait toplam 3 bin 245 dönümlük araziyi kapsadığını paylaşan Şaban, buralara 2 bin 684 yeni yerleşim birimi inşa edilmesinin planlandığını belirtti.
Bu birimlerden 1278’i Batı Şeria’da, 1406’sı ise Kudüs Belediyesi sınırları içinde yer alıyor.
İsrail saldırıları ve yahudi yerleşimcilerin şiddeti
Şaban, İsrail güçleri ve Filistinli topraklarını gasp eden yahudilerin şubat ayında 1705 saldırı gerçekleştirdiğini ve bunun Filistin halkına, topraklarına ve mülklerine yönelik “sistematik terörün” bir parçası olduğunu ifade etti.
Komiteye göre bu saldırıların 1475’i İsrail ordusu, 230’u ise Filistinli topraklarını gasp eden yahudiler tarafından gerçekleştirildi. Yahudilerin saldırıları arasında Filistin köylerine silahlı baskınlar, toprak gaspları, yargısız infazlar, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, ağaçların sökülmesi, özel mülklerin gasp edilmesi ve yolların kapatılması gibi eylemler yer aldı.
Şaban, “Son dönemde bu tür yerleşim birimi girişimlerinin artması, Filistin topraklarını bölme ve İsrail’in egemenliğini genişletme planının bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 7 Ekim’den bu yana 928 Filistinli şehid edildi
Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesi verilerine göre, 2024’te Filistinlilerin topraklarını gasp eden yahudiler, işgal altındaki Batı Şeria’da 2 bin 971 saldırı gerçekleştirerek 10 Filistinliyi öldürdü, çok sayıda evi ve aracı kundakladı ve 14 binden fazla ağaca zarar verdi.
Buna göre, Batı Şeria’daki yerleşimcilerin sayısı 2024 yılı sonunda yaklaşık 770 bine ulaşırken, bölgede 180 yahudi yerleşim yeri ve İsrail hükümetince de yasal statüsü bulunmayan 256 kaçak yerleşim yeri bulunuyor.
Gazze’deki soykırıma paralel olarak, İsrail ordusu saldırılarını Batı Şeria’da da genişletti ve Filistin topraklarını gasp eden yahudiler, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki saldırılarını artırdı.
Resmi Filistin verilerine göre 7 Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail şiddetinde 928 Filistinli şehid olurken, yaklaşık 7 bin Filistinli yaralandı. İsrail güvenlik otoriteleri 14 bin 500 kişiyi tutukladı.
Uluslararası Adalet Divanı’nın kararı hiç hükmünde
Birleşmiş Milletlerin en üst yargı mekanizması Uluslararası Adalet Divanı, Temmuz 2024’te işgalci İsrail’in tüm “yeni yerleşim faaliyetlerini” durdurması ve yahudilerin gasp ettiği tüm Filistin topraklarından çıkarılması gerektiği yönünde görüş kararını bildirmiş, ancak İsrail kararı reddetmişti.
Gazze’ye yardım girişi durduruldu
2 Mart’ta Siyonist Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, siyonist kasap Binyamin Netanyahu’nun bu sabah itibariyle Gazze Şeridi’ne her türlü insani yardım malzemesinin girişinin durdurulmasına karar verdiği kaydedildi.
İnsani yardımların durdurulmasına, anlaşmanın 42 günlük birinci aşamasının dün itibariyle sona ermiş olması ve Hamas’ın İsrail’in kabul ettiği görüşmelere devam edilmesine ilişkin ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un taslağını kabul etmemesi gerekçe gösterildi. İsrail, esirlerin serbest bırakılması sağlanmadan ateşkese devam etmeyeceği tehdidinde bulundu.
Filistin’den, “İsrail’e baskı” çağrısı
Filistin Dışişleri Bakanlığı, Tel Aviv hükümetinin Gazze Şeridi’ne insani yardım malzemesinin girişinin durdurulması kararına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, “İsrail hükümetinin Gazze’ye insani yardım girişini engelleme kararını ‘ciddi bir şekilde değerlendiriyoruz.’ Bu kararın, özellikle ramazan ayında, bölgede yaşanan ve derinleşen acılar göz önüne alındığında, felakete yol açabilecek sonuçları konusunda uyarıyoruz.” ifadelerine yer verildi.
İnsani yardımların siyasallaştırılmasına ve bunların bir şantaj aracı olarak kullanılmasına karşı olunduğu belirtilen açıklamada, bunun 2 milyondan fazla Filistinlinin, zaten soykırım ve sürgün nedeniyle yaşadıkları derin acıların daha da artmasına yol açacağı vurgulandı.
Açıklamada, uluslararası toplum ve tüm taraflara, Gazze’ye insani yardımları sürdürülebilir bir şekilde kabul ettirmeleri için sorumluluk almaya ve İsrail hükümetinin Filistinlilerin acısını ve açlığı kendi siyasi şartlarını dayatmak için bir silah olarak kullanmasına engel olunması çağırısında bulunuldu.












Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *